Anadolu Ajansı Instagram’da ilk 3’te

Son bir yıldır yeni medya ekibinde olmaktan mutluluk duyduğum Anadolu Ajansı (AA), sosyal medyadaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. AA, dünyanın en popüler fotoğraf paylaşım sitesi Instagram’da uluslararası haber ajansları arasında ilk üçe girmeyi başardı.

Son bir yılda yüzde 1172 büyüme sağlayan AA, Reuters’ın ardından 160 binden fazla takipçisiyle en fazla takip edilen ikinci uluslararası haber ajansı oldu.

100 ülke, 300 foto muhabiri

Anadolu Ajansı’nın resmi Instagram hesabında dünyanın dört bir yanında görev yapan 300’den fazla foto muhabirinin objektifine yansıyan fotoğraflar arasından geniş bir seçki sunuluyor.

Yeni Medya Haberleri Yayın Yönetmenliği tarafından yönetilen hesapta 100’den fazla ülkeden servis edilen fotoğrafların yanı sıra öykülerine de genişçe yer veriliyor. Takipçiler farklı kültür ve coğrafyalarda yaşanan olaylara, iyi fotoğraflarla tanıklık edebiliyor.

AA, Instagram ve Facebook’ta Türkiye’de de ilk sırada

AA, Türkiye’deki ulusal haber ajansları arasında da “Instagram’da en fazla takipçiye sahip ajans” unvanı taşıyor. Hızla büyümesini sürdüren ajansın 2017 içerisinde dünyada da ilk sıraya yükselmesi bekleniyor.

Anadolu Ajansı, Instagram’da olduğu gibi Facebook’ta da Türkiye’de en fazla beğeniye/takipçiye sahip haber ajansı.  AA, bu mecrada haber, fotoğraf ve video galerileri paylaşıyor.

Anadolu Ajansı’nı siz de takip edin

Anadolu Ajansı popüler ve yeni gelişen tüm sosyal mecralarda takipçilerine 7 gün, 24 saat aralıksız haber veriyor. Siz de Anadolu Ajansı’nı sosyal medyada takip ederek, en doğru habere sosyal mecralarda da ulaşabilirsiniz:

Facebook / www.facebook.com/anadoluajansi

Twitter / www.twitter.com/anadoluajansi

Instagram / www.instagram.com/anadoluajansi

Youtube / www.youtube.com/anadoluajansi

Mobil uygulamalar / App Store – iPhone  App Store – iPad  Google Play

Instagram'da başarılı olmak için
Instagram’da başarılı olmak amacıyla yapılabilecekleri daha önce farklı makalelerde yazmıştım. Instagram fenomenleriyle yaptığım röportajların da yer aldığı çalışmalara ulaşmak için blogumun Instagram kategorisine göz atabilirsiniz.

Google’ı reddetti, Facebook’ta çalışacak

Anadolu Ajansı’ndaki ilk haberime imza attım. Haberimin konusu dünyanın iki teknoloji devi Google ve Facebook’tan iş teklifi alan bir genç: Rıza Selçuk Saydam. Rıza Selçuk Saydam’la neden Google’ı reddettiğini, Facebook’un ona sunduğu imkanları, gençlerin nasıl kariyer planı yapması gerektiğini konuştuk.

Rıza Selçuk Saydam’ı yakından tanımak benim için keyifli ve öğretici oldu.

Bir bölümüne aa.com.tr‘den ulaşabileceğiniz haber şöyle:

Rıza Selçuk Saydam üniversiteden henüz mezun oldu. Yaptığı çalışmaları gören Google ve Facebook, Saydam’a iş teklif etti. Google’ı reddeden Rıza, Ekim ayında Facebook’ta işbaşı yapacak.

AA muhabirine konuşan Rıza Selçuk Saydam, “Son bir senemdeki amacımdı Silikon Vadisi’ne gitmek. ‘Nasıl bunun yolunu bulurum’ diyordum. En büyüğü hedefleyerek Google’dan teklif almak için çalışmaya başladım” dedi. Online bir portföy hazırladığını belirten Saydam, web sitesinde kendisini ve yaptığı işleri tanıttığını, bunun da sadece Google’ın değil Facebook’un da ilgisini çektiğini belirtiyor.

DSC_0022Google’ın teklifini reddetti

Google ve Facebook arasında tercih yapmak zorunda kalan Saydam, Google’ın tüm mülakat süreçlerini başarıyla tamamlamasına rağmen gelen çalışma teklifini reddetti.

Gençlerin hayallerini süsleyen teklifi reddetmesini Google’da daha fazla gelişemeyebilirdim diyerek açıklıyor: “Google’dan gelen teklif ilk bakışta mükemmeldi ama teknoloji geliştikçe ben nasıl gelişeceğim, kendimi nasıl ilerleteceğim sorularına tam yanıt bulamadım. Biraz zorladım da onları aslında. En sonunda ‘Sana özel bütçe vereceğiz, dilediğin kursa gidebilirsin’ dediler. Facebook ise tersten bakıyor. Onların bana ilk dediği, ‘Biz senin iyi olduğunu görüyoruz ve daha iyi olmanı istiyoruz’du. Öğrenme sözü verdiler bana ve bence en değerlisi bu.”

Zorlu mülakatlar 4 ay sürdü

Saydam, Facebook ve Google’da 4 ay süren zorlu mülakatları başarıyla geçiyor. Online mülakatların ardından ABD’ye davet ediliyor. Burada da bir gün süren yüz yüze mülakatı başarılı bir şekilde tamamlıyor.

Mülakat sürecini ”Sabah konferans salonuna girip, bu güne kadar yaptığın işleri, amaçlarını, sonuçlarını ve Facebook’a ne katacağını anlatacağın bir sunum istiyorlar. 10 yetkili isim sizi 50 dakika boyunca dinleyip, harıl harıl not alıyorlar. Sonrasında o 10 kişiyle tek tek mülakata giriyorsunuz” diye anlatıyor.

Google ve Facebook’un mülakat soruları

Saydam, Google ve Facebook’un zorlu mülakat süreçleri hakkında yazılan kitap ve makalelerin pek çoğunun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. “Mesela bir otobüse kaç pinpon topu sığar diye sorulduğu iddia ediliyor. Bunlar gerçek değil. Hatta bu tür sorular yasaklanmış durumda. Böyle bir soru sorarlarsa, sen de onlara sormalısın, ‘Neden bir otobüse pinpon topu doldurmak istiyorsun? Benim işim bu mu olacak?’ diye” diyor.

Daha mantıklı sorular sorulduğunu söyleyen Saydam “Mesela sürücüsüz arabanın içini nasıl tasarlayabileceğimi sordular. Başka bir görüşmede ise “Bin katlı bir binaya asansör sistemini nasıl kurabilirsin?” dediler. Normal şartlarda 1000 buton yerleştiremezsin. Bunu nasıl geliştirebileceğini düşünmen gerekli. Senden olayı, sorunu algılamanı bekliyorlar. Algıladıktan sonra da olası alternatifleri sunabilmeni istiyorlar” dedi.

Mark Zuckerberg’le aynı ortamda çalışacak

“Sanırım mülakatlarda beni sevdiler ve ben de biraz nazımı geçirebildim, neredeyse Facebook ofisinin tamamını gezdim” diyen Saydam’a çalışma ortamındaki farklılıkları sorduk.

“Farklılar. Mesela bizde unvan büyüdükçe masa büyüyor, Facebook’ta öyle değil, hatta duvarlar yok. Bir cafede insanlar nasıl oturuyorsa Facebook’ta da öyle oturuyorlar. Mesela garip geldi, Mark Zuckerberg’le aynı ortamda çalışacağım. Bir şey olduğu zaman gidip omuzuna dokunabileceğim. Yani öyle bir açık ortamda çalışılıyor. Bir gizlileri yok. Kapalı kapıları yok. Toplantı odaları da olabildiğince şeffaf”

Silikon Vadisi’nde bir marangozluk atölyesi

Saydam, çalışma ortamındaki sosyal alanların da göz ardı edilmediğini belirtiyor. “Ayrıca bir de kasaba gibi bir bölge var. Birçok restoran, mağaza yer alıyor. Buradaki yerler bedava. Ben de umarım fazla kilo almam diyorum” diyor ve gülüyor.

Facebook’un “analog” diye adlandırılan bölümünden bahsediyor: “Orada teknolojiden uzak işler yapabiliyorsunuz. Mesela marangozluk atölyesi var. Burada çalışanlar kitaplık, masa yapabiliyor. Kendi yaptığınız ürünleri evinize de götürebiliyorsunuz”

RSS (8)Facebook’a Türk tasarımcı

Rıza Selçuk Saydam, Facebook’ta tasarımcı olarak çalışacak. Ayrıca Whatsapp veya Instagram gibi Facebook’a ait diğer şirketlerde de çalışma imkanı bulacak.

Saydam, tasarımcıların Facebook’taki önemini “Facebook’ta tasarımcılar, yazılımcıdan daha az ve süreçte daha aktifler. Burada ürünün stratejisinden, tasarımından sorumlusunuz” diye açıklıyor. Yeni çıkacak ürünleri tasarlayabileceğini veya mevcut ürünleri nasıl daha iyi hale getirebilirim diye çalışabileceğini belirtiyor.

Rıza, Google ve Facebook’tan iş teklifi almasını “Benim farkım üç farklı branşı bir araya getirebilmemde: Matematik, tasarım ve yazılım” diye açıklıyor. “Olayın matematiğine ilgisi olanlar çok şanslı olabilir. Her şey metrikler ve veriler üzerine dönüyor. Çünkü matematik bir doğru ve yanlış bilimi. “Belki”ye yer yok. Facebook da bunu istiyor. “Belki”lere yer vermiyor. Çünkü bir iki kez yanlış yaparsa Facebook da yok olabilir” diyor.

Türkiye’den kimse Facebook’a başvurmuyor

Saydam, Türkiye’deki “Dünyanın en iyisi olayım da Facebook’ta çalışayım” algısının yanlış olduğunu belirtiyor. “Hayır, bu böyle değil” diyor ve Türkiye’den kimsenin Facebook’a başvurmadığını söylüyor.

Gençlere olumsuz düşünmektense başvuru yapmalarını ve ilgili kişilere ulaşmaya çalışmalarını öneren Saydam’a göre “Ne kadar çok kişi başvurursa, o kadar çok Türkiye’den insan Silikon Vadisi’nde çalışabilir.”

Hedefi Türkiye’ye geri dönmek

Gelecekteki hayalini sorduğumuz Saydam, “Facebook’ta öğrendiğim bilgileri kendi girişimimde değerlendirmek. Umarım bu Türkiye’de olur. İnsan ülkeden giderken ‘Acaba ülkeme ihanet mi ediyorum?’ diye de düşünmeden edemiyor elbette ama bilgiyi de gidip yerinde edinmek gerekiyor. Sonra ülkene bu bilgi ile dönebilesin” diyor.