“Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya” kitabım yayınlandı

Üçüncü kitabım “Tüm Boyutlarıyla Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya” yayınlandı. Medya Akademi Yayınları tarafından yayınlanan kitapta, dijital pazarlama ve sosyal medya alanındaki 13 yıllık deneyim ve bilgilerimi paylaştım.

2007 yılından bu yana profesyonel olarak iletişim ve dijital pazarlama alanında çalışan birisi olarak, dijital pazarlamanın baş rolde olduğu birçok başarı hikayesine tanıklık ettim. Aynı şekilde söz konusu 12 yıllık süreçte, dijital pazarlamanın potansiyelini doğru şekilde değerlendiremeyen birçok kişi, kurum, kuruluş ve şirketin rekabet edebilirliklerini yitirdiklerini, sürecin sonunda kaybeden tarafta olduklarını gördüm.

Mesleki gözlem ve deneyimlerim, birçok bilimsel araştırmayla da doğrulandı. Türkiye’de ve iletişim teknolojilerinin geliştiği ülkelerde dijital pazarlamanın önemli avantajlar sağladığı ortaya koyuldu. Bu araştırmaları sürekli takip ettim ve söz konusu çalışmaların bir bölümünü bu kitabı hazırlarken kullandım.

Dijital pazarlama potansiyelini kullananlar kazanacak

Dijital pazarlama; geleceğimizi etkileme potansiyeli oldukça fazla olan ve  önemi her geçen gün daha fazla artan bir araç. Dijital pazarlamanın artan potansiyelini doğru kullanan herkes, kısa, orta ve uzun vadede bunun olumlu geri dönüşlerini alacak.

Sizin de bu insanlardan birisi olmanızı dilerim. Bu kitabı yazmamdaki amaçlarımdan birisi bu olumlu geri dönüşleri alabilmeniz için size kılavuz olabilmek.

Kitapta neler anlattım?

Dijital pazarlama alanında başarılı olmak için öncelikle “dijital pazarlama” kavramına tam anlamıyla vâkıf olmalı, dijital pazarlamanın temelleri ve çerçevesini bilmelisiniz. Bu nedenle kitabın uygulama ağırlıklı bölümlerine geçmeden önce ilk üç bölümde  “dijital pazarlama” kavramı üzerinde durdum, dijital pazarlamanın temelleri ve çerçevesini belirlemeye çalıştım.

Sonraki uygulama ağırlıklı bölümlerde dijital pazarlamanın ayrılmaz bir parçası olan sosyal medyaya ve özellikle Türkiye’de popüler olan YouTube, Facebook, Instagram, Twitter, LinkedIn, Pinterest gibi sosyal ağlara detaylı olarak değindim. Popülerlikleri her geçen gün artan sosyal mecraları dijital pazarlama kampanyalarında nasıl aktif olarak kullanabileceğinizi ortaya koymaya çalıştım. Etkileri hızla artan kapalı sosyal ağlara da yer verdim.

Kitabın sosyal mecralara ayırdığım bölümlerinde, bu mecralar için nasıl içerik üretilebileceğini, başarılı örneklerle paylaştım. Aynı zamanda sosyal medyadaki başarı veya başarısızlığımızı ortaya koyacak raporlama çalışmalarını da detaylı olarak anlattım. Sosyal medyada işinizi kolaylaştıracak ve sizi profesyonelleştireceğine inandığım Hootsuite, Buffer, Falcon Social ve SocialFlow gibi içerik yönetim sistemlerini, alternatifleriyle birlikte sundum.

Dijital reklamcılığa olabildiğince yer vermeye çalıştım. Dijital reklam kavramı üzerinde durarak, etkili dijital reklam araçlarını, uygulamalı şekilde anlattım. Dijital reklamcılık, işimden istifa edip kredi kartlarımın limiti kadar sermaye ile kurabildiğim Medya Akademi’yi ulusal bir markaya dönüştüren en önemli aracım oldu. Bu aracı, nasıl bu kadar aktif ve verimli kullandığımı detaylarıyla kitapta paylaştım.

Dijital pazarlamada genellikle görmezden gelinen bloglar, kurumsal web siteleri ve e-ticaret platformlarına da kitapta yer verdim. Bu mecraların önemini vurgulamaya, nasıl oluşturulup, doğru şekilde kullanılabileceğini örneklerle anlatmaya çalıştım. Bu aşamada WordPress, WooCommerce ve Blogspot gibi içerik yönetim sistemlerini de anlattım. Web sitemizi, e-ticaret platformumuzu veya blogumuzu hedef kitleye ulaştıracak en etkili yöntemlerden birisi olan arama motoru optimizasyonu da detaylı şekilde incelediğim konulardan birisi oldu.

Dijital mecralar için doğru içerik üretmenin dijital pazarlama kampanyaları için ne kadar hayati olduğunu bildiğim için kitapta metin, fotoğraf, grafik ve video oluşturmak için yapılması gerekenleri, işin uzmanlarının görüşlerine de yer vererek anlattım.

Dijital pazarlama stratejisi oluşturmak ve dijital müşteri ilişkileri yönetimi de oldukça önemsediğim konular oldu. Kitapta bu konulara da olabildiğince yer verdim.

Türkiye’de ve Dünyada referans olabilecek bir kaynak

12 yılı aşan profesyonel medya, iletişim ve dijital pazarlama deneyimlerimi, güncel bilimsel araştırmalarla harmanlayarak  bu kitapta sunmaya çalıştım. Dijital pazarlama konusunda Türkiye ve Dünyada referans olabilecek bir kaynak oluşturmak istedim.

İlk gelen tepkiler Medya Akademi’deki çalışma arkadaşlarımın da desteğiyle tüm bunları başardığımızı gösteriyor. Bu nedenle de ayrıca mutlu oluyorum.

Seçkin kitapçılarda ve online satış kanallarında

“Tüm Boyutlarıyla Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya” kitabıma Medya Kitabevi ve diğer tüm seçkin kitapçılarda ulaşabilirsiniz.

İnternetten edinmek içinse Amazon, D&R, Kitapyurdu, İdefix, Trendyol, Hepsiburada ve diğer online satış kanallarından kitabı edinebilirsiniz.

Teröre karşı sorumlu vatandaşın sosyal medya rehberi

Türkiye zor günlerden geçiyor. Sadece son 6 ayda Ankara’da 3, İstanbul’da 2 bombalı terör saldırısı gerçekleşti. Masum insanlar katledildi.

Ülkemizin huzur ve bütünlüğünü hedef alan bu terör saldırıları gazete ve televizyonlarda olduğu gibi Facebook, Twitter ve Periscope gibi sosyal mecralarda da yankı buldu. Ancak sosyal medyada teröre tepkinin yanı sıra parçalanmış cesetler, hurdaya dönmüş araçlar ve çokça yanlış bilgi de gördük. Sonrasında ise provokasyonlara neden olan, saldırı söylentileri başladı. AVM’lerde, kalabalık caddelerde patlama olduğuna, olacağına dair gerçek dışı paylaşımlar yapıldı.

Bu makalede sosyal medyada son zamanlarda sıklıkla tanık olduğumuz dezenformasyonun, provokasyonun önüne nasıl geçebileceğimiz üzerinde duracağım. Sorumlu bir vatandaşın provokasyonlara karşı sosyal medyada neler yapabileceğini madde madde açıklamaya çalışacağım.

Tanık olmadığınız gelişmeleri paylaşmayın

Tık GazeteciliğiSosyal medyada dezenformasyonun temel nedeni insanların tanık olmadığı, kulaktan duyma gelişmeleri paylaşması. Bu durum bir domino etkisi yaratarak, doğru olmayan bir haberin on binlerce kişi tarafından tekrar tekrar paylaşılmasına neden olabiliyor.

Buna engel olmak da çok basit: Tanık olmadığınız gelişmeleri paylaşmayın!

Gözünüzle görmediğiniz, kulağınızla duymadığınız gelişmeleri paylaşmayın! Bu bir suç olduğu için önce kendinize, sonrasında ise toplumsal huzura büyük zarar verebilir.

Paylaşırken bir kez daha düşünün

Sosyal mecralarda gördüğünüz saldırı veya patlama gibi haberlerin doğruluğundan emin olmadıkça re-tweet etmeyin, paylaşmayın.

Söz konusu paylaşımın doğru olup olmayacağını bir kez daha düşünün. Eğer gördüğünüz paylaşımların doğruluğundan yüzde 100 emin olamıyorsanız, bilgileri teyit edemiyorsanız tekrar paylaşmayın.

Sosyal medyadaki paylaşımlara eleştirel yaklaşarak, bunların doğruluğunu mutlaka test edin. (Bir sonraki maddedeki bilgi ve fotoğraf doğrulama araçlarını kullanabilirsiniz.) Eğer bunların gerçeği yansıtmadığını fark ederseniz bunu belirten bir tweet atın veya Facebook paylaşımı yapın.

Bilgi ve fotoğraf doğrulama araçlarını kullanın

türkçe video bloglarSosyal medyada paylaşılan bilgi, fotoğraf ve videoları doğrulamak için profesyonel gazetecilerin kullandıkları, bir bölümü oldukça basit yöntemler var. Bunlardan bir sosyal medya kullanıcısı olarak siz de yararlanabilirsiniz.

Örneğin Facebook ve Twitter’da sıklıkla eski saldırı ve patlama fotoğrafları saki yeniymiş gibi paylaşılmakta. Bu fotoğrafları doğrulamak sadece bir iki dakikanızı alır. Bunu nasıl yapacağınıza dair bir makale: Fotoğraf doğrulama araçları

Videolar konusunda da şüpheyi elden bırakmayın. Olayla ilgili olduğu iddia edilen görüntünün doğruluğunu arşiv araması yaparak teyit edebilirsiniz. Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım ağlarında videonun konusuyla ilgili arama yapın. O video karşınıza eski bir tarihle çıkabilir.

Dezenformasyona siz engel olun

Provokasyonların, dezenformasyonun nedeni olmamak çok önemli. Ancak bununla da yetinmeyerek, provokasyonlara engel olabilirsiniz.

Örneğin Twitter’da herhangi bir AVM’de saldırı olduğu iddiası paylaşılmış ve siz de söz konusu AVM’deyseniz bunun doğru olmadığını yazın. Hatta fotoğraf ve video paylaşın. Böylelikle büyük bir dezenformasyona sadece bir tweet ile engel olmuş olursunuz. Ayrıca resmi makamların iddialarla ilgili paylaşımlarımlarını da takip edin, gerektiğinde bunları arkadaş ve takipçilerinizle paylaşın.

Öte yandan sosyal medyada paylaşılan içeriğe şüpheyle yaklaşıp, bir önceki maddede sözünü ettiğimiz yöntemlerle bunların doğru olmadığını saptayabilirsiniz. Bu durumda da söz konusu içeriğin gerçekleri yansıtmadığını detaylı bir açıklamayla birlikte sosyal medyada mutlaka belirtin.

 

Facebook’ta nasıl haber paylaşılır?

Facebook dünyanın geri kalan pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de en fazla kullanılan sosyal ağ. Bu nedenle gerek medya organları, gerekirse de reklam ajansları için özel ilgi gösterilmesi gereken önemli bir mecra.

Ben de son 5 yıldır bu ağı haber paylaşmak için kullandım. Sosyal projelerin yanı sıra biri bölgesel, diğeri uluslararası iki TV kanalının sosyal medya hesaplarını profesyonel olarak yönettim. Şimdi de uluslararası bir haber ajansının sosyal medya hesaplarını yönetiyorum. Mesaimin büyük bölümü Facebook, Twitter ve Youtube’da haber paylaşarak geçiyor. Bugün de sizlere Facebook’a dair deneyim ve izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

Hangi haberleri (içeriği) Facebook’ta paylaşmalıyız?

Facebook çok sık aralıklarla paylaşım yapılan bir sosyal mecra olmadığı için hangi içeriğin Facebook’ta paylaşılacağına karar vermemiz gerekiyor. Burada sadece özel olduğunu düşündüğümüz, bu mecrada ilgi görecek ve etkileşime neden olacak haberler paylaşmanızı öneririm. Çok ve sık haber paylaşmayın çünkü bu hiç haber paylaşmamaktan farklı sonuçlar vermeyecektir. Facebook gereksiz olarak değerlendireceği paylaşımlarınızı çok az kişiye gösterecektir.

Hangi haberlerin ilgi gördüğü, etkileşime neden olduğu geçmişe yapılacak bir projeksiyonla belirlenebilir. Daha önce ilgi gören haber türleri, içeriği Facebook istatistiklerinden ve haftalık olarak çıkartılması gereken raporlardan görülmeli ve takip edilmelidir. Buna göre “iş yapacak” içerikler bu mecrada paylaşılmalıdır.

Hangi haberi paylaşmalısınız? Cevabı Twitter'da bulabilirsiniz...
Hangi haberin paylaşılacağını belirlerken Twitter size bir yol gösterici olabilir. Twitter’da fazla etkileşim alan haberler, genellikle Facebook’ta da etkileşim almaktadır. Bu nedenle Twitter paylaşımlarınızın sonucuna göre Facebook paylaşımlarınızı düzenleyebilirsiniz. Twitter’da hangi içeriğin etkileşimin yüksek olduğunu analytics.twitter.com adresinden görebilirsiniz.
Hangi saatlerde Facebook’ta paylaşım yapmalıyız?

Facebook’ta günün her saati paylaşım yapılabilir. Ancak gün içerisinde belirli saat aralıklarında yapılacak paylaşımlar çok daha fazla kişiye ulaşır.

Örneğin deneyimlerimden yola çıkarak 19.30 ila 22.00 arasının genellikle Facebook’ta en fazla kişiye ulaşılabilecek saatler olduğunu söyleyebilirim. (Tıpkı televizyonlardaki prime-time gibi.) Özel haberlerin bekletilmesi sorun olmayacak ise bu saat diliminde paylaşılması gerekmektedir.

Ancak 19.30 ile 22.00 arası Türkiye’deki haber siteleri için geçerli olabilir. Bu durum hesaba, ülkeye ve hedef kitleye göre farklılık gösterebilir. Sürekli olarak rapor çıkartılmalı, hedef kitlenin aktif olduğu saatler kontrol edilmeli ve doğru zamanlar belirlenmelidir. Yani, sizin sayfanızı beğenen kitleyi yakından tanımanız ve ona göre paylaşım saatlerini belirlemeniz bu noktada başarı için bir zorunluluk. Örneğin Ramazan aylarında sahura kalkan bir beğeni kitleniz varsa sahur saatlerinde de sık ve ilgili (örneğin Ramazan’la ilgili) paylaşım yapmanız gerekmektedir.

Hatırlatmaya gerek yok ama yine de yazayım: Son dakika veya beklemesi uygun olmayan haberler en kısa sürede paylaşılmalıdır. Böyle bir haber için prime-time’ı beklemek rasyonel olmayacaktır.

Facebook’ta hangi aralıkta paylaşım yapmalıyız?

Facebook’ta paylaşım sıklığı Twitter ve benzeri mecralara göre daha azdır. İdeal paylaşım aralığı gördüğüm kadarıyla 20 ila 40 dakikadır.

Facebook’ta nasıl paylaşım yapmalıyız?

Facebook’ta üç tür paylaşım yapılabilir: Bunlar “durum”, “fotoğraf” ve “video”dur.

Bu üç tür içerik arasında en fazla etkileşim sırasıyla video, fotoğraf ve durum ile sağlanır. Bu nedenle öncelik video paylaşımlarına verilmeli, ardından fotoğraf ve fotoğraf albümleri kullanılmalıdır. Fotoğraf ve video olmayan “durum” paylaşımları ise fazla tercih edilmemelidir.

Video paylaşımlarında Youtube’a veya benzer bir siteye link vermek yanlış olacaktır. Bunun yerine videoyu Facebook’a yüklemeniz erişiminizi çok daha artıracaktır.

Facebook’ta nasıl paylaşım yapmalıyız?

Başlık: Paylaşımın başlığı haberin başlığı ile aynı olmak zorunda değildir. Daha ilgi çekici, merak uyandırıcı (ama okuyucuyu kandırmayan) başlıklar tercih edilmesi daha iyi sonuçlar verecektir.

Link: Facebook’ta paylaşım yaparken kullanılacak linkler kısaltılmalıdır. Bunun için bit.ly gibi ücretsiz servisler kullanılabilir.

Görsel: Facebook’ta görsel olarak video veya fotoğraf ekleme şansı bulunmakta. Burada öncelik videoya verilmeli, haberin videosu yoksa fotoğraf galerisi, galeri yoksa tek fotoğraf kullanılmalıdır.

Bir galeri veya video içeren haber paylaşırken okuyucunun içeriğin bu özelliğinin de olduğunu anlaması sağlanır. Bunun için metnin başına [Video], [Galeri], [Belgesel] veya [İnfografik] yazısı eklenebilir. Bu tür içerikler “[Galeri] + Başlık + Link + Görsel” veya “[İnfografik] + Başlık + Link + Görsel” şeklinde paylaşılmalıdır.

Google’ı reddetti, Facebook’ta çalışacak

Anadolu Ajansı’ndaki ilk haberime imza attım. Haberimin konusu dünyanın iki teknoloji devi Google ve Facebook’tan iş teklifi alan bir genç: Rıza Selçuk Saydam. Rıza Selçuk Saydam’la neden Google’ı reddettiğini, Facebook’un ona sunduğu imkanları, gençlerin nasıl kariyer planı yapması gerektiğini konuştuk.

Rıza Selçuk Saydam’ı yakından tanımak benim için keyifli ve öğretici oldu.

Bir bölümüne aa.com.tr‘den ulaşabileceğiniz haber şöyle:

Rıza Selçuk Saydam üniversiteden henüz mezun oldu. Yaptığı çalışmaları gören Google ve Facebook, Saydam’a iş teklif etti. Google’ı reddeden Rıza, Ekim ayında Facebook’ta işbaşı yapacak.

AA muhabirine konuşan Rıza Selçuk Saydam, “Son bir senemdeki amacımdı Silikon Vadisi’ne gitmek. ‘Nasıl bunun yolunu bulurum’ diyordum. En büyüğü hedefleyerek Google’dan teklif almak için çalışmaya başladım” dedi. Online bir portföy hazırladığını belirten Saydam, web sitesinde kendisini ve yaptığı işleri tanıttığını, bunun da sadece Google’ın değil Facebook’un da ilgisini çektiğini belirtiyor.

DSC_0022Google’ın teklifini reddetti

Google ve Facebook arasında tercih yapmak zorunda kalan Saydam, Google’ın tüm mülakat süreçlerini başarıyla tamamlamasına rağmen gelen çalışma teklifini reddetti.

Gençlerin hayallerini süsleyen teklifi reddetmesini Google’da daha fazla gelişemeyebilirdim diyerek açıklıyor: “Google’dan gelen teklif ilk bakışta mükemmeldi ama teknoloji geliştikçe ben nasıl gelişeceğim, kendimi nasıl ilerleteceğim sorularına tam yanıt bulamadım. Biraz zorladım da onları aslında. En sonunda ‘Sana özel bütçe vereceğiz, dilediğin kursa gidebilirsin’ dediler. Facebook ise tersten bakıyor. Onların bana ilk dediği, ‘Biz senin iyi olduğunu görüyoruz ve daha iyi olmanı istiyoruz’du. Öğrenme sözü verdiler bana ve bence en değerlisi bu.”

Zorlu mülakatlar 4 ay sürdü

Saydam, Facebook ve Google’da 4 ay süren zorlu mülakatları başarıyla geçiyor. Online mülakatların ardından ABD’ye davet ediliyor. Burada da bir gün süren yüz yüze mülakatı başarılı bir şekilde tamamlıyor.

Mülakat sürecini ”Sabah konferans salonuna girip, bu güne kadar yaptığın işleri, amaçlarını, sonuçlarını ve Facebook’a ne katacağını anlatacağın bir sunum istiyorlar. 10 yetkili isim sizi 50 dakika boyunca dinleyip, harıl harıl not alıyorlar. Sonrasında o 10 kişiyle tek tek mülakata giriyorsunuz” diye anlatıyor.

Google ve Facebook’un mülakat soruları

Saydam, Google ve Facebook’un zorlu mülakat süreçleri hakkında yazılan kitap ve makalelerin pek çoğunun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. “Mesela bir otobüse kaç pinpon topu sığar diye sorulduğu iddia ediliyor. Bunlar gerçek değil. Hatta bu tür sorular yasaklanmış durumda. Böyle bir soru sorarlarsa, sen de onlara sormalısın, ‘Neden bir otobüse pinpon topu doldurmak istiyorsun? Benim işim bu mu olacak?’ diye” diyor.

Daha mantıklı sorular sorulduğunu söyleyen Saydam “Mesela sürücüsüz arabanın içini nasıl tasarlayabileceğimi sordular. Başka bir görüşmede ise “Bin katlı bir binaya asansör sistemini nasıl kurabilirsin?” dediler. Normal şartlarda 1000 buton yerleştiremezsin. Bunu nasıl geliştirebileceğini düşünmen gerekli. Senden olayı, sorunu algılamanı bekliyorlar. Algıladıktan sonra da olası alternatifleri sunabilmeni istiyorlar” dedi.

Mark Zuckerberg’le aynı ortamda çalışacak

“Sanırım mülakatlarda beni sevdiler ve ben de biraz nazımı geçirebildim, neredeyse Facebook ofisinin tamamını gezdim” diyen Saydam’a çalışma ortamındaki farklılıkları sorduk.

“Farklılar. Mesela bizde unvan büyüdükçe masa büyüyor, Facebook’ta öyle değil, hatta duvarlar yok. Bir cafede insanlar nasıl oturuyorsa Facebook’ta da öyle oturuyorlar. Mesela garip geldi, Mark Zuckerberg’le aynı ortamda çalışacağım. Bir şey olduğu zaman gidip omuzuna dokunabileceğim. Yani öyle bir açık ortamda çalışılıyor. Bir gizlileri yok. Kapalı kapıları yok. Toplantı odaları da olabildiğince şeffaf”

Silikon Vadisi’nde bir marangozluk atölyesi

Saydam, çalışma ortamındaki sosyal alanların da göz ardı edilmediğini belirtiyor. “Ayrıca bir de kasaba gibi bir bölge var. Birçok restoran, mağaza yer alıyor. Buradaki yerler bedava. Ben de umarım fazla kilo almam diyorum” diyor ve gülüyor.

Facebook’un “analog” diye adlandırılan bölümünden bahsediyor: “Orada teknolojiden uzak işler yapabiliyorsunuz. Mesela marangozluk atölyesi var. Burada çalışanlar kitaplık, masa yapabiliyor. Kendi yaptığınız ürünleri evinize de götürebiliyorsunuz”

RSS (8)Facebook’a Türk tasarımcı

Rıza Selçuk Saydam, Facebook’ta tasarımcı olarak çalışacak. Ayrıca Whatsapp veya Instagram gibi Facebook’a ait diğer şirketlerde de çalışma imkanı bulacak.

Saydam, tasarımcıların Facebook’taki önemini “Facebook’ta tasarımcılar, yazılımcıdan daha az ve süreçte daha aktifler. Burada ürünün stratejisinden, tasarımından sorumlusunuz” diye açıklıyor. Yeni çıkacak ürünleri tasarlayabileceğini veya mevcut ürünleri nasıl daha iyi hale getirebilirim diye çalışabileceğini belirtiyor.

Rıza, Google ve Facebook’tan iş teklifi almasını “Benim farkım üç farklı branşı bir araya getirebilmemde: Matematik, tasarım ve yazılım” diye açıklıyor. “Olayın matematiğine ilgisi olanlar çok şanslı olabilir. Her şey metrikler ve veriler üzerine dönüyor. Çünkü matematik bir doğru ve yanlış bilimi. “Belki”ye yer yok. Facebook da bunu istiyor. “Belki”lere yer vermiyor. Çünkü bir iki kez yanlış yaparsa Facebook da yok olabilir” diyor.

Türkiye’den kimse Facebook’a başvurmuyor

Saydam, Türkiye’deki “Dünyanın en iyisi olayım da Facebook’ta çalışayım” algısının yanlış olduğunu belirtiyor. “Hayır, bu böyle değil” diyor ve Türkiye’den kimsenin Facebook’a başvurmadığını söylüyor.

Gençlere olumsuz düşünmektense başvuru yapmalarını ve ilgili kişilere ulaşmaya çalışmalarını öneren Saydam’a göre “Ne kadar çok kişi başvurursa, o kadar çok Türkiye’den insan Silikon Vadisi’nde çalışabilir.”

Hedefi Türkiye’ye geri dönmek

Gelecekteki hayalini sorduğumuz Saydam, “Facebook’ta öğrendiğim bilgileri kendi girişimimde değerlendirmek. Umarım bu Türkiye’de olur. İnsan ülkeden giderken ‘Acaba ülkeme ihanet mi ediyorum?’ diye de düşünmeden edemiyor elbette ama bilgiyi de gidip yerinde edinmek gerekiyor. Sonra ülkene bu bilgi ile dönebilesin” diyor.

Facebook’tan Para Kazanmak İçin

Sosyal ağlar arasındaki ağırlığını hala koruyan Facebook, günümüzde de internet kullanıcılarının en fazla uğradığı siteler arasında yer alıyor. Özellikle Türkiye’de yoğun bir Facebook kullanımı söz konusu. Öyle ki Türkiye Facebook’un en yoğun kullanıldığı ülkeler arasında birinci konumda. Twitter’da da aynı şekilde Türkiye birinci.

Türkiye’de böylesine yoğun kullanılan Facebook, pek çok gazete, televizyon veya radyodan daha fazla kişiye ulaşma imkanı sağlıyor. Bu da şirketlerin reklam vermek için Facebook’a yönelmesini sağlıyor. Şirketlerin bir bölümü Facebook ile direkt reklam anlaşması yaparken, bir bölümü ise sosyal ağ içerisindeki sayfaların yöneticileri ile anlaşıp ürün veya hizmetlerini burada tanıtıyor.

Eğer sizin de bir Facebook sayfanız varsa bu mecrayı ürün ve hizmetlerini tanıtmaya çalışan şirketlere pazarlayıp para kazanabilirsiniz. İyi bir sayfa oluşturup, on binden fazla beğeni alabilirseniz siz de artık bir reklam mecrası haline gelmişsiniz demektir. Bu aşamadan sonrası sizin şirketlere ilişkilerinize kalıyor.

Biz size fikir vermesi açısından Facebook sayfası ile nasıl para kazanıldığına dair madde madde örnekler sunuyoruz. Karşınızda Facebook’tan para kazanma yöntemleri:

Ürün ve hizmet tanıtımı yaparak para kazanabilirsiniz.

Homojen bir kitleye sahip bir sayfanız varsa bunu şirketlere pazarlamanız oldukça kolaydır. Örneğin Honda araba üzerine bir sayfanız ve 10 binden fazla takipçiniz varsa bir Honda araç servisi sayfanıza rahatlıkla reklam verecektir. Aynı şekilde zayıflama üzerine bir kadın sayfanız varsa zayıflama ürünü satan bir şirket sizden daha iyi bir mecra bulamayacaktır. Bu noktada homojen bir kitlenin beğendiği bir sayfa ile para kazanmanız oldukça kolay olacaktır. Şirketlerden size teklif gelebileceği gibi, siz de gidip onlara kendinizi tanıtabilirsiniz.

Link paylaşımı yaparak para kazanabilirsiniz.

Web sayfaları ve bloglara sayfanızda bağlantı vererek de para kazanabilirsiniz. Örneğin teknoloji üzerine açtığınız bir sayfaya, yeni yayına girmiş bir teknoloji haber portalından reklam teklifi gelebilir. Siz onların haberlerini sayfa duvarınızda paylaşır ve onlara ziyaretçi kazandırabilirsiniz. Bunun karşılığında siz de para kazanırsınız.

Deneyimlerinizi paylaşarak para kazanabilirsiniz.

Facebook deneyimlerinizi paylaşarak da para kazanabilirsiniz. Facebook’ta sayfa açan şirketlere kendi sayfanızı referans göstererek danışmanlık yapabilirsiniz. Danışmanlık karşılığında ciddi ücretler alınabiliyor.

Sayfanızı satarak para kazanabilirsiniz.

Büyük şirketler reklam kampanyaları için sayfa oluştururken bunun beğeni kazanmasının uzun süreceğini düşünebilirler. Bu durumda da hazır sayfalara yönelirler. Eğer ciddi bir teklif gelirse sayfanızı böyle bir şirkete satmayı veya kiralamayı da düşünebilirsiniz.

Tüm bunlar benim “Facebook’tan nasıl para kazanılır?” sorusuna bir anda verdiğim cevaplar. Siz bunları kullanabileceğiniz gibi yeni fikirler de geliştirebilirsiniz.

 

Not: Bu makale Medya Akademi için yazılmış ve ilk olarak medyaakademi.org sitesinde yayınlanmıştır.

Facebook Hesabı Çalınırsa Ne Yapılmalı?

Sosyal medya hesaplarının güvenliği her geçen gün daha iyi bir seviyeye geliyor. Ancak hackerlar da boş durmuyor. Birçok sosyal medya hesabı hacklenebiliyor. Peki böyle bir durumda ne yapmak gerekli?

Facebook hesabı çalınırsa ne yapılmalı?

Daha önce Twitter’da böyle bir şey başınıza geldiğinde ne yapmanız gerektiğini açıklamıştık. Bugün ise Facebook’ta hesabınız hacklenirse, hesabınız başkalarının eline geçerse ne yapmanız gerektiği üzerinde duracağız.

Facebook hesabınızın başkaları tarafınan kullanıldığını düşünüyorsanız öncelikle Facebook’u durumdan haberdar etmeniz gerekmekte. Bunun için www.facebook.com/hacked adresine başvurmanız gerekiyor.

Bu sitede hesabınızı kurtarmak için gereken bilgiler sizden istenerek, eğer hesabınızda başkaları varsa onlar sistemden çıkartılıyor. Öte yandan bu işlem, hesabınızın veya bilgisayarınızın bir virüs veya zararlı yazılımdan etkilendiği durumlarda da işinize yarayabiliyor.

Peki, arkadaşınızın hesabı çalınırsa?

Facebook’ta sizin hesaplarınzın çalınabileceği gibi arkadaşlarınızın hesapları da çalınabilir. Bu nedenle arkadaşınızın bilgisayarında virüs veya kötü niyetli yazılım olduğundan veya giriş bilgileri şifre tuzağı sonucu başkalarının eline geçmiş olduğundan şüphelenirseniz siz de birşeyler yapabilirsiniz.

Facebook böyle durumlarda arakdaşınıza yardım etmek için hesabı ekleyen kişinin paylaşımlarını spam olarak şikayet etmenizi öneriyor. Ayrıca arkadaşınıza, bilgisayarını temizlemek ve hesabını güvenceye almak konusunda yardım için Yardım Merkezi‘ni ziyaret etmesini söylemenizin yararlı olacağını belirtiyor.

Hesabınızı korumak için ne yapmanız gerekiyor?

Hesabınızın başkalarının eline geçmemesi için Facebook’un önerilerine kulak vermeniz gerekiyor. Facebook, hesabınızın güvende kalabilmesi için şunlara dikkat etmenizi öneriyor:

  • Güçlü bir şifre seçin ve başka hiç kimseyle paylaşmayın. En az altı rakam, harf ve noktalama işaretinin (! ve & gibi) birleşimini kullanın.
  • İlave güvenlik özelliklerimizi kullanın.
  • E-posta hesaplarınızın güvende olduğundan emin olun
  • Başkalarıyla paylaştığınız bir bilgisayarı kullandıktan sonra Facebook’tan çıkış yapın. Unutursanız, uzaktan çıkış yapabilirsiniz.
  • Bilgisayarınızda virüsten koruma yazılımı çalıştırın.
  • Herhangi bir şeye tıklamadan veya bir şeyi indirmeden önce düşünün.

OlayTV Haber Merkezi Facebook ve Twitter’da da Sizlerle!

Olay TV Haber Merkezi 19 Eylül Pazartesi günü yeni yayın dönemine başlıyor. Yeni yayın döneminde Olay TV’yi Facebook ve Twitter’dan da takip edebileceksiniz. Bu süreçte Olay TV Haber Merkezi’nin sosyal medya yayınlarından ben sorumlu olacağım.

Yeni yayın döneminde de Bursa, Türkiye ve Dünya gündemindeki en son gelişmeler sıcağı sıcağına Olay Haber’in Facebook ve Twitter hesaplarında da olacak. Olay Ana Haber bilgiyi doğru, hızlı ve tarafsız olarak sizlere aktarmaya devam edecek. Bu nedenle haberi kaynağından, Olay’dan takip etmenizi öneriyorum.

Olay TV Haber Merkezi’niı Facebook’ta ve Twitter’da takip edebileceğiniz adresler ise şöyle:

Facebook’ta Olay TV Haber Merkezi:

www.facebook.com/pages/Olay-TV-Haber-Merkezi/251021011603178

Twitter’da Olay TV Haber:

www.twitter.com/olaytvhaber