Arşiv 2011/04/30

II. Uluslararası İlişkiler Öğrenci Kongresi Ardından

Bilkent Üniversitesi Diplomasi Kulübü tarafından ikincisi düzenlenen Uluslararası İlişkiler Öğrenci Kongresi 29.04.2011 Cuma günü Ankara’da birçok farklı üniversitenin lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. “Uluslararası İlişkiler Teorilerinde Kavramlar ve Dış Politika” ana başlıklı kongrde, üç oturum gerçekleştirildi ve farklı üniversitelerden aralarında benim de olduğum 7 öğrenci tebliğini sundu. Bir gün boyunca süren öğrenci kongresinde Prof. Dr. Nurşen Mazıcı da “Ermeni Soykırımı İddiaları ve Uluslararası Hukuk” başlıklı bir konferans verdi.

Bilkent Diplomasi Kulübü Başkan Yardımcısı Gamze Aslan, Bilkent Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi Diplomasi Kulübü hakkında bilgiler verdiği açılış konuşmasında Bilkent Diplomasi Kulübü‘nün faaliyetlerini anlattı.

Açılış konuşmalarının ardından Berkin Şafak Şener‘in moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturuma başlandı. İlk oturumda sırasıyla Bilkent Üniversitesi’nden Ahmet Yusuf Özdemir, Yalova Üniversitesi’nden Ezgi Gülnaz Kayar ve Uludağ Üniversitesi’nden bendeniz Okan Yüksel tebliğ sundu. Ahmet Yusuf Özdemir’in “Uluslararası İlişkilerde Adalet Sorunsalı“, Ezgi Gülnaz Kayar’ın “Normatif Teori” ve benim “Uluslararası İlişkiler Çerçevesinde Psikolojik Savaş ve Wikileaks” başlıklı tebliğim gözlemlediğim kadarıyla oldukça ilgi uyandırdı.

Kahve molası sonrasında geçilen ikinci oturumda ise Mehmet Aybaş moderatörlüğünde, Polis Akademisi öğrencileri Mehmet Baloğlu ve Yasin Kınacıoğlu tebliğlerini sundular. Mehmet Baloğlu’nun “Küreselleşen İnsan Hakları, Değişen Güvenlik Alıgısı ve Güvenlik Kurumlarının Gelişimi“, Yasin Kınacıoğlu’nun “Psikolojik Harekat Kavramının Güvenlik Algılarına Yansımaları” başlıklı tebliğleri de aynı şekilde ilgi çekici ve bir o kadar da bilgilendirici idi.

Öğle yemeği ardınan başlayan Prof. Dr. Nurşen Mazıcı Konferansı ve sonrasında başlayan kongrenin üçüncü oturumu da oldukça güzel geçti. Yağmur İrem Erdoğan moderatörlüğünde başlayan üçüncü oturumda Akdeniz Üniversitesi’nden Samet Zenginoğlu ve İstanbul Üniversitesi’nden Süleyman Sidal tebliğlerini sundular. Samet Zengin’in “21. Yüzyıl Kimlik Bunalımı ve Aidiyet Problemi: Biz kimiz?” ve Süleyman Sidal’ın “Hegemonya Kavramı’nın Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklarını taşıyan tabliğleri de dinleyiciler tarafından ilgiyle izlendi.

Kapanış konuşmalarının ardından  Bilkent Diplomasi Kulübü adına Başkan Bilge Güneş katılımcılara katılım belgelerini takdim etti. III. Uluslararası İlişkiler Öğrenci Kongresi‘nde tekrar buluşabilme dileğiyle, kongrenin kapanışı yapıldı. Bilkent Üniversitesi‘ne ve özellikle Bilkent Üniversitesi Diplomasi Kulübü‘ne bu güzel kongre için teşekkürler. Benim de temennim III. ve hatta IV. Uluslararası İlişkiler Öğrenci Kongrelerinde de bir araya gelebilmek…

İGBD Olarak Marjinal Fayda Programına Konuk Olduk

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği, Bursa özelinde ve Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Bu süreçte gerek yerel, gerek ulusal medya kuruluşlarıyla sıkı bağlar geliştirme, programlarda yer alma imkanı da bulabiliyoruz.

Son olarak değerli gazeteci, televizyoncu Güzin Abraş’ın hazırlayıp sunduğu Marjinal Fayda programına konuk olduk. ASTV ekranlarında canlı olarak yayınlanan programda İGBD Yön. Kur. Bşk. Levent Özen ile birlikte İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği’nin faaliyetlerini Bursa’lılarla paylaşma imkanı bulduk.

Marjinal Fayda programına konuk olmak, daha da önemlisi Güzin Abraş gibi değerli bir meslek büyüğü ile tanışma fırsatı yakalamış olmaktan dolayı kendim ve İGBD adına mutluk duyuyorum.

İlerleyen günlerde programdan bölümleri blogumda ve Politik Akademi’de yayınlayacağım. Şimdi sadece fotoğraflarla yetinmek durumundayım…

 

İGBD “İnternet Gazeteciliği Atölyesi” Sertifika Töreni

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği (İGBD) tarafından Bursa Gazeteciler Cemiyeti ile birlikte düzenlenmiş olan Temel İnternet Gazeteciliği Atölyesi‘nde üçüncü dönemin de sonuna geldi. İGBD Yön. Kur. Başkanı Levent Özen ve İGBD Genel Sekreteri Okan Yüksel tarafından verilen eğitimlere birçok gazeteci ve yazar katıldı.

Atölye çalışmaları sonrasında katılımcılar kendi web sitelerini oluşturarak yayınlarını internet ortamına aktarmayı başardılar. Şimdi ise kutlama ve sertifikaların takdimine sıra geldi. İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği, İnternet Gazeteciliği Atölyesi Sertifika Töreni 04.06.2011 Cumartesi günü saat 17.00’da Bursa Gazeteciler Cemiyeti Lokali‘nde yapılacak.

Sertifika Töreninde sertifika alacak katılımcılara sertifikalarını Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı ve İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği Başkanı Levent Özen‘ verecek.

Tüm katılımcılarımızı ve üyelerimizi bu etkinlikte görmekten mutluluk duyarız.

Detaylı bilgi için: http://www.facebook.com/event.php?eid=125829297495172

Foursquare Day Meetup Bursa

Daha öncesinde periyodik olarak takip ettiğim Likemind Bursa’dan sonra şimdi de Foursquare Day Meetup Bursa‘yı takip etmeye başlıyorum. Geçtiğimiz Cumartesi günü 12.00-15.00 saatleri arasında Starbucks Kent Meydanı’nda gerçekleşen etkinliğe işerim dolayısıyla geç katılabilsem de ortama uyum sağlamam ve yeni insanlarla tanışmam çok uzun sürmedi.

Muhabbetin konusu elbette Foursquare idi. Foursquare Türkiye sitesinde yer alan bilgiler ışığında konuyu şöyle özetleyebilirim sanıyorum:

Foursquare, lokasyon bazlı çalışan bir sosyal ağ web sitesi, taşınabilir cihazlar için yazılım ve aynı zamanda bir oyundur. Kullanıcılar mobil site üzerinden, kısa mesajla -şu an için sadece ABD’de geçerli- ya da cep telefonları üzerine kurdukları Foursquare yazılımıyla bulundukları mekanları işaretliyebiliyor. Böylece kullanıcılar çeşitli puanlar ve rozetler kazanabiliyor.

Servis 2009 yılında Dennis Crowley ve Naveen Selvadurai tarafından kuruldu. Dennis Crowley’ın önceki benzer bir proje olan Dodgeball’ı 2005 yılında Google’a sattı. Fakat Google 2009 yılında bu servisini kapattı. Foursquare’in kullanıcı sayısı, Haziran 2010 itibariyle 1.3 milyona yaklaşmış ve Yahoo! Inc. tarafından 125 milyon dolara satın alınmak istenmiştir. Haziran 2010 ayında ise şirket 20 milyon dolar kâr ederek, Silikon Vadisi‘nin en gözde servisleri arasında yer almaktadır.

Daha öncesinde farklı toplantılarda tanışma ve ortak çalışma fırsatı bulduğum Serkan Cura, Bülent Sakarya, Şehnaz ve Can Paçacı, Erhan Aslan, Erkan Bulan ve İGBD Başkanı Levent Özen‘i de etkinlikte görmek beni ayrıca mutlu etti. Tüm bu isimlerin yanı sıra Blackberry Türkiye’den Mehmet Emin ve Nüket Ertemür ile de bu etkinlik vesilesiyle tanışmış oldum.

Ortamın sıcaklığı Can Paçacı’nın objektifine şu şekilde yansımış:

Bir sonraki Foursquare Day Meetup Bursa’yı sabırsızlıkla bekliyorum…

Ve Son Vize Sınavı Da Geride Kalıyor!

Üniversitedeki son vize sınavım yarın 15:00’da başlayacak ve 15:30’da hayatımın son vize sınavı da geride kalmış olacak!

Sınavlar hakkındaki görüşlerimi daha öncesinde Üniversitede Öğrenci Değerlendirme Sistemi ve Sınavlar başlıklı yazımda paylaşmış, sınavların ne kadar da anlamsız olduğunu anlatmaya çalışmıştım.

Anlamsız bulduğum bu sistemin sonuna yaklaşıyor olmaktan dolayı mutluyum.

Yarın vizelere el veda diyorum, sonrasında finaller geliyor ve ufukta iki diploma beliriyor…

En Büyük Dostumuz ve Düşmanımız: Kendimiz!

Thomas Hobbes‘a göre insanlar diğer insanlarla sürekli bir savaş halindedir. Hobbes bu söylemini “İnsan insanın kurdudur” diyerek özetler.

Gerçekten de insan insanın kurdudur da, aksi halde 21. yüzyılda insanoğlu hala birbiriyle savaş halinde olmazdı.

Yine Hobbes‘a göre insanın insanla olan savaşının altında rekabet, güvensizlik ve statü arayışı yatmaktadır. İnsanlar kazanmak, güvende olmak ve toplumda iyi birer statü edinebilmek için diğer insanlarla sürekli bir savaş halindedirler.

Bu uzun soluklu savaşta insanın düşmanı diğer insanlar gibi görünebilir ama düşman arıyorsak önce kendimize bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Fark ettim ki, geçmişte diğer insanların bana verdikleri zarardan çok daha fazlasını ben kendi kendime vermişim. En büyük acıları, en ağır yenilgileri, en başarısız sınavları hep ben kendi kendime yaşatmışım.

Sebep olduklarım sadece acılar, yenilgiler ve başarısızlıklar da olmamış. Aynı şekilde mutluluğu, kazancı ve başarıyı da kendi ellerimle inşa etmişim. Kendi başıma biryerlere gelmiş, en azından bana sunulan imkanları doğru değerlendirebilmişim.

Hayatımdaki iyi ya da kötü her durumun sebebi “ben” olmuşum. Fakat ne yazık ki yanlış yaptığım için cezalandırdığım “ben”i; doğru yaptığım zamanlarda ödüllendirmemişim. Geçen hafta katıldığım bir derste hocamız H. Tülin Tüzün, “Başarılı olduğunuz zamanlarda kendinizi ödüllendirin ve her zaman kendinizi sevin!” deyince, kendimi uzun yıllardır ödüllendirmediğimi fark ettim. Kendimi ne kakadar sevdiğime ya da sevip sevmediğime ise karar bile veremedim. Sanıyorum “kendime” biraz zaman ayırmam gerekiyor. Kendimi tanımak, başarılı olduğum zaman ödüllendirmek ve her ne olursa olsun kendi “ben”liğimi sevmem gerekiyor.

İlerleyen günlerde, şu sınavları kazasız belasız atlatınca, kendim üzerine çalışmaya yoğunlaşacağım. Kendimle barışmamın, hatta belki biraz da kendimi şımartmamın zamanı geldi ve belki de geçiyor…