Arşiv 2011/08/30

İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı Kitabı

Tam iki gündür, sabahtan akşama kadar İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği‘ndeyim. Burada Levent Özen ile birlikte önümüzdeki aylarda yayınlanacak “Blog Yazarlığından İnternet Gazeteciliğine” adlı kitap üzerine çalışıyoruz. Kitabı Blog Ödülleri’nden önce yayınlamak ve ödül alan blog yazarlarına hediye etmek gibi bir planımız var. Bu süreçte yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.

Kitap için yaptığımız araştırmalarda oldukça ilginç bulgular elde ettik. Örneğin Türkiye’nin ilk blog yazarını araştırdım ve buldum. Hatta az sonra Türkiye’nin ilk blog yazarı ile kitapta yayınlamak üzere bir röportaj yapacağım. Bu ve benzer süprizleri en kısa sürede yayınlayacağımız “Blog Yazarlığından İnternet Gazeteciliğine” adlı kitabımda bulabileceksiniz.

Önemli NOT: Kitabım Haziran 2014 itibariyle yayınlandı. Detaylı bilgi ve satın almak için tıklayın: http://blog.okanyuksel.com/kitap/

Vimeo, Rakipleriyle Arasını Açmaya Devam Ediyor: Vimeo Video School Yayında!

Vimeo, kullanıcılarına video konusunda online ve ücretsiz eğitimler verdiği Vimeo Video School ile rakipleriyle arasındaki mesafeyi biraz daha açmayı başardı!

Youtube‘un yasaklandığı bir dönemde, alternatif video paylaşım sitesi ararken bulduğum ve bir daha da kopamadığım Vimeo, farkını bir de Vimeo Video School ile ortaya koydu.

Vimeo Video School‘da kullanıcılara nasıl kaliteli videolar yaratacaları oldukça ilgi çekici bir şekilde anlatılırken, kullanıcıların adım adım daha iyi videolar yaratmasına önayak olunuyor.

Aşağıda Vimeo Video School‘un  “Choosing a Camera” adlı ilk dersi yer alıyor. İzleyin ve ilginizi çekerse vimeo.com/videoschool adresindeki diğer videolara da bir göz atın. Eminim siz de yeni birşeyler öğreneceksiniz!

Video 101: Choosing a Camera from Vimeo Staff on Vimeo.

2011 LYS Tercih Sonuçları Açıklandı! Üniversiteye Başlayacaklara Öneriler…

2011 LYS Tercih Sonuçları yaklaşık 5-10 dakika önce açıklandı. Siz bu satırları okurken, muhtemelen yerleştirildiğiniz ya da yerleştirilemediğiniz üniversiteyi ve bölümü biliyor olacaksınız.

Eğer biryerleri kazanmış ve üniversite öğrenimine başlayacak iseniz size söylemek istediğim sadece iki şey var:

1. Hayatınızın en güzel dönemlerinden birisi başlıyor, salak olmayın ve tadını çıkartın!

2. Hayatınızın bu en güzel dönemi sandığınızdan da kısa sürüyor! Bu kısa sürede mutlaka mesleğinizi ve en azından bir yabancı dili çok iyi derecede öğrenin!

Ayrıca benim üniversite hayatım nasıl geçti diye merak edeniniz varsa, 4 yılda yaşadıklarımın çok kısa bir özeti: https://www.okanyuksel.com/2011/05/universite-hayatimin-ilk-ve-son-gunleri

Engin Özpınar’ı Politik Akademi’de De Okuayacaksınız!

Geçtiğimiz gün, Politik Akademi’de duayen bir ismin yazılarını paylaşacağımızı söylemiş ama görüşmenin sonucu tam netleşmediği için isim verememiştim. Bugün isim veriyorum: dış politika yazılarıyla tanınan değerli gazeteci Engin Özpınar önümüzdeki haftadan itibaren yazılarıyla Politik Akademi‘de olacak.

Yaptığımız kısa görüşmede, Engin Beye yazılarını Politik Akademi’de de paylaşabilir miyiz  diye sordum ve ne mutlu ki Engin Bey bu talebimi olumlu karşıladı. Görüşme sırasında yine Engin Bey’in önerisiyle yeni ve alanında yine uzman bir isimle röportaj  yapmaya da karar verdim.

1987 yılında kurulan Olay gazetesinin ilk genel yayın müdürü de olan Engin Özpınar, Bursa basınında dış politika yazan neredeyse tek köşe yazarı. Bu özel konumu ve değerli bilgi birikimiyle Politik Akademi’ye büyük bir değer katmış olacak. Kendisine bir kez de buradan teşekkür ediyorum.

Yeni Birşeyler Yapmalı… Hayata Renk Katmalı…

Politik Akademi, Maksat Muhabbet ve şimdi de Video Blog… Her geçen gün yeni bir proje üzerine düşünüyor, yeni birşeyler yapmaya çalışıyorum. Sanırım tüm bu uğraşımın altında hayatıma renk ve heyecan katma isteği de var. Özellikle Maksat Muhabbet için bunu rahatlıkla söyleyebilirim: Maksat Muhabbet‘i yayına sokarken hayatıma biraz daha renk ve heyecan katmak amacıyla da yola çıktığım.

Hayatımın hala yeteri kadar renkli ve heyecanlı olduğunu hissetmiyor olacağım ki Maksat Muhabbet de kesmedi beni: aklınmda yeni birşeyler yapma düşüncesini var. Bakalım nasıl bir proje çıkartacağım?

Anlayacağınız hayatıma biraz daha renk ve heyecan katmak istiyorum ama bunu nasıl yapacağım konusunda şu an hiçbir fikrim yok. Bu noktada sizin fikirlerinize ihtiyaç duyuyorum, umarım fikirlerinizle bana yardımcı olursunuz.

Çizgi Dizi Şirinler, 3 Boyutlu Sinema Filmiyle Sinamaseverlerin Karşısına Çıktı

Belçikalı karikatürist Peyo (Pierre Culliford) tarafından yaratılan ve milyonlarca kişi tarafından takip edilen çizgi dizi Şirinler, 3 boyutlu bir komedi filmi olarak sinamasevererin karşısına çıktı.

Çocukluğumda sıkı bir Şirinler takipçisi olarak, Elif”in sinamaya gidelim teklifini değerlendirdim ve Elif‘le birlikte filmi izledim.

Şirinleri üç boyutlu olarak beyaz perdede görmek güzeldi. Beklentilerimi tam olarak karşılamasa da yine de “şirin” buldum Şirinler’in sinema filmini. Şirinler köyünden New York sokaklarına uzanan filmin konusu kısaca şöyle:

Orta Çağ’ın kötü sihirbazı Gargamel, Şirinlerin köyünü keşfeder ve ormanda onları kovalar. Bu sırada Sakar Şirin, her zamanki gibi sakarlıklarına devam ederek  “yasak” bir mağraya mağara girer, tabii onu durdurmak isteyen diğer Şirinler de… Mağaradaki sihir, Şirinler’i New York’un tam ortasına düşürür. ancak Gargamel, Şirinler’in peşini New York’ta da bırakmaz. Evli bir çifte sığınan efsanevi küçük mavi yaratıklar, Gargamel onları bulmadan geri köylerine bir yol bulmaya çalışırlar…

Eğer siz de vatki zamanında bir Şirinler izleyicisiyseniz ve Şirinlerin New York maceralarını merak ediyorsanız filmi izlemenizi önerebilirim. Ancak şunu da söylemeliyim, söz konusu üç boyutlu bir animasyon olunca Şirinler bir Buz Devri kadar başarılı olmamış.