Arşiv 2015/01/19

Röportaj Nasıl Yapılır? Teknikleri Nelerdir?

Gazetecilik esasında doğru soru sorma mesleğidir. Gazeteci işinin her aşamasında doğru soruları sormasını bilmeli, doğru cevapların peşine düşmelidir. Bu noktada iyi bir gazeteci aynı zamanda bir röportaj üstadı da olmalıdır.

Türkiye’de röportaja oldukça ilgi gösterildiği söylenebilir. Bu nedenle televizyonda, radyoda, gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde ve diğer pek çok mecrada röportajlara geniş yer verilmektedir.

Bu makalemizde röportajın ne olduğu, söyleşi ile arasında nasıl farklar üzerinde duracak; röportajın nasıl yapılması gerektiğine dair düşünce ve önerilerimizi paylaşacağız.

Röportaj nedir? Söyleşi nedir?

Röportaj ve söyleşi birbirinden farklıdır. Türkiye’de sıklıkla karıştırılan iki türün arasındaki temel fark, röprotajda gazetecinin kendi duygu ve düşüncelerini de okuyucuya aktarmasıdır. Oysa söyleşide bu yoktur.

Gazeteci, röportajda daha aktiftir. Röportaj yapılan yer, kişi ve konu hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşır, dilediği bir sırlamada röportajı yaptığı kişinin görüşlerini de aktarır.

Söyleşide ise gazetecinin pasif olması, okuyucu ile söyleşi yapılan kişi arasından çekilmesi beklenir. Söyleşide gazetecinin duygu ve düşüncelerine yer verilmezken sadece soru ve cevaplara yer verilir. Bugün gazete, dergi ve pek çok kitapta “röportaj” diye sunulan aslında budur ve bunun doğru tanımlaması ise söyleşidir.

Röportaja nasıl hazırlanılır?

Röportaj yaparken üç aşama olduğu söylenebilir. Bunlar “röportaja hazırlık”, “röportaj” ve “röportaj sonrası” olarak sıralanabilir. Bir gazeteci röportaj yapmadan önce hazırlık yapmalıdır.

İlk aşama röportaj teklifi aşamasıdır. Röportaj yapılacak kişiye teklif sunulmalı, röportajın ne hakkında olduğu, nerede ve ne zaman yayınlanacağı açıklanmalıdır. Röportajın yazılı mı, sesli mi, görsel olarak mı yayınlanacağı konusunda bilgi verilmelidir. Uygun bir tarih belirlenip, sözleşilmelidir.

Gazeteci röportaj yapacağı kişi ve röportajın konusu hakkında ön çalışma yapmalı, bilgi sahibi olmalıdır. Örneğin bir yazar ile röportaj yapılacaksa, o yazarın ilgili kitapları ve daha önce basına verdiği demeçleri okunmalı, notlar alınmalıdır. Röportaj yapılacak kişi değil de röportaj yapılacak konu önemli ise bu sefer de o konu hakkında çalışılmalıdır.

Röportajda sorulacak sorular önceden taslak olarak belirlenmeli, gerekiyorsa not alınmalıdır. Bu süreçte sorular röportaj yapılacak kişiyle paylaşılmamalıdır.

Röportaj nasıl yapılır?

Röportaj, belirlenen uygun yer ve zamanda yapılır. Bu süreçte gazetecinin dikkat etmesi gereken konular vardır.

Röportajın bir ses veya görüntü kaydının olması hem gazeteci hem de röportaj yapılan kişinin yararına olacaktır. Daha sonra oluşabilecek anlaşmazlıklar, gazetecinin röportaj yapılan kişinin sözlerini çarpıtma ihtimali veya röportajı yapan kişinin söylediklerini inkar etmesi gibi sorunlar böylelikle çözülmüş olur. Bu nedenle gazetecinin röportaj yaptığı kişiye de bilgi verip kayıt alınması önemlidir.

Röportajda daha önce hazırlanan soru taslakları kullanılır. Ancak bunlarla sınırlı kalınmaz. Gazeteci röportaj sırasında verilen cevaplardan yeni sorular çıkartmalıdır. Soru noktasında dikkat edilmesi gereken birşey de tek soru sorulmasıdır. Röportajda tek bir soru sorup cevabını aldıktan sonra diğer bir soruyu sormanız gerekmektedir. Aksi halde röporotaj yapılan kişi sorunun birisine cevap verirken ikinci soruyu unutabilir veya yanlış hatırlayabilir.

Röportaj sırasında gazeteci karşısındaki kişiye saygısını korumalı ama maalesef Türkiye’de pek çok örneğini gördüğümüz gibi röportaj yaptığı kişiye “çok değerli”, “çok sayın” gibi övgü dolu sıfatlar kullanmamalıdır.

Ayrıca söyleşiden farklı olarak röportajda gazetecinin duygu ve düşünceleri de okurla paylaşılır demiştik. Bu nedenle gazeteci röportaj yaptığı kişi ve mekanı da gözlemlemeye dikkat etmelidir.

Röportaj sonrasında neler yapılır?

Röportaj sonrasında kayıt edilen ses veya görüntü metne çevrilir. Bu aşamada konuşma dilinin neden olduğu gereksiz sözcükler, tekrarlar söylemin esasını bozmamak kaydıyla silinir. Bu işlem sırasında gerekli görülürse röportaj yapılan kişiden onay da alınır.

Gazeteci kendi duygu ve düşüncelerini de katarak röportajı yayına hazırlar. Yayınlanacak metin sadece sorular ve cevaplardan ibaret olmaz. Hatta sorulara bile yer verilmeden, içerisinde röportaj yapılan kişinin cevapları olan bir metin bile yayınlanabilir.

Geleceği planlar mı yoksa şans mı belirler?

Hayatlarımız akıp gidiyor. Çocukluğumuz okula başlamakla, gençliğimiz üniversiteyi bitirmekle sona eriyor. Sonra iş hayatı başlıyor ve hayatlarımız farklı şekillerde devam ediyor…

Peki, biz bu süreçte ne kadar etkili olabiliyoruz? Geleceğimize, hayatımıza planlarımız mı, yoksa şans mı daha fazla etki ediyor? Daha fazlasını oku

Haber Sitesi Kuracaklara 10 Tavsiye

Türkiye’de neredeyse her geçen gün yeni haber siteleri açılıyor. Bu sevindirici bir gelişme olsa da temeli iyi atılmamış, doğru planlanmamış haber siteleri uzun soluklu olamıyorlar ve kısa sürede yayınlarını sonlandırıyorlar. Bu makalemizde haber sitesi kurmak isteyenlere veya yeni kurmuş olanlara tavsiyelerde bulunmak, sitelerine katkı sağlamak istiyoruz.

Şimdi sizlere iyi bir haber sitesi kurmak için yapmanız gerekenleri madde madde sıralayacağız…

1. Akılda Kalıcı Bir Alan Adını (Domain) Satın Alın

Haber sitenizin akılda kalcı olması, kaliteli bir görünüme sahip olması için alan adı oldukça önemli. Alan adı alırken sırasıyla haber sitenizin içeriğiyle uygun, akılda kalıcı, kaliteli olmasına önem verin. Unutmayın ki alan adınız sizin marka değerinizi oluşturacak en önemli şeylerden birisi olacaktır.

2. Türkiye’den İyi Bir Web Alanı (Hosting) Satın Alın

Alan adınızı aldıktan sonra sitenizi kuracağınız bir alan da (yani hosting servisi de) almanız gerekecek. Alan satın alırken hız ve SEO açısından Türkiye’de hizmet veren bir servisten yararlanmanızı öneririz. Satın alacağınız alanın Türkiye’de olması sitenizin SEO’sunu yükseltecek ve arama motorlarında daha üst sıralara çıkabileceksiniz. (Bu konuda ilgili bir makalemiz: Yeni Başlayanlara Site Dışı SEO Önerileri)

3. Kolay Kullanılabilir Bir İçerik Yönetim Sistemini Kullanın

Alan adınızı ve alanınızı aldıktan sonra, haber sitenizi oluşturacak bir içerik yönetim sistemi kurmanız gerekiyor. Bu konuda dikkat etmeniz gereken genel geçer ve kolay kullanabileceğiniz bir sistemi tercih etmeniz gerekir. Dünyada bu alanda en çok kullanılan sistemler WordPress, Joomla ve Drupal’dir. Biz Medya Akademi’de WordPress kullanmaktayız ve memnunuz. WordPress’i sizlere de önerebiliriz. (WordPress hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz bu sistemin Türkiye’deki uzmanlarından Barış Ünver ile yaptığımız röportajı okuyabilirsiniz: Uzmanına Sorduk: WordPress nedir?)

4. Yayın Alanınızı Daraltın (Niş Alanlara Yönelin)

Haber sitenize bir alan adı aldınız, satın aldığınız yere içerik yönetim sisteminizi kurdunuz ve şimdi yapmanız gereken içerik üretmek! Peki, hangi konuda içerik üreteceksiniz? Bu önemli bir soru. Sakın genel bir haber sitesi açmayın. Eğer yüz binlerce dolar sermayeniz yoksa genel bir haber sitesi açmaya kalkmayın. Çünkü insanlar genel haber sitesine girecek olsalar sizi değil; Hürriyet, Haber Türk, Al Jazeera Türk veya T24 gibi haber sitelerini tercih ederler.

Sizin yapmanız gereken bölgesel ya da içerik olarak daha dar, özel ve niş alanlara yönelin. Örneğin yaşadığınız şehirle ilgili haberler paylaşılan bir site kurun. Bu konuda başarılı bir örnek: bursadabugun.com Veya daha dar, niş bir alanda haberler yapan bir site kurun. Bu konuda başarılı bir örnek: rayhaber.com.

5. İçeriğinizi En İyi Sunabileceğiniz Temayı/Şablonu Seçin

İçeriğinizi en iyi şekilde sunabileceğiniz tema veya şablonu seçin. Sitenizde fazla kategoriler olacak ise tüm kategorileri ana sayfada sunabileceğiniz bir tema, şablon tercih edin. Yok eğer çok az kategoriniz olacak ise buna göre çok da karşışık olmayan bir temayı tercih edebilirsiniz.

İçeriğinizde fotoğraflara yer verecekseniz görseli öne çıkartan bir tema seçin. Video kullanacaksanız video bölümü olan temalara bakın.

Önemli bir noktada temanızın modüler olması. Tema seçerken değiştirilebilir, özelleştirilebilir olmasına da dikkat edin. Ayrıca ücretli bir tema alamadan önce bunun ücretsiz benzerleri olup olmadığına göz atmayı da ihmal etmeyin.

6. Periyodik İçerik Ekleyin

Sitenize periyodik içerik eklemeye önem verin. Okuyucunuz yarın veya gelecek hafta kaç haberi gireceğinizi öngörebilsin. Bu konuda periyodikleşmeye önem verin. Bir hafta 100 haber yayınlayıp, gelecek hafta 10 haber yayınlamayın. Eğer öyle yapacaksanız, bunu 55 bir hafta 55 diğer hafta yayınlayın.

İçerik paylaşım sayınız periyodik olsun. Bu günde 1 de olabilir günde 100 de…

7. Fotoğraf Galerileri ve Videoları Gözardı Etmeyin

Video ve fotoğraf galerileri de önemli olabiliyor. İnternetin size sunduğu alanı sadece yazılarla doldurmayın. Videolara ve fotoğraflara da sitenize yer verin. Bu okuyucuların sitenizde kalma süresini arttıracağı gibi, kalite algısını da yükseltecektir.

8. Rakiplerinizi Belirleyin ve Başarılı Yönlerini Saptayın

Kendinizi sitenize kaptırıp dışınızda olup bitenleri izlememek hatasına da düşmeyin. Rakiplerinizi belirleyin ve sürekli takip edin. Kim ne yapıyor? Yaptıkları okurlardan nasıl etkileşim alıyor? Bunları not edin ve kendinize bir şekilde uyarlamaya çalışın.

9. Okuyucu Sadakati Sağlayın

Kendi okuyucunuza değer verin ve onun sadakatini önemseyin. Okuyucu sadakatini sağlamak, her fırsatta okurlarınızın karşısına çıkabilmek için sosyal medyayı aktif olarak kullanın, elektronik bülten aboneleri edinin.

  • Sosyal Medyayı Aktif Olarak Kullanın

Eğer bir haber siteniz var ise sosyal medya hesaplarınız da olmalı. Türkiye’de en yoğun kullanılan Facebook, Twitter ve Youtube’ta mutlaka aktif olmanız gerekmekte. Bu mecralarda açtığınız hesaplarda siteniz içerisindeki haberleri, fotoğraf ve videoları paylaşmanız okur sayınızı arttıracağı gibi okuyucu sadakatini güçlendirmenizi de sağlayacak. Sizi sosyal medyada gören okurlarda marka algısı oluşacak ve paylaşımlarınızı gördükte siteye tekrar girebilecekler.

  • E-Bülten Abonesi Edinin

Elektronik bülten aboneliği de okuyucu sadakati açısından önemli. Sitenizdeki haberler için elektronik bülten aboneliğini aktif hale getirin. Bültene mümkün olduğu kadar fazla abone bulmaya çalışın. Biz Medya Akademi’de elekronik bülten yayıncılığı da yapıyoruz ve okuyucu tepkilerinden oldukça memnunuz.

10. Profesyonellerden Destek Alın

Bir haber sitesinin her alanıyla ilgilenmek oldukça zor olabilir. Bu noktada profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Bu konuda size önerimiz webmasterlar için oluşturulmuş forumlara üye olmanız. Bu forumlarda oldukça uygun fiyatlara profesyonel destek veren kişilere ulaşabilirsiniz.

“Bereketli Topraklar Üzerinde” 61 yılda değişen pek de birşey yok

Bereketli Topraklar Üzerinde” köylerinden kalkıp Çukurova’nın yolunu tutan 3 arkadaşın romanı. Pehlivan Ali, Köse Hasan ve Yusuf…

Büyük umutları olan Ali, Hasan ve Yusuf, Adana’a varıyor, “kadere kırk beş” diyerek gurbetle ve “bilinmezle” mücadele etmeye başlıyorlar. “Bilinmez” olanla mücadelenin en güçlü kaynağı “merak” onlara yardım da ediyor, onları felaketlere de sürüklüyor…

Ali, Hasan ve Yusuf’un yaşadıklarını anlatacak değilim. Bunu romanı okuyarak daha iyi öğrenebilir, farklı zaman ve mekanda dünyaya farklı pencerelerden bakan insanların hayatlarına tanıklık etme şansı bulabilirsiniz.

Ben kitabın bende bıraktığı etkiyi ve düşüncelerimi paylaşacağım.

Kitabı okuduktan sonra ilk düşündüğüm Orhan Kemal’in iyi yazar olduğuydu. İtiraf etmeliyim ki bu kadar iyi yazdığını bilmiyordum. Orhan Kemal’i tanımak için bu kadar geç kaldığım için kendime de, hayatımın önemli bir kısmını çalan eğitim sistemine de kızdım. Daha fazla Orhan Kemal okumaya karar verdim.

İkinci düşündüğüm ise aradan geçen 61 yılda bereketli topraklar üzerinde pek de değişen birşey olmadığıydı. Buna üzüldüm.

Orhan Kemal, ilk baskısı 1954 yılında yapılan kitapta, ırgatların kısa yemek paydosunu şöyle betimliyor:

Hereni denilen pilav dolu üç büyük kazanla bakır karavanalar, tahta kaşık desteleri, adam başına birer tane kara, bayat somunlar öküz arabasına yüklendi. Araba tarlanın yolunu tuttu.

Çapa ırgatları kazmaları bırakmış, kızgın güneşin altında beşer beşer oturmuş yemek bekliyorlardı.

Altlarındaki toprak fırın kadar sıcaktı. Tepeden olanca gücüyle vuran güneşse milleti su gibi terletiyordu.

Bakır karavanalarda pilavlarla ekmekler geldikten sonra, tarlaya beşer beşer dağılmış ırgatların iştahlı ağız şıpırtıları, bakır karavanalarda takırdayan tahta kaşıkların sesi ortalığa yayıldı. Takırtı, ağız şıpırtısı. Konuşulmuyordu. Hiçbiri enayi değildi. Konuşan, ötekilerden daha az yerdi. Zaten ne vardı konuşulacak?

Bu sahne bilmeyene on yıllar öncesinde kalmış, şimdilerde bir karşılığı yokmuş gibi gelebilir. Oysa ben geçtiğimiz yaz, Orhan Kemal’in 61 yıl önce betimlediği bu sahneye Çukurova’da Ceyhan nehri kenarındaki bir köyde tanıklık ettim.

Al Jazeera Türk için hazırladığım Adana haber dosyasında mevsimlik işçilerle konuştum, onlarla oldukça zaman geçirdim. Romanı okudukça mevsimlik işçilerle yaşadıklarım, gözlerimin önüne geldi. Acı ama romanın yazıldığı 1954’ten bu güne değişen pek de birşey olmadığını gördüm.

Romanda ırgatların sürekli bulgur pilavı yedikleri anlatılıyordu ki ben de haber yaptığım süre boyunca işçilerin bulgurdan başka birşey yemediklerini gördüm. Haberde kullandığım ve aşağıda da paylaştığım fotoğrafın altına “Mevsimlik işçiler 12 saat çalışıyor. Sadece yemek arasında soluk alabiliyorlar. Yemekleri ise genellikle pilav” diye not düşmüştüm.

Geçtiğimiz yıl fotoğrafladığım bu sahne romanda anlatılandan çok da farklı değil. Ve aslında bu mevzu edebiyattan da gündelik geçici kaygılardan da önemli!

İş yemekle de sınırlı değil. Aradan geçen bunca yılda mevsimlik işçilerin hakları, onlara yapılan haksızlıklar da değişmemiş.

Öyle ki romanda çalışma saatlerinde ırgatların tuvalete gitmeye bile zamanları olmadığı anlatılıyor. Ki bunu geçtiğimiz yıl farklı şekillerde ben de gördüm. Röportaj için konuşalım mı dediğim hiçbir işçi bana yanıt bile ver(e)medi.

Yanıt vermemelerini önce garipseyip, anlam veremesem de sonradan onları anladım. Irgatbaşı olduğunu öğrendiğim kişi gelip işçilerin konuşamayacağını, izin veremeyeceğini söyledi. Yani Adana’nın kavurucu sıcağında, güneşin altında durmadan çalışan bu beden işçilerinin bir 10 dakika paydosuna bile tahammül yoktu. Eğer konuşmak istiyorsam akşamı, yani işlerin bitmesini beklemem gerekliydi. Öyle yaptım, konuştum, haberleştirdim.

Mevsimlik işçilerle yaşadıklarımı ve Orhan Kemal’in “Bereketli Topraklar Üzerinde”sinde anlattıklarını karşılaştırınca birşeylerin artık değişmesi gerektiğini düşündüm.

Sizce de geçen bunca yılda değişen birşeyler olması gerekmiyor muydu?

Gazeteciler İçin Fotoğraf Doğrulama Araçları

Sosyal medyanın artık profesyonel gazeteciler için de ciddi bir haber kaynağı haline geldiğini daha önce pek çok makalemizde belirtmiştik. Artık sosyal medyanın kaynaklık ettiği birçok haber görüyoruz. Ancak bu haberlerde önemli hatalar da yapılıyor. Bu makalemizde bu tür hataların önüne geçmek için sosyal medyada paylaşılan fotoğrafları teyit etmenizi sağlayacak servisleri aktarmak istiyoruz.

Sosyal medyada bir fotoğraf gördünüz ve bunun doğruluğundan emin olmak istiyorsunuz. Öyle ise size bu iş için oluşturulmuş 4 önemli servisi sunuyoruz:

Google Görsel Araması

“Google Search by Image” ile sosyal medyada karşılaştığınız herhangi bir fotoğrafın ilk olarak ne zaman ve hangi sitelerde kullanıldığını öğrenebiliyorsunuz. Örneğin sosyal medyada gördüğünüz bir katliam fotoğrafının iddia edildiği gibi yeni mi yoksa çok farklı bir zaman ve coğrafyada mı çekildiğini hemen görebiliyorsunuz.

Google’ın ücretsiz olarak sunduğu bu servise https://images.google.com adresinden ulaşabiliyor, fotoğrafı yükleyerek ya da bağlantı adresini kopyalayarak kullanabiliyorsunuz.

Yandex Görsel Araması

Arama konusunda Google ile ciddi rekabet halinde olan Yandex, fotoğraf aramasında da Google ile yarışıyor. Google Görsel Araması ile benzer bir mantıkta çalışan Yandex’te de elinizdeki bir fotoğrafın ilk nerede, nasıl kullanıldığını öğrenip elinizdeki bilgileri teyit etme şansı buluyorsunuz. Yine Google’da olduğu gibi söz konusu fotoğrafın kullanıldığı haberleri bulmanın yanı sıra fotoğrafın da yüksek çözünürlüklü haline ulaşabiliyorsunuz.

Yandex’ten görsel araması yapmak isterseniz kullanmanız gereken adres: http://yandex.com.tr/gorsel

Tin Eye

Tin Eye de Google Görsel Arama gibi bir fotorğaf arama motoru. Yine ücretsiz kullanabileceğiniz bu servisle de herhangi bir fotoğrafın ilk olarak nere(ler)de kullanıldığından haberdar olabiliyorsunuz. Google kadar fazla sonuç vermese de Tin Eye’in özelliği fotoğrafın üzerinde değişiklik yapılmışsa eski versiyonlarına ulaşmanızı daha kolay sağlıyor.

Tin Eye servisinden yararlanmak istiyorsanız başvurmanız gereken adres http://www.tineye.com.

Jeffery’s Exif Viewer

Sosyal medyada edindiğiniz bir fotoğrafın EXIF (Exchangeable Image File) bilgisini ortaya çıkarmak istiyorsanız Jeffery’s Exif Viewer işinize yarayabilir. Sistem yüklediğiniz veya linkini paylaştığınız fotoğrafın tarih, kamera özellikleri ve hatta GPS konumunu da verebiliyor.

Jeffery’s Exif Viewer’a http://regex.info/exif.cgi adresinden ulaşılabiliyor.