Blogumda İlk Satırlar…

İlk satırları yazmak kasmıştır, zorlamıştır her zaman beni. Ardı arkası kolay gelir, su gibi. İşte bu yüzden ilk satırlarım aynı klişe cümlelerden mürekkeptir çoğu zaman 🙂
Yazmak insanın evrim yolunda ne kadar da ilerlediğini hatırlatır bana. Yazmak medeniyeti yad etmektir, okumaksa bu medeniyeti yaşamak.
Şu kısacık ömrümde, çok uzun satırlar yazdım, yazmak içinse daha fazlasını okudum… Okudukça yazmaktan korktum, insanın yıllar sonra sadece yazdıklarıyla var olabileceğini ürkerek gördüm.
Ben buralarda “ben” olarak kalmadığım zaman bu satırlarlarla var olacağımın bilincinde olmak yazarken beni zorluyor.
Ama ben tüm bu zorluklara göğüs gererek sizin için bu satırları yazıyorum, demiyeceğim. Yazmak aslen bencilliktir, insan kendisi için yazar!
Yazılar başkaları okusun için yazılsa da her yazı yazarıyla anılır… “Suç ve Ceza”yı milyonlar okumuştur ama akla ilk Dostoyevski gelir. Aslında şu an için böyle büyük bir iddiayla, yazılarımla yarın da var olmak için yazmıyorum; sadece yarın daha iyi yazabilmek ve tarihime notlar düşmek için karalıyorum bu satırları.