Çevre Kirliliği ve Küresel Çevre Kirliliğinin Ekonomik ve Siyasal Yansımaları

Hızlı nüfus artışı ve Sanayi Devrimi sonrasında oluşan hızlı üretim ve tüketim olanakları; dünyamızı içinden çıkılmaz çevre sorunlarıyla yüz yüze bırakmıştır. Dünyamız, çevremiz her geçen gün biraz daha kirlenmektedir.
Artan nüfus, küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, nükleer atıklar, doğal kaynakların aşırı tüketimi ve özellikle su, hava ve toprağın kirletilmesi küresel çevre sorunlarına sebep olmuş ve halen de olmaktadır. Şüphesiz, bu sürecin ekonomik ve siyasal yansımaları olmakta ve olacaktır.
21. yüzyılda insanoğlu, tek hammadde ve atık depolama kaynağı olan doğayı düşüncesizce tüketmeye devam etmektedir. Sürdürülebilir olmayan yöntemlerle, dünya her geçen daha fazla kirlenmekte ve adeta tükenmektedir! Peki, dünyanın tükenmesi ne gibi ekonomik ve siyasal sonuçlar doğuracaktır?
Şüphesiz, hammadde olmadan üretim yapmak mümkün değildir. Dünya bu şekilde tüketilmeye devam edilirse, tek hammadde kaynağımızı da yitirmiş olacağız. Böylelikle üretimden de bahsedemeyeceğiz çünkü belirttiğimiz gibi üretim ancak hammadde ile mümkün olabilmektedir. Üretimin olmadığı ya da nispeten azaldığı bir dünyada insanların yaşam kaliteleri düşecek hatta açlık ve benzeri sebeplerden toplu ölümler yaşanabilecektir.
Kaynakların azalmasının siyasal sonuçları ise tahmin edeceğiniz gibi uluslararası sürtüşmeler ve savaşlar olacaktır. Mevcut kaynakların paylaşımı için yaşanan dünya savaşları göz önüne alınırsa, yarınlarda neler yaşanabileceğini tahmin etmek zor olmayacaktır.

“Organik Düşün Organik Davran” Makale Yarışması 1.lik Ödülü

Bugün benim için önemli bir gün: Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Projesi kapsamında Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) tarafından yürütülmekte olan TR0604.01-02/055 sözleşme numaralı Organik Düşün Organik Davran projesi çerçevesinde düzenlenen makale yarışmasının sonuçları açıklandı. Sonuçlar şöyle:

1. Okan Yüksel (Uludağ Üniversitesi, İİBF)

2. Emre Bilen (Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi)

3. Volkan Karanlık (Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi)

Hüseyin ÖnderYavuz OdabaşıSeçkin EroğluMetin AkuralArif Özgür Ülger ve Ege Sarıaltın ise mansiyon ödülü almaya hak kazandılar. Bu dereceye çok mutlu oldum ve paylaşmak istedim. Beni daha da mutlu eden ise Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nin (ETO) ödül alan eserlerin basımını üstlenmesi. Bu nedenden ötürü makalenin tamamını sizlerle paylaşamıyorum, sadece “Giriş” kısmından bir özet sunuyorum:

İnsan da diğer tüm canlılar gibi doğanın üretim ve tüketim süreci içerisinde kendisine yer edinmiş ve birçok canlı gibi varlığını bugünlere kadar sürdürebilmiştir. İnsanı diğer canlılardan farklı kılan özellik ise doğanın üretim sürecine müdahale etme bilgi ve kabiliyetine sahip olmasıdır. Bu bilgi ve bilgiden doğan kabiliyet insanın doğa ile oynayarak, doğadan yüksek verim alabilmesini olanaklı kılmıştır. Bu olanakların insana sunduğu kazanımlar elbette vardır ancak insanoğlu 20. yüzyılın sonlarına doğru kazandığını sanırken aslında kaybettiğini fark etmeye başlamıştır. Artık, insan bugününü kurtarmak için yarınlarını yok ettiğinin ve doğayla oyun oynanamayacağının bilincindedir, bu bilinçle de organik tarım faaliyetlerine yönelmektedir. Bu çalışmanın amacı da insanın tarımsal serüveninin dünü, bugünü ve yarınlarını organik tarım perspektifinden ele almaktır.

Adana Metrosu Hizmete Hazır…

Metro için ilk kazma vurulduğunda sanıyorum liseye bile başlamamıştım. Bugün gelinen noktada Adana metrosunun büyük bölümü tamamlandı, geriye kalan kısmı da çok kısa bir süre sonra tamamlanmış olacak.

Bu inşaat benim için önemli, bunun iki sebebi var: birincisi bu proje içerisinde yer alan insanlardan bir tanesinin babam, Celal Yüksel olması. İkinci sebebi ise artık Adana halkının metroya fazlasıyla ihtiyaç duyması.

İşin büyük kısmının bitirilmesi ve artık Adanalılara hizmet vermeye başlaması bu nedenlerden ötürü beni fazlasıyla memnun ediyor.

Önümüzdeki süreçte birinci etabın tamamı hizmete sokulacak, sonrasında ise Çukurova Üniversitesi’ne uzanan ikinci etaba başlanacak. Sonrasında üçüncü ve dördüncü etaplar da olur diye umuyorum. Adana ve Adana halkı bunu fazlasıyla hak ediyor çünkü.