Memleket Meselesi, Projeler

Al Jazeera’de Adana haber dizisi başladı…

Al Jazeera Türk’te sosyal medya prodüktörlüğünün yanı sıra haber de yapmaya çalışıyorum. Hatırlarsınız daha önce şehit ailelerinin sosyal durumlarıyla ilgili haberler ve ayrıca akademik röportajlar yapmıştım. Bu sefer ise sahaya çıktım, Çukurova’da haber peşinde koştum. Hazırladığım haberler bugün itibariyle Al Jazeera’de haber dizisi olarak yayınlanmaya başladı. Yayınlanan ilk haberim “Adana’dan Kuzey Irak’a beyin göçü” oldu… 

Tamamına Al Jazeera Türk’ten ulaşabileceğiniz “Adana’dan Kuzey Irak’a beyin göçü” başlıklı haber şöyle:

 Adana’dan Kuzey Irak’a beyin göçü

Türkiye İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre Türkiye’de işsizliğin en yoğun olduğu kentlerden birisi Adana. Adana’nın yüzde 13,2’si işsiz. İşsizlikten en fazla etkilenenlerse üniversite mezunu gençler.

Adana’da iş bulamayan üniversite mezunu gençler çareyi İstanbul ve Ankara’ya ya da Irak’a göç etmekte buluyor. Birçok Adanalı genç mühendis bölgeye yakın olduğu için Kuzey Irak’taki inşaat ve alt yapı projelerinde çalışıyor. Öylesine yoğun bir beyin göçü yaşanıyor ki Adana’dan Kuzey Irak’a uçak ve otobüs seferleri var.

İbrahim Tuğcu da memleketi Adana’yı ve ailesini geride bırakıp iş için Irak’a giden genç mühendislerden biri. Neden Irak’ta çalışmayı tercih ettiği sorusuna “Adanayı çok sevmeme ve Adanalı olmama rağmen şimdiye kadar Adana’da mühendis olarak hiç çalışmadım. Çalışmamam için birçok neden vardı” yanıtını veriyor. Özellikle çalışma koşullarının kötü olduğunu düşünüyor, “Yeni mezun bir mühendis çok uzun saatler ve çok düşük ücretlere, 800 liradan başlayan ve genelde 1500 lirayı geçmeyen ücretlere çalıştırılıyor” diyor.

Tuğcu, çalıştığı şirketlerde çoğunlukla Adana’dan gelen mühendisler mi olduğu sorusunu ise “Dünyanın her yerinde şantiyelerde çalışan Adanalıları görmek mümkün. Çünkü Adana’da işsizlik yüksek ve ücretler çok düşük. Irak ve Afganistan savaşlarından sonra oralara çalışmak için ilk gidenler hep Adanalıydı. Buralarda pek çok ölen ve saldırıya uğrayan, rehin alınan mühendis ve işçi de oldu” diyerek yanıtlıyor.

Irak’taki son kriz nedeniyle büyük sorun yaşayan binlerce kişi kente geri dönerken bir bölümü ise çalıştıkları uluslararası şirketlerin diğer ülkelerdeki projelerine kaydırılmış durumda.

“Memleketimde çalışmak isterdim”

Adana’da iş bulamadığı için Türkmenistan’da bir projede çalışan genç inşaat mühendisi Emre Ertek de “beyin göçü” ile kaybedilen gençlerden bir tanesi. Emre, “Adana’da istediğim şekilde iş bulacağımı düşünmediğim için yurtdışını tercih ettim” diyor ve ekliyor: “Büyük ölçekli projelerde çalışmak, kurumsal firmalarda kendimi geliştirme fırsatı ve belki ilerde yöneticilik pozisyonuna yükselmek… Bütün bunları düşününce Adana’nın çok doğru bir seçim olmayacağına karar verdim ve yurtdışındaki iş fırsatlarını değerlendirdim.”

“Adana’da aynı şartlarda çalışma şansın olsaydı döner miydin?” sorusuna Emre’nin cevabı ise “Elbette” oluyor. Emre, “Memleketimde, doğduğum yerde çalışmak, Adana’da bir yapıda emeğimin olması ve aileme yakın olmayı isterim. Ama bu konuyu zamana bırakıyorum ve şimdilik Adana’yı dışardan özlemle takip ediyorum” diyor.

Adana’da gençlerin büyük bir bölümü kentte istedikleri gibi bir iş bulma şanslarının düşük olduğunun farkında. Çukurova Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nden bu yıl mezun olacak Menfiye Yıldırım da onlardan birisi. Menfiye, Adana’da iş bulmak istediğini ancak şartlar buna olanak vermediği için farklı bir şehir veya ülkede çalışmayı planladığını söylüyor. “Uzun yıllar yaşadığın Adana ve aileni bırakmak zor olmaz mı” sorusunu ise “Başka çarem yok” diyerek yanıtlıyor.

Gençlerin umudu özel sektör değil KPSS

Kuruluş amaçlarından bir tanesi Adana’daki sanayi tesislerine yetişmiş iş gücü sağlamak olan Çukurova Üniversitesi’nde hemen her öğrencinin elinde KPSS kitapları görülüyor. Fakülte kantinlerinde yapılan muhabbetler de genellikle gelecek planları üzerine oluyor. Gençler “Neden KPSS?” sorusuna cevap olarak özel sektörde hayatlarını ikame ettirebilecekleri bir iş bulamayacaklarını söylüyor.

Üniversite kütüphanesinde KPSS’ye hazırlanan Makine Mühendisi Ömer Faruk Küçük Adana’da özel bir şirkette çalışmasının mümkün olamayacağını söylüyor. Bunun nedenini ise “Ağalık sistemini yenememezlik var. Bu bölgede kurumsal bir şirket, fabrika bulmak çok zor. ‘Düşük ücret, çok iş’ buranın kaderi” diyerek açıklıyor.

Peki KPSS’yi kazanamazlarsa ne olacak?

Bu soruya herkes yurt dışına çıkabileceğini veya Türkiye’deki başka bir kente göç edebileceğini söyleyerek yanıt veriyor. Küçük, “KPSS olmazsa yurt dışına girmek zorundayım. Çünkü bu bölgenin insanı ancak devlet memuru olmaya mahkum” diyor.

Üniversiteden yakın zamanda mezun olan Endüstri Mühendisi Erdoğan Aydın henüz istediği gibi bir iş bulamamış. O da KPSS’ye hazırlanıyor. Aydın, “Adana’da birçok şirkette çalıştım ama özel sektörde umduğumu bulamadım. Çalışanların sosyal hakları bile güvence altında değil. Hakkını bile savunamıyorsun. Soma’daki işçilerin dramını gördük hep beraber, sendikalı olsalar bile neler yaşadıklarına, nasıl hayatlarını kaybettiklerine hepimiz şahit olduk” diyor.

Çukurova Üniversitesi’nde İşletme okuyan Meliha Ünver de üniversite kütüphanesinde KPSS’ye hazırlanıyor. Meliha, Adana’nın “sanayi kenti” vizyonunu hızla kaybettiğinden yakınıyor. Adana’daki çoğu fabrikanın kapandığını söyleyen Meliha, “Çalışabileceğim en fazla iki üç fabrika kaldı. Onlara da çok iş talebi geldiği için ücretleri çok yükseltmiyor, düşük ücret politikası izliyorlar” diyor.

“Tek çare sanayi”

Adana’da genç işsizliği öylesine ciddi boyutlara ulaşmış ki belediyelere gelen en büyük talep iş konusunda. Son yerel seçimlerde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hüseyin Sözlü “Makama oturduğum günden bu yana vatandaşlardan gelen tek talep iş” diyor. Sözlü Adana’nın içine düştüğü bu durumu yoğun göçe ve son 12 yılda kente yatırım yapılmamasına bağlıyor.

Sözlü, belediye olarak projeleri olup olmadığı sorusunu ise “Tek çare sanayiyi Adana’ya yeniden çekmek” diye yanıtlıyor. Bunun nasıl sağlanacağını ise “Bir belediye başkanı olarak sanayici ve yatırımcılarla sıcak ilişkiler kuracak ve onları Adana’ya tekrar çekeceğim. Burada hak ettikleri ilgi ve değeri görecekler” diye açıklıyor.

“Belediye başkanı mı oldum, iş bulma kurumu başkanı mı?”

Adana’nın merkez ilçelerinden Çukurova’da durum daha da vahim. “Belediyenin mi, iş bulma kurumunun mu başkanı oldum anlamadım” diyen Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “2 Nisan’da görevi devraldım, o günden bu yana çoğu gençler 10 binin üzerinde iş başvurusu aldık. Bu gençlerin çoğu da iş başvurusunun sonuçsuz kalacağının bilinciyle geliyor. Çaresiz oldukları için başvuruyorlar” diye durumu anlatıyor.

Belediyeler sorunu çözmek için projeler üretiyorlar ancak yapabilecekleri sınırlı. Soner Çetin, bu durumu “Adana’da işsizlik had safhada ancak buna karşı tek başına belediyelerin yapabileceği çok birşey yok” diyerek açıklıyor.
Adana’da işsizlik tarihinde hiç olmadığı kadar ciddi boyutlara ulaşırken İş ve İşçi Bulma Kurumu Adana İl Müdürlüğü’nün nasıl projeler geliştirdiğini öğrenmek istiyoruz. Ancak kurumu dört gün boyunca arasak da ilgili kişilere ulaşma şansı bulamıyoruz.

Yarın: Adana neden sanayi kenti olmaktan çıktı ?

Takip edin!

Okan Yüksel

Sosyal Medya Uzmanı at Anadolu Ajansı
Uluslararası İlişkiler, Medya ve İletişim öğrenimi gördü. Politik Akademi ve Medya Akademi'yi kurdu. İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği'nin (İGBD) kuruluşunda görev aldı. Olay TV'de dış haber editörü olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Türk'e katıldı. 2015 ortasında Anadolu Ajansı'nın sosyal medya yöneticisl oldu. Okan Yüksel'in blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü, "İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı" adlı bir kitabı bulunuyor. Uluslararası ilişkiler, medya ve iletişim teknolojileriyle ilgileniyor.
Takip edin!

Uluslararası İlişkiler, Medya ve İletişim öğrenimi gördü. Politik Akademi ve Medya Akademi'yi kurdu. İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği'nin (İGBD) kuruluşunda görev aldı. Olay TV'de dış haber editörü olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Türk'e katıldı. 2015 ortasında Anadolu Ajansı'nın sosyal medya yöneticisl oldu. Okan Yüksel'in blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü, "İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı" adlı bir kitabı bulunuyor. Uluslararası ilişkiler, medya ve iletişim teknolojileriyle ilgileniyor.

Yorum yaparak katkıda bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir