Çevre Kirliliği ve Küresel Çevre Kirliliğinin Ekonomik ve Siyasal Yansımaları

Hızlı nüfus artışı ve Sanayi Devrimi sonrasında oluşan hızlı üretim ve tüketim olanakları; dünyamızı içinden çıkılmaz çevre sorunlarıyla yüz yüze bırakmıştır. Dünyamız, çevremiz her geçen gün biraz daha kirlenmektedir.
Artan nüfus, küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, nükleer atıklar, doğal kaynakların aşırı tüketimi ve özellikle su, hava ve toprağın kirletilmesi küresel çevre sorunlarına sebep olmuş ve halen de olmaktadır. Şüphesiz, bu sürecin ekonomik ve siyasal yansımaları olmakta ve olacaktır.
21. yüzyılda insanoğlu, tek hammadde ve atık depolama kaynağı olan doğayı düşüncesizce tüketmeye devam etmektedir. Sürdürülebilir olmayan yöntemlerle, dünya her geçen daha fazla kirlenmekte ve adeta tükenmektedir! Peki, dünyanın tükenmesi ne gibi ekonomik ve siyasal sonuçlar doğuracaktır?
Şüphesiz, hammadde olmadan üretim yapmak mümkün değildir. Dünya bu şekilde tüketilmeye devam edilirse, tek hammadde kaynağımızı da yitirmiş olacağız. Böylelikle üretimden de bahsedemeyeceğiz çünkü belirttiğimiz gibi üretim ancak hammadde ile mümkün olabilmektedir. Üretimin olmadığı ya da nispeten azaldığı bir dünyada insanların yaşam kaliteleri düşecek hatta açlık ve benzeri sebeplerden toplu ölümler yaşanabilecektir.
Kaynakların azalmasının siyasal sonuçları ise tahmin edeceğiniz gibi uluslararası sürtüşmeler ve savaşlar olacaktır. Mevcut kaynakların paylaşımı için yaşanan dünya savaşları göz önüne alınırsa, yarınlarda neler yaşanabileceğini tahmin etmek zor olmayacaktır.