Bilgi ve İletişim (Bilişim) Teknolojileri

Bilgi’, “bir deneyim veya eğitim sırasında bir kişinin ihtiyaç duyduğu uzmanlık ve yetenekler; bir öznenin teorik veya pratik açılardan kavradıkları”[1] olarak tanımlanmaktadır. ‘İletişim’ ise “iletilen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma süreci”[2] olarak tanımlanabilir.  ‘Teknoloji’ de “bir kültürün, bir düşüncenin, bilgi birikiminin ürüne yansıması yani belirli amaçlara ulaşmak için çeşitli aşamalarda geliştirilen bilgi birikiminin üretim sürecine uygulanması”[3] olarak tanımlanabilir.

Bu noktada “Bilgi ve İletişim Teknolojileri”nin tanımını yapmak da mümkün olmaktadır. “Bilgi”nin, “iletişim”in ve “teknoloji”nin tanımından yola çıkarak, bilgi ve iletişim teknolojilerini şu şekilde tanımlamak mümkündür: “Bilginin iki sistem arasında doğru ve eksiksiz bir şekilde aktarımının yapılabilmesi adına günümüze kadar yapılmış tüm araştırmalar, bu araştırmalar sonucunda elde edilen tüm bilgiler, elde edilen bu bilgilerin ışığında insanlığın yararlanması ve hayatını kolaylaştırması adına yapılmış tüm araç, gereç ve çalışmalardır diyebiliriz.”[4]

İnsanoğlu, bin yıllar öncesinden bugüne uzanan süreçte mevcut bilgi ve iletişim araçlarını doğal olarak, yeterli görmemiş, geliştirmek istemiş ve bunun için çabalamıştır. Bugün geldiğimiz aşamada insanoğlunun çabalarının karşılıksız kaldığını söylemek güç. Özellikle son iki yüz yılda bilgi ve iletişim teknolojileri alanında büyük ilerlemeler kaydedildi. Öyle ki bugün elimizdeki mevcut teknolojilerin birçoğu iki yüz yıl öncesinde hayal bile edilemiyordu. Eğer yüz, iki yüz yıl öncesinde Londra’da bir meydana çıkıp insanlara bugünkü teknolojilerin mümkün olabileceğini iddia etseydiniz söylediklerinize en iyi ihtimalle gülüp geçerlerdi. Onları da suçlayamazdınız, çünkü “1865 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lincoln’ün ölümü Londra’da ancak 12 gün sonra duyurulabiliyordu.”[5]

1800’lü yılların ikinci yarısında bugünkü teknolojileri hayal etmek zor olsa da, bugünkü teknolojilerin temelleri aslında o yıllarda atılmaya başladı. Nitekim “bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, 1850’li yıllardan sonra ortaya çıkmaya başlamıştır. Örneğin uzun mesafe iletişim araçlarından biri olan telgraf, ilk defa 1831 yılında Joseph Henry tarafından icat edilmesine rağmen, telgrafta iletişim dili olarak kullanılan mors kodlarının ortaya çıkarılması ve uzun mesafeli telgraf hatlarının döşenmesiyle yaygın kullanımına 1860’lı yıllardan itibaren başlanmıştır. Yine günümüzde halen kullanılmakta olan faks makinesi ilk olarak 1850’li yıllarda ortaya çıkmıştır. Bugün bile hala vazgeçilmez bir iletişim aracı olan telefon ise 1876 yılında Alexander Graham Bell tarafından icat edilmiş ancak yaygın kullanımına 1900’lü yıllarda başlanmıştır.

İletişim ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelere, 1930’lu yıllarda radyo ve televizyon yayınlarının başlamış olmasını, 1951 yılında bilgisayarların ticari amaçla satısının gerçekleştirilmesini, 1970’li yıllardan sonra internetin ortaya çıkısını ve 1980’li yıllardan sonra cep telefonlarının kullanılmaya başlanmasını gösterebiliriz”[6]


[1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgi (13.12.2010)
[2] tr.wikipedia.org/wiki/İletişim (13.12.2010)
[3] ÇAKMAKÇI, Akın “Türkiye’nin Teknoloji Tarihi” TUBİTAK, TTGV ve TUSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul, 1999
[4] Fatih Epik, “A Grubu Seyahat Acentelerinin İletişim ve Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmelere Entegrasyonunda Etkili Olan Faktörler ve Kuşadası Alan Araştırması”, Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Aydın, 2007
[5] Devlet Planlama Teşkilatı, “Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Bilişim Teknolojileri ve Politikaları Özel İhtisas Komisyonu Raporu”, Devlet Planlama Teşkilatı, Ankara, 2001
[6] http://inventors.about.com/library/inventors/bl_history_of_communication.htm (25.11.2010)
Takip edin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir