“Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya” kitabım yayınlandı

Üçüncü kitabım “Tüm Boyutlarıyla Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya” yayınlandı. Medya Akademi Yayınları tarafından yayınlanan kitapta, dijital pazarlama ve sosyal medya alanındaki 13 yıllık deneyim ve bilgilerimi paylaştım.

2007 yılından bu yana profesyonel olarak iletişim ve dijital pazarlama alanında çalışan birisi olarak, dijital pazarlamanın baş rolde olduğu birçok başarı hikayesine tanıklık ettim. Aynı şekilde söz konusu 12 yıllık süreçte, dijital pazarlamanın potansiyelini doğru şekilde değerlendiremeyen birçok kişi, kurum, kuruluş ve şirketin rekabet edebilirliklerini yitirdiklerini, sürecin sonunda kaybeden tarafta olduklarını gördüm.

Mesleki gözlem ve deneyimlerim, birçok bilimsel araştırmayla da doğrulandı. Türkiye’de ve iletişim teknolojilerinin geliştiği ülkelerde dijital pazarlamanın önemli avantajlar sağladığı ortaya koyuldu. Bu araştırmaları sürekli takip ettim ve söz konusu çalışmaların bir bölümünü bu kitabı hazırlarken kullandım.

Dijital pazarlama potansiyelini kullananlar kazanacak

Dijital pazarlama; geleceğimizi etkileme potansiyeli oldukça fazla olan ve  önemi her geçen gün daha fazla artan bir araç. Dijital pazarlamanın artan potansiyelini doğru kullanan herkes, kısa, orta ve uzun vadede bunun olumlu geri dönüşlerini alacak.

Sizin de bu insanlardan birisi olmanızı dilerim. Bu kitabı yazmamdaki amaçlarımdan birisi bu olumlu geri dönüşleri alabilmeniz için size kılavuz olabilmek.

Kitapta neler anlattım?

Dijital pazarlama alanında başarılı olmak için öncelikle “dijital pazarlama” kavramına tam anlamıyla vâkıf olmalı, dijital pazarlamanın temelleri ve çerçevesini bilmelisiniz. Bu nedenle kitabın uygulama ağırlıklı bölümlerine geçmeden önce ilk üç bölümde  “dijital pazarlama” kavramı üzerinde durdum, dijital pazarlamanın temelleri ve çerçevesini belirlemeye çalıştım.

Sonraki uygulama ağırlıklı bölümlerde dijital pazarlamanın ayrılmaz bir parçası olan sosyal medyaya ve özellikle Türkiye’de popüler olan YouTube, Facebook, Instagram, Twitter, LinkedIn, Pinterest gibi sosyal ağlara detaylı olarak değindim. Popülerlikleri her geçen gün artan sosyal mecraları dijital pazarlama kampanyalarında nasıl aktif olarak kullanabileceğinizi ortaya koymaya çalıştım. Etkileri hızla artan kapalı sosyal ağlara da yer verdim.

Kitabın sosyal mecralara ayırdığım bölümlerinde, bu mecralar için nasıl içerik üretilebileceğini, başarılı örneklerle paylaştım. Aynı zamanda sosyal medyadaki başarı veya başarısızlığımızı ortaya koyacak raporlama çalışmalarını da detaylı olarak anlattım. Sosyal medyada işinizi kolaylaştıracak ve sizi profesyonelleştireceğine inandığım Hootsuite, Buffer, Falcon Social ve SocialFlow gibi içerik yönetim sistemlerini, alternatifleriyle birlikte sundum.

Dijital reklamcılığa olabildiğince yer vermeye çalıştım. Dijital reklam kavramı üzerinde durarak, etkili dijital reklam araçlarını, uygulamalı şekilde anlattım. Dijital reklamcılık, işimden istifa edip kredi kartlarımın limiti kadar sermaye ile kurabildiğim Medya Akademi’yi ulusal bir markaya dönüştüren en önemli aracım oldu. Bu aracı, nasıl bu kadar aktif ve verimli kullandığımı detaylarıyla kitapta paylaştım.

Dijital pazarlamada genellikle görmezden gelinen bloglar, kurumsal web siteleri ve e-ticaret platformlarına da kitapta yer verdim. Bu mecraların önemini vurgulamaya, nasıl oluşturulup, doğru şekilde kullanılabileceğini örneklerle anlatmaya çalıştım. Bu aşamada WordPress, WooCommerce ve Blogspot gibi içerik yönetim sistemlerini de anlattım. Web sitemizi, e-ticaret platformumuzu veya blogumuzu hedef kitleye ulaştıracak en etkili yöntemlerden birisi olan arama motoru optimizasyonu da detaylı şekilde incelediğim konulardan birisi oldu.

Dijital mecralar için doğru içerik üretmenin dijital pazarlama kampanyaları için ne kadar hayati olduğunu bildiğim için kitapta metin, fotoğraf, grafik ve video oluşturmak için yapılması gerekenleri, işin uzmanlarının görüşlerine de yer vererek anlattım.

Dijital pazarlama stratejisi oluşturmak ve dijital müşteri ilişkileri yönetimi de oldukça önemsediğim konular oldu. Kitapta bu konulara da olabildiğince yer verdim.

Türkiye’de ve Dünyada referans olabilecek bir kaynak

12 yılı aşan profesyonel medya, iletişim ve dijital pazarlama deneyimlerimi, güncel bilimsel araştırmalarla harmanlayarak  bu kitapta sunmaya çalıştım. Dijital pazarlama konusunda Türkiye ve Dünyada referans olabilecek bir kaynak oluşturmak istedim.

İlk gelen tepkiler Medya Akademi’deki çalışma arkadaşlarımın da desteğiyle tüm bunları başardığımızı gösteriyor. Bu nedenle de ayrıca mutlu oluyorum.

Seçkin kitapçılarda ve online satış kanallarında

“Tüm Boyutlarıyla Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya” kitabıma Medya Kitabevi ve diğer tüm seçkin kitapçılarda ulaşabilirsiniz.

İnternetten edinmek içinse Amazon, D&R, Kitapyurdu, İdefix, Trendyol, Hepsiburada ve diğer online satış kanallarından kitabı edinebilirsiniz.

Catering sektörünün buluşma noktası: Catering Türkiye

Gazetecilik, ardından televizyon ve internet gazeteciliği derken, sektörel yayıncılığa da başlamış oldum. Türkiye’de catering sektörünün buluşma noktası olması iddiasıyla Catering Türkiye’yi yayınlamaya başladık.

Medya Akademi‘de birlikte çalıştığımız Türkiye’nin en iyi dijital yayıncılık ekibiyle birlikte, sektörel yayıncılık konusunda önemli bir adım attık. Türkiye’nin önemli sektörlerinden catering konusunda dijital yayınlara başladık.

Catering Türkiye, ülke genelindeki tüm catering firmalarını bir araya getirecek, catering sektörünün sesini daha fazla duyurmasını sağlayacak ve sektörün tüm paydaşlarına yer verecek. Aynı zamanda müşteriler ve tedarikçileri catering sektörüyle buluşturacak bir mecra inşa edeceğiz.

Catering Türkiye web sitesi ve sosyal mecralardaki etkisiyle iddialı. www.cateringturkiye.com adresinde yayına başlayan web sitesinin yanı sıra Catering Türkiye’yi Facebook, Twitter, Instagram ve LinkedIn‘den takip edebilirsiniz.

Catering Türkiye, catering sektörünün temsilcilerine sonuna kadar açık bir mecra olacak. Yayın ilkelerimiz çerçevesinde tüm catering sektörüne, ayrım gözetmeksizin ücretsiz olarak hizmet veriyoruz. Bu ilerleyen süreçte de böyle devam edecek.

Catering Türkiye’nin amaçlarından bir tanesi de toplu yemek hizmeti alan şirketlere rehber olabilmek. Hizmet almak isteyen şirketlerle catering şirketlerini bir araya getirecek bir mecra oluşturuyoruz. Bunun için Catering Türkiye Veritabanı’nı kurduk.

Catering Türkiye Veritabanı’nda, Türkiye’nin 7 bölgesinde, 81 ilinde hizmet veren tüm caterting şirketlerine yer vermek istiyoruz. Bu veritabanına kayıt olmak ücretsiz ve Catering Türkiye web sitesine yer alan formumuzu doldurarak her şirket üyelik sürecini başlatabilir.

Şu anda Catering Türkiye Veritabanı’nda Türkiye’nin 7 bölgesinden, 382 şirket yer alıyor. Bu şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor ve bu çerçevede catering hizmeti almak isteyen şirketlerle catering şirketini bir araya getiren önemli bir mecra oluşuyor.

Catering Türkiye’nin dijital tarafta üssü web sitesi olacak ama bununla sınırlı kalmayacağız. E-Bülten konusunda iddialıyız. Haftalık olarak sektöreli elektronik bültenler yayınlayacağız. Bu bültenler catering sektörünün önde gelen temsilcilerine ulaştırılacak.

Catering Türkiye’nin sektöre özel yayınlayacağı e-bültenlere üyelik ücretiz. Herkes web sitemizin “E-Bülten Üyeliği” sayfasından ücretsiz olarak bültenimize üye olabilir. Bu bülten ile sektördeki güncel gelişmeler, haberler, makaleler ve röportajlar hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Ayrıca kısa süre içerisinde Catering Türkiye’yi mobil mecralarda da bulabileceksiniz. Hem Android, hem de iOS uygulamalarımız kısa sürede uygulama marketlerdeki yerini alacak.

“YouTube ve Video Blog Rehberi” yayınlandı

Yeni kitabım, “YouTube ve Video Blog Rehberi” yayınlandı. Kitap, D&R, Medya Kitabevi ve diğer seçkin kitapçıların yanı sıra internette de satışta.

İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı” kitabımın ardından ikinci kitabım, “YouTube ve Video Blog Rehberi” de yayınlandı.

Türkiye’nin ilk video bloggerlarından birisi olarak, bu kitabı YouTuber ve video bloggerlar için bir başucu kaynağı olması amacıyla yazdım. Kitapta YouTube’da nasıl kanal açılacağı, kanalın nasıl geliştirileceği gibi teknik konuları herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dilde kaleme aldım. Kitapta YouTube’a dair teknik konuların yanı sıra kaliteli ses ve video üretimine de genişçe yer ayırdım. YouTube ve video alanında çalışan profesyonellerle röportajlar yapılarak, onların bilgi ve deneyimlerinin okuyucuya aktarmayı amaçladım.

Kitapta YouTube sayesinde hayatı değişen “sıradan” insanların ilham verici hikâyelerini de unutmadım. Okuyucuya kılavuz olması umuduyla onların görüş ve önerilerini de paylaştım.

Kitabı almayı düşünenlere şunu söyleyebilirim: Bu kitabı okuyunca hayatınız elbette değişmeyecek! Ancak kitapta paylaşılan bilgi ve deneyimleri dikkate alarak açacağınız bir YouTube kanalı hayatınızı mutlaka değiştirecek…

Kapalı sosyal ağlarda troll’lere son

Sosyal medyada Facebook ve Twitter gibi klasik ağların alternatifleri artıyor. Mobil internet kullanımının yaygınlaşması, mahremiyet ve gerçeklik arayışı ‘kapalı sosyal ağlar’ı popülerleştiriyor. Her geçen hafta yeni bir kapalı sosyal ağ uygulaması tanıtılırken, bu mecralar yüz milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor.

Kapalı sosyal ağların popülerleşmesi gerçek olmayan kişiler adına açılan ve kamuoyunu yönlendirmek için kullanılan troll hesap sorununa da çözüm oldu. Troll hesapların açılmasını engelleyen ‘kapalı sosyal ağlar’ kullanıcılara daha iyi deneyim yaşayabşlecekleri bir sosyal ortam sunmaya başladı.

Troll hesap yok, sadece gerçek kişiler var

SnapChat, Path ve Peach gibi çoğu ‘kapalı sosyal ağ’da gerçek kişiler dışında kullanıcı hesabı oluşturulmasına izin verilmiyor. Bu durum troll’lerin bu ağlara sızmasını engelliyor.

Kişisel bilgi ve paylaşımların sadece kısıtlı ve özel olarak seçilebilen bir kitle ile paylaşılabildiği bu tür ağlara üye olabilmek için telefon numarası onayı gerekiyor. Bu uygulamaların büyük bölümünde bir telefon numarası ile sadece bir hesap açılabiliyor.

Telefon numarası ile onay işlemi yapılarak Twitter’da olduğu gibi bir kişinin yazılımlar kullanarak on binlerce sahte hesap açma durumu söz konusu olamıyor.

“Troll hesaplar kullanılarak provokasyon yapıldı”

AA muhabirine konuşan İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği (İGBD) Başkanı Sinan Tunç, troll’lerin sosyal medyayı bir psikolojik savaş alanına çevirdiğini ancak kapalı sosyal ağların buna büyük oranda son verdiği görüşünde.

Troll hesapların sosyal mecraların güvenilirlikleri için de önemli bir sorun haline geldiğini belirten Tunç, “Twitter ve benzeri sitelerin troll hesaplar kullanılarak provokasyon ve propaganda yerlerine dönüştürüldüğünü pek çok olayda gördük.” dedi.

Kapalı sosyal ağlar popülerleşiyor

Kapalı sosyal ağlar, troll’lerin algı operasyonu yapmalarını büyük oranda engellerken kullanıcılar bu ağlara yönelmeye başlıyor.

Tunç, bu durumu fark eden internet gazetelerinin de bu mecralara özgü yayınlar yapmaya başladığını belirtiyor: “Kapalı sosyal ağlara olan ilginin artması internet gazetelerinin de bu mecralarda yer almasına neden oldu. Bugün pek çok internet gazetesi haberlerini Snapchat ve Cyber Dust gibi mecralarda da paylaşıyor.”

Kullanıcı sayısı her geçen gün artan kapalı sosyal ağlar popülerleştikçe çeşitlilikleri de artıyor. Her geçen hafta yeni bir kapalı sosyal ağın tınıtımı yapılıyor. Bu ağlar arasında Snapchat, Path, Peach özellikle gençler arasında yoğun olarak kullanılıyor.

snapchat nedirGeçici Dünya: “Snapchat”

Snapchat, kullanıcılara fotoğraf ve video çekip, üzerine notlar ekleyerek arkadaşlarıyla paylaşmalarını sağlayan bir mesajlaşma servisi olarak ortaya çıktı. İlerleyen dönemde “Hikayelerim” başlığı altında tüm kullanıcılara yönelik paylaşım yapılmasına imkan verdi.

Ağın önemli özelliklerinden birisi, kullancıların paylaştıkları içeriğin sadece belirli bir süre görünür olması. Belirlenen sürenin ardından mesajlar otomatik olarak siliniyor.

Mahremiyetin Yolu: “Path”

Path, kolay mahremiyet kontrolleri ile gizliliği ön plana almış bir sosyal ağ. Anlık fotoğraf, video, müzik, konum ve metin paylaşımlarında bulunulabiliyor. 150 kişilik arkadaş ekleme sınırı ile farklılı kazanan Path, Facebook ve Twitter’daki gibi bir zaman akışına sahip. Bu timeline ile sizin ve arkadaşlarınızın geçmişte yaptığı paylaşımlar da görülebiliyor.

peachRenkli sosyal ağ deneyimi: “Peach”

Vine kurucu ortaklarından Dom Hofmann tarafından geliştirlen Peach, son yıllarda en hızlı yayılan uygulamalar arasında yer aldı.

Sade ancak eğlenceli bir arayüze sahip olan Peach, mikro blog sitesi Twitter’a en yakın mecralardan biri. Ancak “magic words – sihirli kelimeler” adını verdiği komut özelliği ile diğer ağlardan ayrılıyor.

Kullan ve At: “Cyber Dust”

Arkadaşlarınızla kolayca ve güven içerisinde iletişim kurmayı amaçlayan Cyber Dust uygulaması, kendini yok eden mesajlar gönderebilme özelliğiyle dikkat çekiyor.

Uygulama vasıtasıyla gönderdiğiniz mesajlar hem kendi uygulamanızdan, hem alıcının uygulamasından hem de internetten tamamen siliniyor ve böylece siz dahil hiç kimse bir daha gönderilenlere ulaşamıyor.

 

Not: Anadolu Ajansı için yaptığım bu haberin tamamına www.aa.com.tr adresinden de ulaşabilirsiniz.

Anadolu Ajansı Instagram’da ilk 3’te

Son bir yıldır yeni medya ekibinde olmaktan mutluluk duyduğum Anadolu Ajansı (AA), sosyal medyadaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. AA, dünyanın en popüler fotoğraf paylaşım sitesi Instagram’da uluslararası haber ajansları arasında ilk üçe girmeyi başardı.

Son bir yılda yüzde 1172 büyüme sağlayan AA, Reuters’ın ardından 160 binden fazla takipçisiyle en fazla takip edilen ikinci uluslararası haber ajansı oldu.

100 ülke, 300 foto muhabiri

Anadolu Ajansı’nın resmi Instagram hesabında dünyanın dört bir yanında görev yapan 300’den fazla foto muhabirinin objektifine yansıyan fotoğraflar arasından geniş bir seçki sunuluyor.

Yeni Medya Haberleri Yayın Yönetmenliği tarafından yönetilen hesapta 100’den fazla ülkeden servis edilen fotoğrafların yanı sıra öykülerine de genişçe yer veriliyor. Takipçiler farklı kültür ve coğrafyalarda yaşanan olaylara, iyi fotoğraflarla tanıklık edebiliyor.

AA, Instagram ve Facebook’ta Türkiye’de de ilk sırada

AA, Türkiye’deki ulusal haber ajansları arasında da “Instagram’da en fazla takipçiye sahip ajans” unvanı taşıyor. Hızla büyümesini sürdüren ajansın 2017 içerisinde dünyada da ilk sıraya yükselmesi bekleniyor.

Anadolu Ajansı, Instagram’da olduğu gibi Facebook’ta da Türkiye’de en fazla beğeniye/takipçiye sahip haber ajansı.  AA, bu mecrada haber, fotoğraf ve video galerileri paylaşıyor.

Anadolu Ajansı’nı siz de takip edin

Anadolu Ajansı popüler ve yeni gelişen tüm sosyal mecralarda takipçilerine 7 gün, 24 saat aralıksız haber veriyor. Siz de Anadolu Ajansı’nı sosyal medyada takip ederek, en doğru habere sosyal mecralarda da ulaşabilirsiniz:

Facebook / www.facebook.com/anadoluajansi

Twitter / www.twitter.com/anadoluajansi

Instagram / www.instagram.com/anadoluajansi

Youtube / www.youtube.com/anadoluajansi

Mobil uygulamalar / App Store – iPhone  App Store – iPad  Google Play

Instagram'da başarılı olmak için
Instagram’da başarılı olmak amacıyla yapılabilecekleri daha önce farklı makalelerde yazmıştım. Instagram fenomenleriyle yaptığım röportajların da yer aldığı çalışmalara ulaşmak için blogumun Instagram kategorisine göz atabilirsiniz.

Okuyucu odaklı haber sitesi

21. yüzyılda bilgi ve haber daha önce hiç olmadığı kadar fazla üretilmeye başladı. Geldiğimiz noktada bilgi ve habere ulaşmak bir sorun olmaktan çıkarken ‘gerekli’ bilgi ve haberlere ulaşmaksa her geçen gün daha da zorlaşmaya başladı.

Gerekli bilgi ve habere ulaşmak zor ve zaman alıyor

Artık istediğimiz bilgi ve habere ulaşmak için uğraşmak, internette gelişmiş arama yöntemlerini kullanmak zorunda kalıyoruz. Girdiğimiz web sitelerinde de bizim için gereksiz onca içeriğin arasından istediğimiz bilgi ve habere ulaşmak oldukça zaman alıyor.

Bu durum haber siteleri için de maalesef geçerli. Bir haber sitesine girdiğimiz zaman ana sayfadaki haberlerin çok azı bizi ilgilendiriyor. Hal böyle olunca ya siteden hemen çıkıyor ya da ilgi duyduğumuz haberleri bulmak için sıkıntılı bir süreç yaşamak zorunda kalıyoruz.

Çözüm: Okuyucu odaklı haber sitesi 

Oysa e-ticaret siteleri ve reklam servisleri böylesi durumlar için çözümü bulmuş durumda. Ziyaretçi odaklı içerik ve reklam sunumu günümüzde yoğun olarak kullanılan bir yöntem. Bu yöntemle bir e-ticaret sitesine girip cep telefonu inceleyen bir ziyaretçinin bu konuya ilgisi saptanıyor ve ilerleyen dönemde kendisine bu konuyla ilgili gösterim ve reklamlar yapılıyor.

Benzer bir yöntemi neden haber siteleri için de kullanmıyoruz?

Bir haber sitesinde öncelikli olarak ilgi duyduğu konulardaki haberleri görmeyi kim istemez?

Okuyucuların/izleyicilerin çoğu kendisi için özel ve otomatik şekilde oluşan kişiselleştirilmiş bir haber sitesini mutlaka daha fazla ilgi ve kolaylıkla kullanacaktır. Manşetlerde ilgi duyduğu konudaki haberleri görecek, ilgi duyabileceği haberlere de alt manşetlerde kolaylıkla ulaşabilecektir. Bu durum pek çok haber sitesinin baş etmeye çalıştığı ‘hemen çıkma oranı’nı da oldukça düşürecektir. Ayrıca kullanıcı deneyimi de hiç olmadığı kadar pozitif olacaktır.

İnternet gazeteciliğinde önemli bir devrim olabilir

Okuyucu odaklı haber siteleri, her birisi bir diğerinin tıpkısı haline dönmeye başlayan alternatifleri arasında önemli bir avantaj yakalayacaktır. Bunu başarıyla uygulayabilen medya kuruluşları internet gazeteciliğinde önemli bir devrime de vesile olabilirler.

Teröre karşı sorumlu vatandaşın sosyal medya rehberi

Türkiye zor günlerden geçiyor. Sadece son 6 ayda Ankara’da 3, İstanbul’da 2 bombalı terör saldırısı gerçekleşti. Masum insanlar katledildi.

Ülkemizin huzur ve bütünlüğünü hedef alan bu terör saldırıları gazete ve televizyonlarda olduğu gibi Facebook, Twitter ve Periscope gibi sosyal mecralarda da yankı buldu. Ancak sosyal medyada teröre tepkinin yanı sıra parçalanmış cesetler, hurdaya dönmüş araçlar ve çokça yanlış bilgi de gördük. Sonrasında ise provokasyonlara neden olan, saldırı söylentileri başladı. AVM’lerde, kalabalık caddelerde patlama olduğuna, olacağına dair gerçek dışı paylaşımlar yapıldı.

Bu makalede sosyal medyada son zamanlarda sıklıkla tanık olduğumuz dezenformasyonun, provokasyonun önüne nasıl geçebileceğimiz üzerinde duracağım. Sorumlu bir vatandaşın provokasyonlara karşı sosyal medyada neler yapabileceğini madde madde açıklamaya çalışacağım.

Tanık olmadığınız gelişmeleri paylaşmayın

Tık GazeteciliğiSosyal medyada dezenformasyonun temel nedeni insanların tanık olmadığı, kulaktan duyma gelişmeleri paylaşması. Bu durum bir domino etkisi yaratarak, doğru olmayan bir haberin on binlerce kişi tarafından tekrar tekrar paylaşılmasına neden olabiliyor.

Buna engel olmak da çok basit: Tanık olmadığınız gelişmeleri paylaşmayın!

Gözünüzle görmediğiniz, kulağınızla duymadığınız gelişmeleri paylaşmayın! Bu bir suç olduğu için önce kendinize, sonrasında ise toplumsal huzura büyük zarar verebilir.

Paylaşırken bir kez daha düşünün

Sosyal mecralarda gördüğünüz saldırı veya patlama gibi haberlerin doğruluğundan emin olmadıkça re-tweet etmeyin, paylaşmayın.

Söz konusu paylaşımın doğru olup olmayacağını bir kez daha düşünün. Eğer gördüğünüz paylaşımların doğruluğundan yüzde 100 emin olamıyorsanız, bilgileri teyit edemiyorsanız tekrar paylaşmayın.

Sosyal medyadaki paylaşımlara eleştirel yaklaşarak, bunların doğruluğunu mutlaka test edin. (Bir sonraki maddedeki bilgi ve fotoğraf doğrulama araçlarını kullanabilirsiniz.) Eğer bunların gerçeği yansıtmadığını fark ederseniz bunu belirten bir tweet atın veya Facebook paylaşımı yapın.

Bilgi ve fotoğraf doğrulama araçlarını kullanın

türkçe video bloglarSosyal medyada paylaşılan bilgi, fotoğraf ve videoları doğrulamak için profesyonel gazetecilerin kullandıkları, bir bölümü oldukça basit yöntemler var. Bunlardan bir sosyal medya kullanıcısı olarak siz de yararlanabilirsiniz.

Örneğin Facebook ve Twitter’da sıklıkla eski saldırı ve patlama fotoğrafları saki yeniymiş gibi paylaşılmakta. Bu fotoğrafları doğrulamak sadece bir iki dakikanızı alır. Bunu nasıl yapacağınıza dair bir makale: Fotoğraf doğrulama araçları

Videolar konusunda da şüpheyi elden bırakmayın. Olayla ilgili olduğu iddia edilen görüntünün doğruluğunu arşiv araması yaparak teyit edebilirsiniz. Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım ağlarında videonun konusuyla ilgili arama yapın. O video karşınıza eski bir tarihle çıkabilir.

Dezenformasyona siz engel olun

Provokasyonların, dezenformasyonun nedeni olmamak çok önemli. Ancak bununla da yetinmeyerek, provokasyonlara engel olabilirsiniz.

Örneğin Twitter’da herhangi bir AVM’de saldırı olduğu iddiası paylaşılmış ve siz de söz konusu AVM’deyseniz bunun doğru olmadığını yazın. Hatta fotoğraf ve video paylaşın. Böylelikle büyük bir dezenformasyona sadece bir tweet ile engel olmuş olursunuz. Ayrıca resmi makamların iddialarla ilgili paylaşımlarımlarını da takip edin, gerektiğinde bunları arkadaş ve takipçilerinizle paylaşın.

Öte yandan sosyal medyada paylaşılan içeriğe şüpheyle yaklaşıp, bir önceki maddede sözünü ettiğimiz yöntemlerle bunların doğru olmadığını saptayabilirsiniz. Bu durumda da söz konusu içeriğin gerçekleri yansıtmadığını detaylı bir açıklamayla birlikte sosyal medyada mutlaka belirtin.