Geleceği planlar mı yoksa şans mı belirler?

Geleceği planlar mı yoksa şans mı belirler?

Hayatlarımız akıp gidiyor. Çocukluğumuz okula başlamakla, gençliğimiz üniversiteyi bitirmekle sona eriyor. Sonra iş hayatı başlıyor ve hayatlarımız farklı şekillerde devam ediyor…

Peki, biz bu süreçte ne kadar etkili olabiliyoruz? Geleceğimize, hayatımıza planlarımız mı, yoksa şans mı daha fazla etki ediyor?

Bu soruya üç dört yıl önce cevap veriyor olsaydım “hayatı planlarımız ve emek şekillendiriyor, şekillendirmeli!” derdim. Ancak artık bu konuda eskisi kadar kesin bir yargıya sahip değilim. Sanırım hayatımızı şekillendiren etkenler sadece plan ve emekten ibaret değil…

Orhan Pamuk’la yeni kitabı Kafamda Bir Tuhaflık (Henüz okumadım ama okuma sırasında!) hakkında yaptıkları bir söyleşide benzer bir konu gündeme geliyor. Pamuk’un cevabı şöyle:

Gençliğinde insan her şeyi kontrol etmek istediği için niyet önemlidir, “ben ne istersem yaparım” der. Yaşlanınca hafif hafif, benim gibi, rastlantıların, tesadüflerin, kısmet dediğimiz şeyin de hayatta bir rolü olduğunu görüyoruz.

Ben de yaşlanmaya başlamış olacağım ki hafif hafif rastlantıların, tesadüflerin, kısmet dediğimiz şeyin, şansın hayatta önemli bir rolü olduğunu görmeye başlıyorum.

Kabul etmeliyiz ki planlarımız, çabamız, emeğimiz kadar tesadüf ve şans da hayatımızda belirleyici. Tarihte de böyle olduğu görülüyor. Dücane Cündioğlu’nun aktardığı şu öykü ne kadar gerçek bilinmese de doğruluk payı olduğu muhakkak:

Yakınları, bir subayı övüp yeteneklerini sıralamaya başladıklarında, Napolyon kendilerine, “Gevezeliği bırakın da söyleyin bakalım, o askerin şansı var mı, şansı?” demiş. Onun asıl aradığı şey yetenekten çok şansmış çünkü.

Peki, herşey şans ya da tesadüflerden mi ibaret? Planlarımızın, verdiğimiz emeğin hiç mi önemi yok? Elbette önemi var! Planlarımız, çalışmalarımız da önemli. (Daha önce verdiğim emeğin karşılığını daima aldığımı yazmıştım.) Ancak tesadüfleri ve şansı da göz ardı etmemeliyiz. En azından ben artık göz ardı etmiyorum.

Takip edin!
Okan Yüksel

Uluslararası İlişkiler, Medya ve İletişim öğrenimi gördü. Politik Akademi ve Medya Akademi'yi kurdu. İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği'nin (İGBD) kuruluşunda görev aldı. Olay TV'de dış haber editörü olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Türk'e katıldı. 2015 ortasında Anadolu Ajansı'nın sosyal medya yöneticisl oldu. Okan Yüksel'in blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü, "İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı" adlı bir kitabı bulunuyor. Uluslararası ilişkiler, medya ve iletişim teknolojileriyle ilgileniyor.

Şu ana kadar 1 yorum

Esma Yayın tarihi9:18 am - 2017/07/20

Teşekkürler çok başarılı bir yazı olmul

Bir Cevap Yazın

Paylaşım
Daha fazla Felsefe & Düşünce, Kariyer & İş Hayatı
Gazeteci Olmak İsteyen Öğrencilere Tavsiyeler

Bu makalede, kendi deneyimlerimden yola çıkarak, İletişim Fakültesi'nde okuyan öğrencilerin başarılı bir kariyere sahip olmaları için yol göstermek istiyorum.

Ne yazık ki çok cahiliz!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) verilerine göre Türkiye’de 3 milyon 784 bin 667 kişi hiçbir okula gitmemiş durumda. Bu nüfusun yüzde...

Kralın çocuğu olmak ya da olmamak

"Kralın çocuğunun diğer çocuklardan üstün bir konuma yerleşmesi, kendi edimidir ve böylece kendine bir imtiyaz sağlamış olur - diğer çocukların...

Kapat