Arşiv 2014/11/24

Uzmanına Sorduk: WordPress nedir?

Dünyadaki dört web sitesinden bir tanesi WordPrss alt yapısını kullanılıyor. Son yıllarda Türkiye’de de kullanılmaya başlayan ücretsiz sistem bloglardan internet gazetelerine, yeni sosyal ağlardan ticaret sitelerine kadar her türlü projenin alt yapısında kendisini gösteriyor.

Peki, WordPress nedir? Sistemin eksileri ve artıları neler? Kullanmak için neler gerekiyor? Tüm bu soruları ve daha fazlasını işin uzmanı, profesyonel WordPress danışmanı Barış Ünver’e sorduk.

Barış Ünver Röportaj WordPress

WordPress konusunda bilinmeyenleri işin uzmanı Barış Ünver’e sorduk.

WordPress nedir?

WordPress’in üç tanımı var: Eski tanıma göre WordPress bir blog platformudur. Yıllar önce bu tanım değişti çünkü WordPress salt blog yazmaktan öte, çeşitli internet siteleri yapabilmemize yarayan bir “içerik yönetim sistemi”ne evrildi. Şimdilerde ise bazı çevreler, WordPress’i bir “uygulama platformu” olarak kabul ediyor – bazı çevrelerse bunu kabul etmiyor. Ben, WordPress’le web uygulamaları (ve hatta mobil uygulamalar) geliştirilebildiğini görüp bilmeme rağmen WordPress’in asıl yöneliminin içerik yönetimi olduğuna katılıyor ve WordPress’i bir İYS olarak tanımlıyorum.

Açık kaynak kodlu yazılım nedir? Açabilir miyiz?

Açık kaynak kodlu yazılım (kısaca “açık kaynaklı yazılım” da denebilir), adından da anlaşılacağı gibi kaynak kodları herkese açık olan yazılımların adıdır. Kesinlikle ücretsiz olması şart olmamakla beraber, açık kaynak dünyasına dahil olan yazılımların çok büyük kısmı ücretsizdir. Uygulamanın işlev ve amaçlarının şeffaflığı adına güzel bir sistem oluşundan ötürü, açık kaynaklı yazılımların itibarı epey yüksektir. Yine de, kaynak kodları açık olduğu için kötü niyetli insanların istismarına da açık olan sistemler olduğu için, açık kaynaklı yazılımların güvenlik riski oluşturabileceği bir gerçektir. (Elbette bu, kapalı kaynaklı yazılımların genel olarak daha güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Tersine mühendislik ile pek çok kapalı kaynaklı yazılımda da güvenlik açıkları bulunabilir – bunun en büyük örneği Microsoft’un Windows markalı işletim sistemleridir.)

Şunu da söyleyelim: İşin uzmanı olan insanlar tarafından yazılanları ve kendisini önemseyen/destekleyen toplulukları olan yazılımlar güvenlik açısından bir adım öndedir.

WordPress nasıl para kazanıyor? Giderleriniz nasıl karşılıyor?

WordPress’in kendisi para kazanan bir sistem değildir, ancak milyar dolarlara varan bir ekonomiyi oluşturduğu da bir gerçektir. WordPress’in tasarım ve işlevselliğini geliştiren “tema” ve “eklentiler” ücretsiz olarak dağıtılıp bağış toplayabilir veya ücretli olarak çeşitli internet sitelerinde satışa sunulabilir. Kendi internet sitenize kurabileceğiniz WordPress yazılımı da, WordPress.org adresinden ücretsiz olarak indirilebilir.

Bununla beraber, WordPress’in yaratıcılarından Matthew Mullenweg, Automattic şirketini kurup WordPress.com sitesi başta olmak üzere kâr amacı güden birçok proje üretmiştir. Aldığı yatırımlarla piyasa değeri 1 milyar doların üzerine çıkan Automattic şirketinin yanında, WordPress’i desteklemek ve geliştirmek isteyenler için kurulmuş bir dernek olan WordPress Foundation da, bağış kabul etmektedir: http://wordpressfoundation.org/donate/

WordPress kullanmak için illa web tasarım veya yazılım uzmanı olmak gerekiyor mu?

Uzman olmak gerekmiyor, ama web tasarım ve/veya yazılım uzmanı olanların WordPress’ten daha çok fayda sağladığı da bir gerçek. Kendi internet sitenizi yapmak için bir kodlama veya tasarım bilgisine ihtiyaç duymadan WordPress’i kullanabilirsiniz, ancak WordPress ekosistemine dahil olup WordPress sayesinde para kazanmak istiyorsanız, bir yazılım veya tasarım uzmanı olmak veya hiç değilse bir veya birden fazla uzman çalıştıran bir şirketin başında durmanız şart.

WordPress’in diğer rakiplerine göre avantaj ve dezavantajları neler?

WordPress’in en büyük avantajı, oluşturduğu muazzam ekosistem ve yazılıma destek olan yüz binlerce, belki milyonlarca yazılımcı ve tasarımcının oluşturduğu devasa topluluktur. İşin içine WordPress’in inanılmaz esnek yapısı ve geliştirilme konusunda sağladığı onca olanak da girince, WordPress’in diğer rakiplerinin toplamından bile daha fazla kullanılıyor oluşu şaşırtıcı gelmeyecektir.

Dezavantajı ise, ücretsiz ve açık kaynaklı bir yazılım olarak tanınmasından ötürü haksız bir biçimde üzerine yapışan kötü şöhretidir. WordPress; özellikle web yazılımlarının işleyişini bilmeyen, en hafif tabirle “cahil” diyebileceğimiz insanlar tarafından “küçük çocukların bile kullanabileceği bedava site geliştirme şeysi” olarak tanınıyor. WordPress’in küçük çocuklar tarafından bile kullanılabileceği doğrudur, ancak bu, küçük çocukların sıfırdan bir tasarım yaparak WordPress’in oluşturduğu milyarlarca dolarlık ekonomiyi alt üst edeceği anlamına gelmiyor. WordPress’in avantajlarını bilen bir insanın WordPress’i bu kadar anlamsız ifadelerle küçümsemesi mümkün değildir.

WordPress ile neler yapılabilir? Sadece blog mu açabiliyoruz, yoksa haber veya bir e-ticaret sitesi de oluşturabiliyor muyuz?

WordPress ile blog yazabilir, firmanızın sitesini yayına alabilir, bir haber sitesi yapabilir, bir e-ticaret sitesi işletebilir, Wikipedia gibi kendi çevrimiçi ansiklopedinizi kullanıma açabilir, bir ilan sitesi açabilir, bir mobil uygulama oluşturabilir, kişisel muhasebe hesaplarınızı yürütebilir, firmanızın CRM yazılımı ihtiyacını karşılayabilir, bir amaç uğruna bağış toplayabilir, sanal bir dershane açıp videolu kurslar ile ders verebilir veya bir sosyal ağ kurabilirsiniz.

WordPress ile kurulan bir web sitesinin güvenliği ne kadar güçlü? WordPress’e ne kadar güvenebiliriz?

Arkasındaki yüz binleri aşan geliştiricinin desteğiyle, WordPress aslında internetteki en güvenli içerik yönetim sistemlerinden bir tanesidir – daha fazla güvenliğe ihtiyaç duymanız halinde bunu da karşılayacak eklentileri mevcuttur. Ama hiçbir internet sitesinin, hiçbir sunucunun, hiçbir bilgisayarın ve hatta hiçbir bilişim sisteminin güvenli olmadığını da akılda bulundurmak lazım.

Kullanıcılar WordPress’te karşılaştıkları zorlukları nasıl aşabilirler? İnternette WordPress ile ilgili sorulara yanıt bulunabiliyor mu?

WordPress, dokümantasyonu epey güçlü bir web yazılımıdır; dolayısıyla merak ettiğiniz soruları ve yaşadığınız sorunların çözümlerini “WordPress Codex” isimli WordPress belgelerinden edinebilirsiniz. Bununla birlikte WordPress.org’da yer alan büyük forumu, StackOverflow gibi soru-cevap sitelerini, Türkiye’deki forumları karıştırabilir, sorularınızı yanıtlayacak birini bulabilirsiniz. Ama önce bir arama motorunda sorununuzu anlatan arama terimleriyle bir arama yapın derim – elbet bir başkası sizin sorununuzu yaşamış ve biri de o sorunun çözümünü yollamıştır.

Türkiye’de WordPress konusunda danışmanlık ve destek hizmeti veren profesyonel şirketler var mı? Bu şirketler neler yapıyor?

Önce kendi reklamımı yapayım.. WordPress’le ilgili soru ve sorunlarınız konusunda profesyonel danışmanlık almak için bana da ulaşabilirsiniz.

Ben dahil olmak üzere Türkiye’deki danışmanlık ve destek hizmeti veren kişi ve kuruluşlar; istediğiniz türden bir internet sitesi yapabilir, yaşadığınız sorunlara yardımcı olabilir, WordPress konusunda size eğitim verebilir veya WordPress tema ve eklentileri geliştirebilir.

Türkiye’de WordPress denildiğinde akla gelen isimlerden birisiniz. Sistemi bu kadar yakından tanıyan birisi olarak WordPress’in geleceği hakkındaki düşüncelerinizi de merak ediyoruz.

WordPress, 2014 yılı sonu itibarıyla internetteki tüm internet sitelerinin %23’ünden fazlası tarafından kullanılan bir içerik yönetim sistemi. Yaklaşık 300 milyon internet sitesinin 75 milyonu WordPress kullanıyor. (Şubat 2014 itibarıyla WordPress istatistiklerine buradan ulaşabilirsiniz.) Bu açıdan bakıldığında Google ne kadar kalıcıysa, Apple ne kadar kalıcıysa, WordPress’in de o kadar kalıcı olacağını düşünebiliriz.

Dünyadaki her şey ve herkes, gelişime ayak uydurduğu ve güncel kaldığı sürece başarılıdır. İnternetteki her 4 siteden birinin altyapısı olan WordPress, arkasındaki yüz binlere yeni destekçiler ekledikçe ve güncel kaldıkça, başarılı olmaya devam edecektir. Onun başarısını yakalamanın ve WordPress ile rekabet etmenin tek yolu, WordPress kadar esnek bir sistem yazıp, benzer büyüklükte bir destekçi topluluğa ulaşmaktan geçer ki bu da içerik yönetim sistemlerinin pazar payını genel olarak artıracağı için, nihayetinde yine WordPress’e fayda sağlar.

Özetle, WordPress’in şu anda bir yere gittiği yok, tepede durmaya devam ediyor ve uzun süre de tepede kalacak gibi.

SEO’ya Uygun Makale Nasıl Yazılır?

İnternette var olmak istiyorsanız birinci kural “Content is King!”tir. Yani internette içerik kraldır. Bugün geldiğimiz noktada içeriğiniz iyi değilse internette var olamazsınız.

İnternette var olmanın ikinci kuralı ise görünür olmaktır! İnternette içerik her zaman yeterli olmaz. İçeriğinizi en uygun şekilde arama motorlarına eklemeniz, mümkün olduğunca görünür hale getirmeniz gerekir. Bunun içinse arama motoru optimizasyonu, yani SEO çalışması yapılmalıdır. (SEO’nun ne olduğu ve önemi konusunda bir makale: SEO Nedir? Ne İşe Yarar?)

Anlayacağınız üzere internette SEO da içerik gibi oldukça önemlidir. Bu nedenle “SEO’ya uygun makale nasıl yazılır” sorusunun cevabını bulmadan internette başarıya ulaşmak pek de mümkün olmayacaktır.

Peki, SEO’ya uygun makale nasıl yazılır? Bu sorunun cevabını size madde madde sunuyoruz.

SEO’ya uygun makale yazmak için yapılması gerekenler:

SEO’ya Uyumlu Başlık Seçin

Google ve diğer pek çok arama motoru sitenizi tasnif ederken site adı ve açıklamasının ardından ilgili makalenin başlığına bakar. Bu nedenle makalenizin başlığı SEO’ya uygun olmalıdır. Peki SEO’ya uygun başlık nasıl olur? Öncelikle başlığın ilginç ve diğer sitelerdeki ilgili makalelerin başlıklarından farklı olması gerekli. Aşırı uzun olmamalı. En önemlisi ise arama motorlarında öne çıkmak istediğiniz kelimeler başlık içerisinde olmalı.

SEO’ya Uygun İçerik Oluşturun

Yazacağınız makalenin içeriği de SEO’ya uygun olmalı. Bu nedenle SEO yaptığınız kelimelerle ilgili makale yazın. Arama sonuçlarında öne çıkmak istediğiniz kelimelerin makaleniz içerisinde mutlaka geçmesi gerekiyor. Uzmanlar bu oranın yüzde üç ila beş arasında olması gerektiğini söylüyor.

Ara Başlık Kullanımına Dikkat Edin

Makaleniz içerisinde ara başlık kullanımına önem verin. Ara başlıklar arama motorlarının dikkatini daha fazla çekeceği için bunları kullanın. Hedeflediğiniz anahtar kelimeleri ara başlıklara yedirin.

Ara başlıklar için H2 ve H3 stillerini tercih edebilirsiniz. Bu arama motorları gözünde daha da dikkat çekici olacaktır.

Ara başlık kullanmanın bir diğer yararı da okuyucunun yazıyı daha rahat okumasını sağlamaktadır. Yazınızı ara başlıklarla gören okuyucu sitede daha fazla kalacak ve bu da arama motorlarında sitenizi üst sıralara taşıyacaktır.

Yazınızı SEO’ya Uygun Olarak Etiketlendirin

Yazılarınız ne ile ilgiliyse onunla ilgili etiket kullanmanız gerekmektedir. Etiketleriniz de yazı gibi, arama motorlarında öne çıkmak istediğiniiz kelimeleri içermelidir.

Etiket kullanımında sayı da önemlidir. Bir makaleye kaç etiket kullanacağınız, makalenin uzunluğu ile doğru orantılıdır. SEO’ya uygun makale yazımında 200 kelime için 4 ila 5 etiket kullanmanız gerekmektedir. Makaleniz uzadıkça bu sayı da artacaktır. Makaleniz kısalırsa demiyorum çünkü 200 kelimeden az makalelerle SEO çalışması yapmak çok da mantıklı değil.

Dil Kurallarına Uygun Makaleler Yazın

Eğer makale yazdığınız dilin kurallarını bilmiyorsanız SEO yapmanız zor. Çünkü arama motorları siteleri değerlendirirken dillerini de değerlendiriyor. Yanlış yazılmış kelimeler, anlamsız noktalamalar sitelerin arama motorları gözündeki yerini düşürüyor. Bu nedenle SEO’ya uygun makale yazarken dil kurallarına uymak da önem kazanıyor.

Kopyala/Yapıştır Yapmayın

SEO için uygun makale elbette kopyala/yapıştır yapılmadan yazılır. Eğer başka bir siteden kopyala/yapıştır yaparsanız arama motorları gözündeki yeriniz düşer! Bu nedenle asla diğer sitelerden içerik kopyalayarak içerik oluşturmaya çalışmayın.

Sitenizi SEO’ya uyumlu hale getirin

SEO’ya uygun için makale yazsanız da yeterli olmayabilir. Sitenizin tammının SEO için iyi bir durumda olması gerekir. Bunun içinse iç ve dış SEO çalışması yapmanız gerekmektedir. Peki, nasıl? Bu konuda yazılmış iki önemli makale: Yeni Başlayanlar İçin Site İçi SEO Önerileri & Yeni Başlayanlar İçin Site Dışı SEO Önerileri

Yeni Başlayanlara Site Dışı SEO Önerileri

SEO’nun, İngilizce “Search Engine Optimization” kavramının kısaltılmış hali olduğunu daha önce ilgili makalelerimizde belirtmiştik.  Türkçe “Arama Motoru Optimizasyonu” anlamına gelen SEO ile size ait olan bir web sitesinin içeriğinin arama motorlarında daha üst sıralarda yer alması sağlanabilir. (SEO hakkında temel bilgiler almak isterseniz “SEO Nedir? Ne işe yarar?” makalemizi okumanızı öneririm.)

Yeni Başlayanlar İçin Site Dışı SEO Önerileri” başlıklı bu makalede web sitelerini arama motorlarında daha üst sıralara taşımak isteyenlere öneriler vereceğim. Sizlere sunacağım öneriler bugüne kadar yaptığım SEO ile ilgili okumalardan ve bir uzmandan aldığım özel SEO dersinden edindiğim bilgilerden oluşacak.

Şimdi SEO’nun nasıl yapılacağına ve önerilerime geçelim… Öncelikle bilmeniz gereken SEO yaparken iki farklı alanda çalışmanız gerektiği. Sitenizi arama motorlarında öne çıkartmak için iki alanda, yani hem site içinde SEO, hem de site dışında SEO çalışması yapmanız gerekiyor. Bu makalede site dışı SEO çalışmaları üzerinde duracağız. (Site içi SEO çalışmaları için yazarımız Deniz Kara’nın “Yeni Başlayanlar İçin Site İçi SEO Önerileri” makalesini okumanızı öneririm.)

Site Dışı SEO Yapmak İçin Öneriler

Sitenizi SEO konusunda yeterli bir noktaya taşıdıktan sonra (hatta buna paralel olarak) site dışı SEO çalışmaları da yapmanız gerekmektedir. Çünkü arama motorları sizin sitenizi değerlendirirken, diğer sitelerle etkileşimini de dikkate alır. Bu nedenle diğer sitelerde hakkınızda yazılanlar ve çok daha önemlisi verilen linkler önemlidir. Site dışı SEO çalışmalarına da önem vermeniz gerekir. Bunun için size bazı öneriler sunabilirim:

Diğer sitelerden bağlantı alın

Sitenizin değerini yükseltmek istiyorsanız, diğer sitelerden makalelerinze yönelik linklerin sayısını arttırın. Google, sitelerin değerini belirlerken o siteye gelen linklerin sayısını da dikkate alır.

Ancak; link alacaksınız diye bu durumu da abartmayın. Bunu paralı yapan servisleri kullanabilirsiniz ama bir günde de 100 link satın almayın. Belirli periyotlarda, bir düzen içerisinde bunu yapın. Hatta benim şahsi önerim bu noktada Google’ı kandırmaya kalkmadan, doğal olarak insanların size link vermesini sağlamanız. İyi yazılar yazın ki insanlar bunlara link versin.

Tanıtım yazılarınız olsun

Site dışı SEO çalışmalarının önemli bir aracı da tanıtım yazısı yazdırmaktır. Siteniz dışındaki blog ve forumlara kendinizle ilgili tanıtım yazıları yazdırabilirsiniz. Google, siteniz hakkında tanıtım yazısı yazılmasını ve onlardan gelen bağlantıları önemser. Bu nedenle tanıtım yazısı yazdırmaya önem verin. Bunun için R10 gibi forumlarından tanıtım yazısı da satılıyor.

Sosyal medyayı aktif olarak kullanın

Google başta olmak üzere artık çoğu arama motoru sosyal medyada olup bitenleri de izliyor. Bu nedenle siteniz ve siteniz içerisindeki makaleler hakkında sosyal medyada yazılıp çizilenlere önem verin. İçeriğinizin mümkün olduğu kadar sosyal medyada paylaşılmasını sağlayın.

İçeriğinizin paylaşılmasını sağlamak için yazı, galeri veya videolarınızın altına sosyal medya paylaşım butonları ekleyebilirsiniz. WordPress’te bunun için ücretsiz edinebileceğiniz onlarca kaliteli eklenti var.

Erişimi maksimuma çıkartın

Siteniz ne kadar güzel olursa olsun, insanlar ona erişemiyorsa hiçbir anlamı yoktur. Bu gerçekten yola çıkan arama motorları da sitenizin erişimini dikkate alır. Bir okuyucu sitenizi kaç saniyede açabiliyor? Bunun çok geç olmaması lazım. Aksi halde siteniz yüklenirken birçok kişi sıkılır ve siteyi terk eder.

Sitenizin geç açılması kodlamasından kaynaklanabileceği gibi satın aldığınız server nedeniyle de olabilir. Bu nedenle siteniz yavaş açılıyor ise kodlarınızı kontrol edin ve burada sorun yoksa kendinize yeni bir hosting şirketi aramaya koyulun.

İçerik olmadan SEO olmaz

Site İçi SEO makalesinde olduğu gibi burada da hatırlatmak gerekiyor. Sitenizin veya blogunuzun içeriği kaliteli değilse SEO’nun da bir anlamı olmayacaktır. Belki geçici olarak ilerleyebilirsiniz ancak uzun vadede başarı şansınız olmayacaktır. Bu nedenle en az SEO’ya verdiğiniz emek kadar kaliteli yazılar almaya da verin.

Eğer iyi yazılar yazamıyorsanız, içeriğinizi makale satın alarak da yapabilirsiniz. Bununla ilgili çokça İngilizce site var. Türkiye’de ise bu iş R10 gibi forumlarda yapılıyor.

Google cezalarına dikkat

SEO yaparken Google’ı aldatacak oyunlara girmeyin. Örneğin “Diğer sitelerden bağlantı alın” başlığı altında belirttiğim gibi bir günde 100 link alıp, yarın hiçbir şey yapmamazlık etmeyin. Düzenli ve periyodik olun. Google’ı aptal yerine koymayın çünkü bunu sizi cezalandırarak ödetebilir!

Yeni Başlayanlar İçin Site İçi SEO Önerileri

SEO, İngilizce “Search  Engine Optimization” kavramının kısaltılmış halidir. Türkçe’ye “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak çevilebilir. SEO ile bir web sitesinin içeriğinin arama motorlarında en üst sıralarda yer alması sağlanabilir.  (SEO hakkında temel bilgiler almak isterseniz “SEO Nedir? Ne işe yarar?” makalemizi okumanızı öneririm.)

Bu makalede web sitelerini arama motorlarında yukarılara taşımak isteyenlere öneriler vereceğim. Sizlere sunacağım öneriler bugüne kadar yaptığım okumalardan ve son olarak aldığım özel SEO dersinden edindiğim bilgilerden oluşacak. İntenretin paylaşım ruhuna uygun olarak edindiğim doğru bilgileri sizlerle paylaşacak, böylelikle hem sizin SEO çalışmalarınıza katkı sağlayacak hem de siz burada olduğunuz sürece Medya Akademi’nin SEO’suna katkı sağlanmış olacak.

Şimdi dilerseniz SEO’nun nasıl yapılacağına ve önerilerime geçelim… Öncelikle bilmeniz gereken SEO yaparken iki farklı alanda çalışmanız gerektiği. Sitenizi arama motorlarında öne çıkartmak için iki alanda, yani hem site içinde SEO, hem de site dışında SEO çalışması yapmanız gerekiyor. Bu makalede site içi SEO çalışmaları üzerinde duracağız. (Site dışı SEO çalışmaları için Elif Akın Yüksel’in “Yeni Başlayanlar İçin Site Dışı SEO Önerileri” makalemizi okumanızı öneririm.)

Site içi SEO yapmak

Arama motorlarında öne çıkmak için çalışmanız gereken ilk alan sitenizin içerisi oluyor. Sitenizin içerisinde hatalar yaptıktan sonra dışarıda yaptığınız çalışmaların pek de bir anlamı olmuyor. Bu nedenle SEO çalışması yaparken önelikle sitenizi optimize etmeniz gerekmektedir. Peki, nasıl? Madde madde açıklıyorum:

Siteniz için doğru başlık ve açıklama seçin,

Web sitenizin başlığını belirlerken maksimum 60 karakter kullanın. Fazlasının SEO için olumsuz olduğu konusunda bir ortak kabul var.

Sitenizin açıklama bölümünde sitenizi en iyi şekilde tanıtmaya çalışın. Açıklama kısmının 160 karakteri geçmemesine önem verin.

Açıklama ve başlığı anahtar kelime çöpüğüne döndürmeden, hedeflediğiniz bir iki kelimeyi cümleye yedirerek kullanın.

Tüm yazılarınız için de doğru başlık seçin,

Yazılarınızın başlıklarını da doğru seçin. Fazla uzun olmayan başlığınızda mutlaka hedeflediğiniz anahtar kelime geçsin. Mesela bu yazıda SEO konu olduğu için başlıkta da SEO kelimesi var. Siz de böyle noktalara dikkat edin.

Standart başlıklar da oluşturmayın. (Herkesin kullandığı başlıkları kullanmayın. Farklı olmaya özen gösterin.) Dikkat çekici başlıklar kullanmaya önem verin.

HTML etkiketlerini doğru kullanın,

Yazılarınızın sadece başlığı değil, alt başlıkları da önemli. bu noktada HTML etiketlerinin hiyerarşisine dikkat edin. H1’i ana başlık için kullanırken, H2 ve H3’ü ara başlık için kullanın.

Mesela ben bu makalede, ana başlık olan “Yeni Başlayanlar İçin Site İçi SEO Önerileri” için H1, “Site içi SEO yapmak” için H2 ve hemen yukarıdaki “HTML etkiketlerini doğru kullanın” için H3 kullandım. Siz de bu sistemi veya bir benzerini kullanabilirsiniz.

Sitenizin URL yapısını düzeltin

Sitenizin URL’lerini yani linklerini doğru belirleyin. Arama motorları yazıların URL’lerini de dikkate alır. Bu nedenle anahtar kelimelerin de kullanıldığı bir başlık ve URL sizin arama motolarında öne çıkmanızı sağlar.

Ayrıca URL’niz mantıklı ve kullanıcılar için okunabilir olmalıdır. Örneğin bu yazının URL’si buna benzer mantıkla hazırlanmıştır.

Aldığım özel SEO dersinde kelimeler arasında “_” yerine “-” kullanmanın da avantaj sağladığı söylendi ama bu ne kadar etkilidir, bilemiyorum.

Anahtar kelime yoğunluğu %5’i geçmesin

Yazınız içerisinde anahtar kelime yoğunluğu %3 ila %5 arasında olmalı. Bundan az veya fazla olması sitenizin SEO çalışması için olumsuz etkiler doğuracaktır.

Çok kısa yazı yazmayın

Makalenizin kaç kelimelik olduğu da önemlidir. Pek çok makalede “100 kelimelik bir makale yazmayın. En az 300 kelimelik makale yazın.” gibi öneriler görebilirsiniz. Bunlar yanlıış olmamakla birlikte tam doğru da değildir. Burada kıstas yazı konusu ve o konuda yazılar olan diğer sitelerdir. Google’ın arama sıralamasında sitelerin benzer sitelerdeki yazılarla kıyasladığı düşünülmektedir.

Resim altı yazılara dikkat edin

Son yıllarda Google görsel aramalar arttı. Bu nedenle yazılarınızda resim de kullanın. Resimlerde ise resim altı yazıları kullanmaya önem verin. Mümkünse makalenizin başlığıyla resim altı yazılarınız, resimlerinizin adı benzer olsun. Bu arama motorlarında başlığınızı ve hedef anahtar kelimenizi güçlendirecektir.

Ayrıca yine özel SEO dersinde öğrendiğim önemli bir detay: Resimlerde Türkçe karakter kullanmamalısınız. Nedeni sanıyorum Google görselin Türkçe karakterleri henüz tam olarak algılayamaması.

Site içi bağlantı vermeyi ihmal etmeyin

Ziyaretçiler tarafından fazla ilgi gören sayfalarınızdan diğer sayfalara site içi link verin. Yazdığınız makalenin içine veya makalenin sonuna bir bilgi ve link vererek ilgili makaleye bağlantı vermek size hem bağlantı açısından puan, hem de yazılarınızın okunurluğunun artması şansı kazandıracaktır.

Örneğin ben bu yazının başında bu çalışmayı yaptım. Sizi site içerisindeki iki diğer makaleye de yönlendirdim.

Site haritanızı oluşturun

Site haritası sayesinde web sitenizde yer alan bağlantıların arama motorları tarafından daha hızlı taranmasını sağlayabilirsiniz. Bu nedenle mutlaka site haritası oluşturmanız gerekmektedir. Eğer Wordpress kullanıyorsanız bunun için çok iyi ve ücretsiz eklentiler var.

Başarılı SEO için kaliteli içerik üretin

SEO için yukarıda saydığım makalelerin hepsi önemli. Ama en önemli olan sitenizin içeriği. İçerik olmadıktan sonra tüm SEO çalışmaları yetersiz, anlamsız olacaktır. Bu nedenle önceliğini siteniz içerisindeki makalelerin kalitesi olmalı. Ne kadar kaliteli, ne kadar yararlı yazılar yazarsanız siteniz arama motorlarında o kadar iyi seviyelere gelecektir.

SEO Nedir? Ne İşe Yarar?

SEO, İngilizce Search Engine Optimization kelimesinin kısaltmasıdır. Arama Motoru Optimizasyonu olarak Türkçeye çevrilebilir.

SEO çalışmaları yaparak bir web sitesindeki içeriğin arama motorlarında en iyi şekilde, yani mümkün olan ilk sayfada ve dikkat çekici bir tarzda yer almasını sağlayabilirsiniz. SEO çalışmasını başarılı olarak yaptığınız zaman sitenizin ciddi bir okuyucu kazanacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

SEO önemlidir! Çünkü SEO ile ziyaretçi, ziyaretçi ile de para kazanabilirsiniz. Unutmayın ki arama motorlarında iyi bir yer edinebildiğiniz takdirde internette var olabilirsiniz. Bu nedenle ister blog yazarı olun, ister site sahibi; mutlaka ama mutlaka SEO çalışmalarına da önem verin.

Size önerimiz SEO kavramının önemini kavrayıp, kendi optimizasyonunuzu kendiniz yapmanız. Evet, SEO çalışmalarını kendiniz yapabilirsiniz. İnternette birçok ücretsiz SEO eğtimi var. Örneğin dünyanın en büyük arama motoru da olan Google’ın bu konuda yayınladığı bir kitapçık var. İşe bu kitapçığı okuyarak başlayabilirsiniz. Emin olun oldukça işinize yarayacak!

Ayrıca Medya Akademi’deki SEO ile ilgili mevcut makalelere de bakabilirsiniz. Mutlaka bu makaleler de size yardımcı olacaktır.

SEO çalışmalarınızı siz kendiniz yapabileceğiniz gibi, işin uzmanlarından da destek alabilirsiniz. R10 gibi profesyonellerin olduğu forumlarda bu işi layıkıyla yapan çok fazla insana ulaşabilirsiniz.

Başarılı bir SEO çalışması için çok yüksek rakamlar ödemenize de gerek yok. Uygun bir ücret karşılığında anlaşacağınız kişi arama hacimlerine bağlı olarak anahtar kelimeler üzerine detaylı bir çalışma yapıyor ve bunun doğrultusunda belli bir süre sonra sizler de hedeflediğiniz kelimelerde arama yapıldığında ilk sıralarda yer alıyorsunuz. Bunun sonucunda da tabii ki ziyaretçi sayınızda ciddi bir artış yaşanıyor.

Ancak unutmamak gerekiyor ki sadece SEO çalışmaları ile ziyaretçi çekmek mümkün değil. Büyük bir ziyaretçi kitlesi istiyorsanız öncelikle iyi bir içerik ortaya koymalısınız. Her zaman için SEO içerikten sonra gelir. Zaten kaliteli içerik olmazsa SEO’nun da ciddi bir getirisi olmayacaktır.

Türkiye’nin ilk Bilgisayarı: IBM-650

 

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, hatta hemen her evde bir bilgisayar bulabilirsiniz. Ancak bundan 55 yıl önce Türkiye’nin bir tek bilgisayarı vardı.

Dünyanın ilk elektronik bilgisayarı olarak kabul edilen ENIAC’ın icadından tam 15 yıl sonra Türkiye’ye bir bilgisayar geldi. Türkiye’nin ilk bilgisayarı 30 Ekim 1960 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kullanılmaya başlanan IBM-650 Data Processing Machine idi. 12 yıl boyunca kullanılan bu bilgisayar ile Karayolları Genel Müdürlüğü’nde yol yapım çalışmaları sırasında yapılan hesaplamalar kolay ve hızlı bir şekilde yapılmaya başlandı.

Türkiye’nin bilgisayarla tanışması 15 yıl geç olsa da bu dünyanın geri kalanından çok da kötü değildi. Öyle ki Türkiye’nin bilgisayarla tanıştığı 1960 yılında İtalya-Uzak Doğu hattında bilgisayara sahip olan tek ülke Türkiye’ydi.

Türkiye’nin ikinci bilgisayarı ise IBM 1620 oldu. IBM 1620, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 1966 yılında kullanılmaya başlandı. İstanbul Teknik Üniversitesi’ni Ortadoğu Teknik Üniversitesi izledi ve yine aynı yıl içerisinde Türkiye’nin üçüncü bilgisayarı da faaliyete başlamış oldu.

Takvimler 1967 yılını gösterdiğinde Devlet Su İşleri ve İş Bankası da bilgisayara sahip olan şanslı kurumlar arasında yerlerini aldı. 1980’lere gelindiğinde ise Türkiye’deki bilgisayar sayısı yüzlerle ifade edilmeye başlandı.

Bugün ise hemen her köşede bir bilgisayar görüyroruz. Öyle ki hayatlarımız bilgisayarlarla çepeçevre sarılmış gibi. Bundan memnun muyuz? Bilgisayarları gerektiği gibi kullandığımız sürece memnun olmamamız için bir neden yok….