Harry Potter ve Ölüm Yadigarları

Harry Potter ile tanışmam iki binli yılların hemen başında olmuştu. O zamanlar henüz ilköğretim okulunda bir öğrenci idim. J.K. Rowling imzalı Harry Potter ve Felsefe Taşı adlı kitabı aldığım ilk gün, adeta kendimi kitabın sayfaları arasında kaybettim. Sonrasında, sırasıyla Harry Potter ve Sırlar Odası ve Harry Potter ve Azkaban Tutsağı yayınlandı. Her kitabı da büyük bir heyecanla okudum ve yaratılan bu renkli dünyada gezinmekten büyük mutluluk duydum.
Harry Potter ve Felsefe Tarşı‘nın filminin de çekileceğini duyduğumda büyük bir merakla vizyon tarihini beklemeye başladım ve film vizyona girdiğinde ilk izleyicilerinden bir tanesi de ben oldum. Sonrasında ikinci ve üçüncü film de vizyona girdi. Her üç filmi de oldukça beğenmiş, en azından hayal ettiğim büyülü dünya kadar renkli birer film olduklarını düşünmüştüm.
Sonrasında ise ya ben büyüdüm, ya da Harry Potter artık eskisi kadar tat vermemeye başladı. Haliyle okumayı da izlemeyi de bıraktım. Ta ki düne kadar!
Dün, yarattığımız kısa zamanda bir arkadaşımla birlikte sinemaya gitmeye karar verdik. Vizyondaki filmler arasında seansları bize uyan tek film Harry Potter ve Ölüm Yadigarları idi. Ben de hem eski günleri yad etmek, hem de arkadaşımı kırmamak için filmi izlemeyi kabul ettim. Ancak, Harry Potter serisinin Ölüm Yadigarları bölümünü okumadığım için film hakkında hiçbir bir önbilgim yoktu. Filmin başlamasını beklerken filmin özetini okumakla yetindim sadece:

Film, Harry, Ron ve Hermione’nin Voldemort’un ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar’ın izini sürmek ve yok etmek görevini üstlenerek yola çıkmaları ile başlıyor. Profesörlerinin yönlendirmeleri ve Profesör Dumbledore’un koruması olmaksızın, tek başlarına yola çıkan üç arkadaş şimdi herzamankinden daha fazla birbirlerine güvenmek zorundadır. Ancak, onları tehdit ederek ayrı düşmelerini sağlamak isteyen Karanlık Güçler de aralarındadır…

Filmi ilk üç filmden çok daha farklı bir yapıda buldum. Açıkçası, aradığım renkliliği, ne yazık ki bulamadım. Yıllar önce Harry Potter benim için renkli bir masaldı, fakat Ölüm Yadigarları‘nda hiçbir renklilik gözüme çarpmadı. Filmin iki buçuk saat boyunca çok az şey anlatılıyor olması da beni oldukça sıktı. Buna karşın internette film hakkında yapılan yorumların hemen hemen tamamı olumlu. Sanıyorum, ben filmde aradığını bulamayan azınlığın bir üyesiyim.