Arşiv 2015/02/23

Twitter’da Detaylı Arama Yöntemleri

Twitter, sosyal medya araçları arasında en çok kullanılan ve bilinen mecralardan birisi olarak biliniyor. Hem aktif kullanıcı sayısının, hem de günlük atılan tweet sayısının miktarlarına bakıldığında, tahtını sarsabilecek bir alternatif alan yaratılmadığı sürece popülaritesini de uzun yıllar boyunca koruyabileceğini düşünmemiz yanlış olmayacaktır.

Twitter aynı zamanda sadece sosyal ağlarda düşüncelerini paylaşmak ve gelişmeleri takip etmek isteyen kullanıcılar için değil, bazı haber kanallarından anlık haber alması bir zorunluluk olan insanların da sıklıkla kullandığı bir alan. Gazeteciler, akademisyenler, politikacılar veya danışmanları, ekonomistler buna dair verebileceğimiz örneklerden sadece birkaçını oluşturmakta.

Tweet atmak, hesapları takip etmek veya hesaplar tarafından takip edilmek, mention, özel mesaj gibi özellikleri çok fazla kullanıcı tarafından bilinen ve sıklıkla kullanılan özellikleri olsa da, site kullanıcısına sadece bunları sağlamaktan çok daha ileride özelliklere sahip. Aynı zamanda aradığınızı bulmak ve insanlarla iletişime geçmek, yazdıklarını takip etmek konusunda da ayrıntılı bilgi edinmeniz sağlayacak olan kimi özel, detaylı arama yöntemleri bulunuyor. Bu yazımızın konusu da Twitter’da detaylı arama yöntemlerini nasıl kullanacağınız üzerine olacak.

Twitter’da “Gelişmiş Arama” ismindeki sayfa birçok kullanıcıya gereken bilgiyi sağlayabilecek kadar geniş imkanlara sahip. Burada kelime, kişi, konum gibi bilgileri odak noktasına alarak arama yapabiliyor, böylece hem seçenekleri daraltmış hem de gözden kaçma ihtimali bulunan tweetleri doğrudan önünüze almış oluyorsunuz.

Gelişmiş arama komutları sağ üstte bulunan arama çubuğundan da kontrol edilebiliyor. Ancak bunun için elinizde komutların listesinin olması veya halihazırda biliyor olmanız gerekmekte. Örneğin arayacağınız kelimelerin sonuna –rt yazdığınızda bu “retweet edilenleri dahil etme” anlamına geliyor. Belirli konumlar arasında yazılanları aramak için ise “geocode:” yazmanız ve koordinatları girmeniz yeterli. Tam listeye ise buradan ulaşabilirsiniz.

Bunların yanı sıra, sık arananları kaydetmeniz de size bilgiye ulaşım esnasında daha az vakit kaybı sağlayacaktır. Twitter altyapısı her kullanıcısına 25 tane arananı kaydetme imkanı sunmaktadır. Bunu aktifleştirmek için ise arama sonuçları sayfasına girmeniz ve “aramayı kaydet” seçeneğini etkinleştirmelisiniz.

Twitter’ın altyapısını kullanan ve kimi farklı sosyal medya hizmetleri için arama seçenekleri sunan dış servisler de kullanabileceğimiz hizmetler arasında yer almakta. Hashtag’ler içinde arama yapmak için Hashtracking, harita üzerinde arama yapmak için ise Trendsmap buna dair verebileceğimiz iki örnek.

3D Yazıcılarla Evler Üretim Üssü Olacak

2014’te hayatımıza iyice giren 3 boyutlu yazıcılar kısa süre sonra evlerimizdeki yerini de alacak. Peki bu yazıcılar neleri değiştirecek? Hayatımızı nasıl etkileyecekler?

Her ev üretim üssü olacak

Üç boyulu yazıcılar söz konusu olunca ortaya çıkan ürünler genelde oyuncağı andırıyor. Ancak bu yazıcılarla yapılabilecekler bundan çok daha fazlası. Öyle ki üç boyutlu yazıcılarla organ bile basıldı.

Kısa sürede evlerimize alıp kullanabileceğimiz formatta olan üç boyutlu yazıcılar da değişecek ve daha karmaşık ürünler basmaya başlayacak. Öyle ki her ev birer üretim üssüne dönüşecek.

Mağazadan almayacak, evde basacağız

3 D yazıcılar ile mağazadan alışveriş yapmayı da bırakacağız. Örneğin ihtiyaç duyduğumuz bir tabak veya bardağı mağazaya gidip almaktansa evde bastırıp hemen kullanabileceğiz.

İlerleyen yıllarda bu yazıcılar öylesine gelişecek ki elektronik aletleri bile basabilecek duruma gelecekler. İşte o aşamada dünyamız bugün yaşadğımızdan çok daha farklı (umarız iyi) bir yer halini alacak.

Ürün değil tasarım satılacak

Üç boyutlu yazıcılar ekonomiyi de derinden sarsacak. Bu yazıcıların yaygınlaşmasıyla birlikte ürün değil tasarım satışları artacak.

Önümğzdeki süreçte insanlar bardak yerine bardak tasarımı almaya başlayacak. Masa yerine bir masanın 3 boyutlu projesine para verilecek. İnsanlar elektronik posta hesabına gelen masa projesini 3 d yazıcısında bastıracaklar.

Haliyle geleceğin en fazla para kazandıran mesleklerinden birisi de tasarım olacak. Endüstriyel tasarımcılar önümüzdeki süreçte iyi paralar kazanacak.

Kendilerini de kopyalayacaklar

İşin ilginç yanı dünyamızı değiştiren bu yazıcılar kendilerini de kopyalayabilecekler.

Bir üç boyutlu yazıcı, kendisini oluşturan parçaları basıp kendi benzerlerini de üretebilecek. Yani anlayacağınız hammadde ve tasarıma sahip olduğunuz sürece yapamayacağınız çok az şey kalacak!

Hammaddeye ihtiyaç artacak

Üç boyutlu yazıcılar da elbette “su yakmıyor”. Bu yazıcıların da hammaddeye ihtiyaçları olacak. Bu nedenle bugüne kadar büyük fabrikaların ihtiyaç duyduğu hammaddeler sıradan insanlar tarafından da talep edilmeye başlanacak. Örneğin evin babası markete gidip üç kilo aliminyum, 1 kilo plastik alıp dönecek.

Sözün özü 3D yazıcılarla hayatımız ciddi bir değişim yaşayacak. Bizlere ise bu değişimin keyfini çıkartmak kalıyor. Deloitte, “14. Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Öngörüleri” raporuna göre 2015’te 250 bin 3 boyutlu yazıcı satılacak. Dileğimiz bu sayının daha da artması ve bu teknolojiyle herkesin bir an önce tanışması!

Şirketiniz İçin Bloglar Neden Önemli?

Medya Akademi’de bu güne kadar blog yazarlığının kariyerinize katkıları üzerine durduk. Peki, şirketler için blogların ne tür avantajları var? “Bu makalemizde şirketler neden blog sahibi olmalı?” sorusunu yanıtlıyoruz.

Şirket blogu nedir?

Kişisel veya moda, haber gibi konular üzerine odaklanmış blog kategorileri olduğu gibi şirket blogları da bulunmaktadır. Şirket blogları genel anlamda bir pazarlama, halkla ilişkiler aracı olarak görülebilir.

Şirket blogları şirketlerin kurumsal web sitelerinin yanı sıra, genellikle kendi (ve genellikle sempatik) çalışanlarına ve hatta zaman zaman CEO’larına tutturdukları pazarlama ve tanıtım odaklı yayınlar olarak dikkat çekmektedir. Şirketlerin çalışanları bu bloglarda deneyim ve fikirlerini paylaşmakta, şirketin ürün ve hizmetleri hakkında bilgi vermektedir.

Hangi şirketlerin blogu olmalı?

Şirket blogculuğu noktasında Google veya Microsoft gibi uluslararası şirketler dikkat çekmektedir.

Don Tapscott ve Anthony D. Williams, Wikinomi adlı kitaplarında blogların şirketler üzerindeki etkileri üzerinde durmuşlardır. Kitapta Microsoft ve diğer büyük şirketlerin blogculuğu masaya yatırılmıştır. Microsoft’un ilk blogcusu Joshua Allen’ın 2000 yılında yayına başlayan blogundan bugüne, Microsoft çalışanlarınca binin üzerinde şirket blogu oluşturulmuş durumdadır. Microsoft söz konusu binlerce blog ile kamuoyu gözüne oluşan “Kötülük İmparatorluğu” vizyonunu silmeyi büyük oranda başarılı olmuştur.

Microsoft’un dışında IBM ve Generals Motors da şirket bloglarına önem veren firmalar arasında sayılabilir. Örneğin, IBM üç binin üzerinde şirket içi bloga sahip. Socialtext ve Wired dergisi tarafından Haziran 2006’da yapılan bir araştırma 25 Fortune 500 şirketinin blogları kullandığını ve bu şirketleri çoğunlukla teknoloji sektöründen olduklarını ortaya çıkarmıştır.

Ancak şirket bloguna sahip olmak için büyük bir şirket olmanıza da gerek yok! Bir restoran veya KOBİ olsanız da blog yayıncılığı yapabilir, bu mecranın şirketinize sunduğu imkanlardan yararlanabilirsiniz.

Blogların şirketlere sunduğu avantajlar neler?

Bloglar kişilere sunduğu gibi şirketlere de birçok avantaj sunmaktadır. Bu avantajları maddeler halinde sıralayabiliriz:

  • Ürün ve Hizmet Tanıtımı

Bloglar, şirketlerin ürün ve hizmetleri aracısız olarak tüketiciye tanıtabilecekleri mecralardır. Şirketler, oluşturacakları bloglar aracılığıyla mevcut ve gelecekte sunacakları ürün ve hizmetler hakkında müşterilerine detaylı bilgiler verebilirler.

Arama motoru optimizasyonu (Bu konuda daha fazla bilgiyi Medya Akademi’nin SEO Yönetimi kategorisinde bulabilirsiniz.) iyi yapılmış bir blog aracılığıyla potansiyel müşterilere de ulaşılabilmektedir. Örneğin psikolojik danışmanlık şirketi iseniz ve blogunuzda aile içi ilişkilere dair bir makale yayınladıysanız, bu arama motorlarında yer alacaktır. Böylelikle çiftler arasındaki sorunlar üzerine araştırma yapan birisi blogunuza gelecek, makalenizi okuyacak ve ciddi bir sorunla karşı karşıya ise şirketinizden psikolojik danışmanlık hizmeti almayı düşünebilecektir.

  • Müşteri İlişkilerinin Geliştirilmesi

Şirket bloglarında paylaşılan ürün ve hizmetler hakkında okurlar yorum yapabilirler. Bu nedenle müşterilerin görüş ve önerileri bloglar aracılığıyla şirketlere ulaştırılabilir. Müşterinin bakış açısını görebilmek bloglar ile mümkün olabilmektedir.

Çıplak Sohbetler adlı kitaplarında Robert Scoble ve Shel Israel, şirket blogculuğu hakkında şu saptamada bulunulmaktadır: “Blog yayınlamak; müşterileriyle daha fazla yakınlaşmak isteyen iş dünyası için yalnızca akıllıca bir yöntem değil, gerekliliktir de. Blogu olmayan şirketlere bir dereceye kadar şüpheyle yaklaşılacağı, insanların bu şirketlerin saklayacak bir şeyleri olup olmadığını ya da şirket sahiplerinin çalışanlarının söyleyecekleri konusunda kaygı duyup duymadıklarını merak edecekleri günün yakın olduğunu düşünüyoruz.

  • Çok Daha Fazla İnandırıcılık

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan araştırmalar kamuoyunda blogların ne kadar inandırıcı olduğunu pek çok kez ortaya koydu. Örneğin yapılan araştırmalarda ülkede blog yazarlarına olan güvenin ABD Başkanı’na olan güveninin çok üzerinde olduğunu gösteriyor.

Bloglar diğer pek çok alternatiflerine göre çok daha güvenilir görülen mecralar olarak karşımıza çıkıyor. Bunun şirketiniz için ne kadar önemli bir güç olduğunun farkındasınızdır umarım.

Peki, blogların modası geçer mi?

Pew Araştırma Şirketi’nin çalışmaları sonrasında, Amerika Birleşik Devletleri’nde blog okuyan internet kullanıcılarının sayısının yılda %60 arttığı ortaya koyulmuştur. Bu artışı sadece Amerika ile sınırlı görmek de büyük bir yanlış olacaktır. Nitekim Technorati’den aldığımız veriler, bu hızın Asya ve Orta Doğu’da, Kuzey Amerika’dakinden bile daha yüksek olduğunu söylemektedir.

Bloglar Twitter veya Facebook duvarına da benzemez. Yani ürettiğiniz içerik zamanla gözden kaybolmaz. Aksine arama motorlarında yer alarak, değerini arttırarak zamanla daha fazla gözle görünür olurlar.

2 Mayıs 2005 tarihli Business Week dergisi “Bloglar İşinizi Değiştirecek” başlıklı kapak konusunda, blogların iş dünyasında nasıl da etkili olabileceği üzerine durmuştur. Aradan geçen 10 yılda şirket blogları kendilerine biçilen rolü hakkıyla yerine getirmiş ve ilerleyen yıllarda da yerine getirmeye devam edecektir.

Özgecan Aslan ve Sosyal Medya

Türkiye Özgecan Aslan için sokaklara döküldü. Genç bir kızın canice katledilmesine ülkenin dört bir yanında tepki vardı. Peki, tepkinin bu boyutlara ulaşmasında sosyal medya ne kadar etkili oldu?

Soruyu daha farklı formlüle edecek olursak: Eğer sosyal medya bu kadar etkili olmasaydı Özgecan Aslan cinayeti Türkiye’nin gündemini bu kadar sarsabilir miydi? Dilerseniz cevap vermeden önce sosyal medyada Özgecan Aslan’ın ne kadar yankı uyandırdığına kısaca göz atalım…

Sosyal medyada #ÖzgecanAslan

Özgecan Aslan cinayeti medyada ilk olarak sıradan bir cinayet – kadına şiddet haberi kadar yer buldu. Haber siteleri Özgecan Aslan haberlerini ilk olarak manşetten veya sitelerinin başlarından görmedi. Ancak sosyal medyada durum oldukça farklıydı.

Dünyada en yoğun şekilde Türkiye’de kullanılan Twitter‘da 13 Şubat Cuma gününden bu yana gündemin değişmeyen maddesi #ÖzeganAslan oldu. TOPSY verilerine göre 13 Şubat’tan bu yana #ÖzgecanAslan etiketine sahip 3 milyon 164 bin tweet atıldı.

#ÖzgecanAslan Dünya gündemine geldi

Özgecan Aslan’ın cinayetine yönelik tepkilerin sosyal medyada gündem olması internet gazetelerindeki haberlerin tıklanma oranları da arttı. Hal böyle olunca Özgecan Aslan haberleri alt sıralardan manşetlere, sayfaların en görülür yerlerine taşındı. Böylelikle gazete ve televizyonların haberi ne şekilde görmesi gerektiği de ortaya çıktı. Haber bir anda Türkiye gündeminin birinci maddesi haline geldi.

Medyanın Özgecan Aslan haberini öne çekmesinin sosyal medyaya yansıması ise daha fazla paylaşım, daha fazla tepki oldu. Öyle ki #ÖzgecanAslan etiketi bir anda dünya gündeminin üst sıralarına yükseldi.

Hashtagify verilerine göre ise #ÖzgecanAslan, Twitter’da 9 ila 15 Şubat tarihlerinde dünya gündemine üçüncü sıradan girdi.

popular hashtags by hashtagify.me

Peki, sosyal medya olmasaydı?

İlk başta sorduğumuz soruyu yineleyecek olursak; sosyal medya olmasaydı Özgecan Aslan cinayeti Türkiye’nin gündemini bu kadar sarsabilir miydi?

Elbette, hayır. Eğer sosyal medya olmasaydı insanlar bu haberi gazetelerde okuyacak, televizyonlarda izleyecek ve belki sadece oturdukları yerden katillere lanet okuyacaklardı. Ancak sosyal medya ile insanlar tepkilerini daha gözle görülür, daha hissedilir bir şekilde ortaya koyma imkanı buldular. Bu durum medyanın da olaya daha fazla ilgi duymasına neden oldu. Bu iki iki süreç birbirini tetikledi.

Öte yandan sosyal medyanın örgütleme gücü de Özgecan Aslan protestolarının tüm Türkiye’ye yayılmasına önayak oldu. Sosyal medyada onlarca kişinin organize ettiği protesto gösterilerine binlerce kişi katıldı. İstanbul dışında da onlarca protesto düzenlendi.

Twitter’da Nasıl Habercilik Yapılır?

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler medyayı da değiştirmeye başladı. Artık habere ulaşmak ve haberi ulaştırmak için farklı mecralar doğdu. Bu mecralardan önemli birisi de Twitter. Peki gazeteciler Twitter’da neler yapabilir?

Twitter gazetecilerin haberlerini kitlelere ulaştırma aracı olmasının yanı sıra haber kaynağı olarak da kullanılabilir. Bu makalede Twitter’ın nasıl haber kaynağı olarak kullanılacağı üzerinde duracağız.

Twitter’da habere ulaşmak için

Sosyal medya bugün pek çok gazeteci için önemli bir haber kaynağı halini almış durumda. Özellikle dünyada en yoğun şekilde Türkiye’de kullanılan Twitter haber merkezleri tarafından da takip edilmekte. Peki, Twitter nasıl haber kaynağına dönüştürülür? Bunun için neler yapmak gerekiyor?

Takip listeleri oluşturmalısınız: 

Twitter’ın göz ardı edilen özelliklerinden birisi Listeler. Twitter’da listeler oluşturabilirsiniz. Bu listeler ile takip edilecek kişileri gruplandırarak, gündemdeki bir konu hakkında daha detaylı Twitter takibi yapma olanağınız olur.

Örneğin, TBMM’de bir oylama yapılıyorsa siz farklı partilerin milletvekillerinden oluşturduğunuz listeleri takip edebilir ve milletvekillerinin gündemdeki konu hakkındaki tweetlerini kolaylıkla görebilirsiniz.

Listeleri özellikle dış haberler için de kullanabilirsiniz. Örneğin farklı bölgelerde çalışan gazetecilerden oluşan listeler uluslararası krizlerde oldukça işinize yarayacaktır. Örneğin Filistin ve İsrail’deki gezetecilerden oluşturacağınız iki ayrı liste olası bir Gazze krizinde pek çok haberinize kaynaklık edebilir.

Twitter’da yere göre arama:

Twitter’da yere göre arama yaparak belirli bir bölge, şehir veya ilçeden atılan tweetlerin dışındakileri filtreleyebilirsiniz. Böylelikle habere ulaşmanız veya bir haberi doğrulatmanız mümkün olabilir.

Örneğin bir şehirde deprem olduğu duyumu aldıysanız sadece o şehirden veya çevresindeki şehirlerden atılan tweetlere bakarak bunun doğru olup olmadığını saptayabilirsiniz. Veya bir karayolunda kaza olduğu haberi aldıysanız, o noktanın bir kilometre çapından atılan tweetleri bularak bölgedeki son durum hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Haber doğrulatmak için de bu yöntem işe yarayacaktır. Örneğin yine bir deprem duyumu aldıysanız o bölgede veya çevresindeki tweetleri arayabilirsiniz. Böylelikle depremin şiddeti veya olup olmadığı hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Twitter’da yere göre arama yöntemi ve formülü hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Medya Akademi’deki “Twitter Arama Teknikleri: Yere Göre Ara” başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

Twitter’da zamana göre arama:

Twitter’da zamana göre gelişmiş arama yapmak araştırmalarınız ve haber doğrulatmak için oldukça işinize yarayacak bir diğer yöntemdir. Twitter’da belirleyeceğiniz iki tarih arasında atılan tweetler dışındakileri filtreleyebilirsiniz.

Örneğin Gezi Parkı olaylarının ilk veya ilk üç gününde atılan tweetlere ihtiyaç duyarsanız bunu bulabileceğiniz arama formülleri bulunmaktadır.

Twitter’da zamana göre arama yöntemi ve formülü hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Medya Akademi’deki “Twitter’da Zamana Göre Arama Tekniği” başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

Twitter’da Zamana Göre Arama Tekniği

Sosyal medya ve özellikle de Twitter artık gazeteciler için önemli bir haber kaynağı halini aldı. Bu nedenle Medya Akademi’de Twitter’ın nasıl bir haber kaynağı olabileceği üzerinde çokça durduk. Bugün de Twitter’ı haber kaynağınız olarak kullanmanızı sağlayacak özelliklerden birisi olan “zamana göre arama” yöntemini örneklerle anlatacağız.

Twitter’da zamana göre arama nedir?

Twitter içerisinde zamana göre arama yöntemi belirli bir dönemde atılan tweetleri diğerlerinden filtreleme işlemidir. Bu işlemle belirli tarihler arasındaki tweetlere yoğunlaşma şansı bularak diğerlerini arama sonuçlarından eleme şansınız olur.

Zamana göre arama ne işe yarar?

Zamana göre arama işinize yarayacak veya haberinize kaynaklık edecek tweetlere daha kolay bir şekilde ulaşmanızı sağlar. Örneğin günler süren bir olayın sadece ilk veya dilediğiniz diğer bir gününde atılan tweetlere ulaşmak isterseniz zamana göre arama işlemini kullanmanız gerekir.

Veya bir araştırma için iki veya daha fazla yıl önce dilediğiniz bir zaman diliminde, dilediğiniz bir kelimeyi içeren tweetlere ulaşmanız gerekirse  zamana göre arama oldukça işinize yarayacaktır.

Twitter’da zamana göre arama nasıl yapılır?

Twitter’da zamana göre arama yapmanın da, daha önce paylaştığım yere göre arama yapma gibi belirli bir formülü vardır. Arama kuttucuğuna aşağıdaki formülü girmeniz gerekmektedir:

[Aranmasını istediğiniz sözcük], since:[YYYY-AA-GG] until:[YYYY-AA-GG]

Burada formülde “since:” yanına yıl, ay ve gün olarak aramanın başlamasını istediğiniz tarihi, “until:” yanına da aynı şekilde aramanın sonlanmasını istediğiniz tarihi yazmanız gerekmekte.

Örnekle açıklamamız gerekirse, Gezi Parkı olaylarının ilk üç günü ile ilgili bir arama yapacak iseniz, Twitter’ın arama kutucuğuna şöyle bir formül yazmanız gerekmekte:

Gezi Parkı“, since:2013-05-27 until:2013-05-30

Burada aramayı Gezi Parkı ile ilgili yaptığımız aramada Gezi Parkı’nı tırnak içine aldık. Siz de birden fazla sözcüğü içeren aramalar yapacaksanız tırnak kullanabilirsiniz. Ancak “ağaç” gibi tek bir kelime için arama yapacaksanız tırnak kullanmanıza gerek kalmayacaktır.

Facebook Hesabı Çalınırsa Ne Yapılmalı?

Sosyal medya hesaplarının güvenliği her geçen gün daha iyi bir seviyeye geliyor. Ancak hackerlar da boş durmuyor. Birçok sosyal medya hesabı hacklenebiliyor. Peki böyle bir durumda ne yapmak gerekli?

Facebook hesabı çalınırsa ne yapılmalı?

Daha önce Twitter’da böyle bir şey başınıza geldiğinde ne yapmanız gerektiğini açıklamıştık. Bugün ise Facebook’ta hesabınız hacklenirse, hesabınız başkalarının eline geçerse ne yapmanız gerektiği üzerinde duracağız.

Facebook hesabınızın başkaları tarafınan kullanıldığını düşünüyorsanız öncelikle Facebook’u durumdan haberdar etmeniz gerekmekte. Bunun için www.facebook.com/hacked adresine başvurmanız gerekiyor.

Bu sitede hesabınızı kurtarmak için gereken bilgiler sizden istenerek, eğer hesabınızda başkaları varsa onlar sistemden çıkartılıyor. Öte yandan bu işlem, hesabınızın veya bilgisayarınızın bir virüs veya zararlı yazılımdan etkilendiği durumlarda da işinize yarayabiliyor.

Peki, arkadaşınızın hesabı çalınırsa?

Facebook’ta sizin hesaplarınzın çalınabileceği gibi arkadaşlarınızın hesapları da çalınabilir. Bu nedenle arkadaşınızın bilgisayarında virüs veya kötü niyetli yazılım olduğundan veya giriş bilgileri şifre tuzağı sonucu başkalarının eline geçmiş olduğundan şüphelenirseniz siz de birşeyler yapabilirsiniz.

Facebook böyle durumlarda arakdaşınıza yardım etmek için hesabı ekleyen kişinin paylaşımlarını spam olarak şikayet etmenizi öneriyor. Ayrıca arkadaşınıza, bilgisayarını temizlemek ve hesabını güvenceye almak konusunda yardım için Yardım Merkezi‘ni ziyaret etmesini söylemenizin yararlı olacağını belirtiyor.

Hesabınızı korumak için ne yapmanız gerekiyor?

Hesabınızın başkalarının eline geçmemesi için Facebook’un önerilerine kulak vermeniz gerekiyor. Facebook, hesabınızın güvende kalabilmesi için şunlara dikkat etmenizi öneriyor:

  • Güçlü bir şifre seçin ve başka hiç kimseyle paylaşmayın. En az altı rakam, harf ve noktalama işaretinin (! ve & gibi) birleşimini kullanın.
  • İlave güvenlik özelliklerimizi kullanın.
  • E-posta hesaplarınızın güvende olduğundan emin olun
  • Başkalarıyla paylaştığınız bir bilgisayarı kullandıktan sonra Facebook’tan çıkış yapın. Unutursanız, uzaktan çıkış yapabilirsiniz.
  • Bilgisayarınızda virüsten koruma yazılımı çalıştırın.
  • Herhangi bir şeye tıklamadan veya bir şeyi indirmeden önce düşünün.