İnternet ve Nitelikli Bilgi Kaynakları

İnternetin hayatımıza girdiği günden bugüne, bilgi bizler için çok daha ulaşılır ve ucuz. İnternet, hayatımızda henüz bu kadar etkin değilken temel bilgi kaynaklarımız, her birimizin kütüphanesinin baş köşesinde bulunan ansiklopedilerdi. Ki bu ansiklopediler tamamen yüzeysel bilgiler içermekte ve yorumdan olabildiğince kaçınmaktaydı. Ayrıca  ansiklopedilerin fiyatları da, neredeyse orta halli bir memurun maaşına eşitti.

Bugün ise herşey çok daha farklı. Ansiklopedilerdeki bilgilerin yüzlerce ve belki de binlerce katını, hatta renkli ve hareketli görseller eşliğinde ve neredeyse ücretsiz olarak internetten edinebiliyoruz.

Peki internetten edindiğimiz bilgilerin doğruluğundan nasıl emin olabiliriz? İnternette yer alan her bilgi doğru mudur? Maalesef, hayır: İnternette yer alan bilgilerin büyük bölümü niteliksiz ve hatta birçoğu yanlış. Tam anlamıyla bir bilgi kirliliği söz konusu!

Maalesef, oluşan bu bilgi kirliliği bugün için pek önemsenmiyor; fakat, ben oldukça önemli bir problem olduğunu düşünüyorum. Özellikle de sağlık, spor, beslenme ve psikoloji gibi konularda yayın yapılan siteler artık insan sağlığını tehdit edecek kadar sınırı aştı!

Tüm bu tehditlerden korunmak için yapmanız  gereken nitelikli bilgiye ulaşmak için biraz olsun çabalamak. Ne de olsa nitelikli bilgiye ulaşmak tüm olumsuzluklara karşın halen mümkün. Bunun için yapmanız gereken ise bilgi alabileceğiniz siteler arasında biraz olsun seçici davranmak! Nasıl mı? Örneğin bilgi edineceğiniz sitenin arkasında kimlerin olduğuna bakabilir, bu kişilerin uzman olup olmadıklarını, samimiyetlerini, gerçekliklerini ve profesyonelliklerini değerlendirebilirsiniz. Eğer sitenin arkasında kimlerin olduğunu site içerisinde göremiyorsanız, zaten yanlış bir adrestesinizdir demektir!

Bloggum Blog Yarışması 1.si “Okan Yüksel Yazıyor”

Bugün sabah kalkar kalkmaz, yüzümü bile yıkamadan bilgisayarımın başına koştum. Bugün Bloggum Blog Yarışması sonuçları açıklanacaktı ve içten içe dereceye girmeyi istiyordum.

Yarışma sonuçlarının açıklandığı sayfa açılırken fazlasıyla heycanlandım, gözlerimi kapadım. Gözlerimi açtığımda karşımda en başta kendi blogumu gördüm ve bu yarışmada birinci olduğum anlamına geliyordu.

Şu an çok mutluyum, bu gururu bana yaşattığı için tüm Bloggum ailesine ve yarışma jürisinde yer alan Turay Meier, Vepa Halliyev, Alper Akcan ve Arda Kutsal‘a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu gün benim doğum günüm ve alabileceğim en güzel hediyeyi aldım. Bunda siz okurlarımın da katkısı çok. Sizin yorumlarınız ve destek postalarınız olmasaydı bu günlere, çok açık söylüyorum, gelemeyecektim.

Sizlerin yorumlarını okudukça, yazılarımın okunduğunu gördüm ve bu bana büyük bir yazma hırsı verdi. Bu noktada bu ödül büyük oranda sizin hakkınız, sizin emeğiniz. Tüm yorumlarınız ve destek postalarınız için teşekkürler.

Genel sonuçlara ve yarışmaya katılan dostların bloglarına http://www.bloggum.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Ayrıca bloggum’un yarışmanın en başında belirttiği gibi bu yarışta herkesin birşeyler kazandığı inancındayım. Rekabet ortamı olsa da dostlukla ve yardımlaşmayla bir yarışın sonuna geldik ve bu yarış sonunda ne mutlu ki kaybeden olmadı.