Arşiv 2013/02/28

Son Günlerde Olan İyi Şeylere Dair

Bilgisayarımın başına ortmadan önce güzel bir kahve yaptım. Günlük süt ve doğal bal ile güzel bir kahve oldu. İnsanın kendi kahvesini yapması çok güzel birşey. Bunu yoğun iş temposu içerisinde anlamıştım. Kendi kahvemi yapmaya bile fırsatım olmuyordu, şimdi böyle bir fırsatım var ve ben de tadını çıkartıyorum.

Yazının başlığı “Son Günlerde Olan İyi Şeylere Dair”. Aslında hayatımda son günlerde yaşanan çok da iyi şeyler yok ancak aldığım kararlar var. İşin güzel tarafı bir iki hafta geçmesine rağmen bu kararları uygulamaya devam ediyorum. Örneğin arkadaşlarımın yoğun ısrarına rağmen (kötü arkadaşlar!) iki haftadır bir tek sigara bile içmedim. Alkol konusunda ise tam anlamıyla “sosyal içici” oldum denilebilir. Haftada en fazla 2 akşam, fazlası yok: azı makbul…

Ayrıca sağlıklı beslenmek her zaman istediğim birşeydi. Artık buna da ciddi ciddi dikkat ediyorum. Fazla ve sağlıksız gıdalar yemiyorum. 4 ayda 16 kilo vermek gibi bir hedefim var. Bunda düzenli spor ve bisiklet de bana yardımcı olacak. Yamıştım, yeni bir bisikletim var artık.

2013’te kendimi geliştirmek ve belki de “gerçekleştirmek” için çalışacağımı yazmıştım. Bunun için çalışıyorum. Aynı zamanda İngilizcemi olabildiğince geliştirmeye ve ayrıca ALES’ten mümkün olan en yüksek notu almak istiyorum. Yarın İngilizce için YDS kursuna başlıyorum. Soru çözme tekniklerini öğreneceğim, böylelikle kısa zamanda çok daha fazla soru çözmek mümkün oluyormuş. Bakalım, söyledikleri gibi mi olacak?

İşte son günlerde durumlar böyle. Kendimi düzene koymaya, olması gerektiği gibi yaşamaya çalışıyorum. Mutlu muyum? Olacağım…

Burada Neden Yazıyorum?

Blog yazmaya ilk başladığımda henüz bir üniversite öğrencisi bile değildim. Ancak aradan geçen süreçte üniversiteyi kazandım, mezun oldum, bir işe girdim ve bugün cüzdanımda “gazeteci” kimliğimle geziyorum. Yani artık toplum içerisinde 24 yaşında bir “gazeteci” rolüne sahibim. Bu nedenle 24 yaşında bir gazeteci gibi davranmam gerekiyor. Yani toplum benden maskemle var olmamı istiyor.

Bu baskı hayatıma olduğu kadar bloguma da yansıyor. Oysa ben olduğum gibi, hissettiğim gibi yaşamak, yazmak istiyorum. Önümüzdeki süreçte bunun için çalışacağım. Birşeyler yazarken, ne kadar ciddi olduklarına değil yazmak isteyip istemediğime bakacağım.

Ne de olsa burası benim kişisel blogum ve insanlar okusun  diye değil, kendi tarihime notlar düşmek için yazıyorum.

Artık Hayatımda Bisiklete De Yer Var

Üniversite öğrenimim sırasında profesyonel bisiklet almak istemiş ancak alamamıştım. Bu isteğimi biraz rötarlı da olsa bugün gerçekleştirebildim. Artık yeni bir bisikletim var: markası Kawasaki, modeli X-Ray.

Çektiğim ilk fotoğrafını aşağıda paylaşıyorum. Bence güzel bir tasarımı var. Hafif olmasının yanı sıra güzel de bir görünüme sahip. Turuncu ve beyaz renkleri bana Adana’yı hatırlayıyor.

bisiklet

Bundan sonra fırsatını buldukça kısa gezilere çıkacağım. Bu geziler şimdilik Bursa ve çevresiyle sınırlı kalsa da hamlığımı attıktan sonra bisiklet gruplarıyla birlikte şehirlerarası geziler yapmak da isiyorum. Tüm bu tur ve gezileri blogumdan takip edebileceksiniz. Bundan böyle blogumda “Ben ve Bisikletim” adlı bir kategori olacak. Gittiğim yerleri fotoğraflayacak ve sizlerle paylaşacağım…

Bana iyi yolculuklar dileyin 🙂 Şu hamlığımı atana kadar iyi dileklerinize ihtiyacım olacakmış gibi görünüyor…

Yeni İşim: Türkiye’nin İlk Uluslararası Raylı Sistemler Dergisini Çıkartıyoruz…

2013’ün benim için farklı bir yıl olması istediğimi yazmış ve ardından da Olay TV’deki dış haber editörlüğü görevimden istifa etmiştim. Amacım Uludağ Üniversitesi’ndeki Yüksek Lisans öğrenimimi tamamlamak ve akademik kariyerimi sürdürmekti. Aslında amacım değişmiş değil, şu anda da en önemli amacım bu. Türkiye’de uluslarararası ilişkiler ya da Orta Doğu denildiğinde akla gelen ilk isimlerden birisiyle çalışıyorum. Bu benim için büyük bir şans ve bunu değerlendireceğim.

Akademik kariyer hedefime karşın medyadan tam olarak koptuğum söylenemez. Olay TV’deki kadar ağır olmasa da öğrenimimi sürdürmeme, sınavlarıma çalışmama müsadece edecek bir işe başladım. Aslında kafamda böyle bir plan ya da proje yoktu. Tek hedefim akademik kariyer ve sınavlardı ancak benim için çok değerli bir isimden gelen teklifi reddedemedim. Türkiye’de raylı sistemler konusunda en büyük kaynak site olan RayHaber‘in kurucusu Levent Özen‘in teklifi üzerine Türkiye’nin ilk uluslararası raylı sistemler dergisini çıkartan ekipte buldum kendimi. Bundan böyle Türkçe ve İngilizce basılacak olan RayHaber / RailyNews dergisinde editör olarak görev alacağım.

İnternet gazeteciliği, televizyon haberciliği derken şimdi de uluslararsı bir dergi projesinin içerisindeyim. Diğer alanlarda olduğu gibi dergicilik konusunda da en büyük şansım bu işi bilen insanlarla yola çıkmış olmam. Ekip o kadar sağlam ki, ilerleyen haftalarda dergi çıktığında bunu gözlerinizle göreceksiniz.