Twitter’da Nasıl Habercilik Yapılır?

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler medyayı da değiştirmeye başladı. Artık habere ulaşmak ve haberi ulaştırmak için farklı mecralar doğdu. Bu mecralardan önemli birisi de Twitter. Peki gazeteciler Twitter’da neler yapabilir?

Twitter gazetecilerin haberlerini kitlelere ulaştırma aracı olmasının yanı sıra haber kaynağı olarak da kullanılabilir. Bu makalede Twitter’ın nasıl haber kaynağı olarak kullanılacağı üzerinde duracağız.

Twitter’da habere ulaşmak için

Sosyal medya bugün pek çok gazeteci için önemli bir haber kaynağı halini almış durumda. Özellikle dünyada en yoğun şekilde Türkiye’de kullanılan Twitter haber merkezleri tarafından da takip edilmekte. Peki, Twitter nasıl haber kaynağına dönüştürülür? Bunun için neler yapmak gerekiyor?

Takip listeleri oluşturmalısınız: 

Twitter’ın göz ardı edilen özelliklerinden birisi Listeler. Twitter’da listeler oluşturabilirsiniz. Bu listeler ile takip edilecek kişileri gruplandırarak, gündemdeki bir konu hakkında daha detaylı Twitter takibi yapma olanağınız olur.

Örneğin, TBMM’de bir oylama yapılıyorsa siz farklı partilerin milletvekillerinden oluşturduğunuz listeleri takip edebilir ve milletvekillerinin gündemdeki konu hakkındaki tweetlerini kolaylıkla görebilirsiniz.

Listeleri özellikle dış haberler için de kullanabilirsiniz. Örneğin farklı bölgelerde çalışan gazetecilerden oluşan listeler uluslararası krizlerde oldukça işinize yarayacaktır. Örneğin Filistin ve İsrail’deki gezetecilerden oluşturacağınız iki ayrı liste olası bir Gazze krizinde pek çok haberinize kaynaklık edebilir.

Twitter’da yere göre arama:

Twitter’da yere göre arama yaparak belirli bir bölge, şehir veya ilçeden atılan tweetlerin dışındakileri filtreleyebilirsiniz. Böylelikle habere ulaşmanız veya bir haberi doğrulatmanız mümkün olabilir.

Örneğin bir şehirde deprem olduğu duyumu aldıysanız sadece o şehirden veya çevresindeki şehirlerden atılan tweetlere bakarak bunun doğru olup olmadığını saptayabilirsiniz. Veya bir karayolunda kaza olduğu haberi aldıysanız, o noktanın bir kilometre çapından atılan tweetleri bularak bölgedeki son durum hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Haber doğrulatmak için de bu yöntem işe yarayacaktır. Örneğin yine bir deprem duyumu aldıysanız o bölgede veya çevresindeki tweetleri arayabilirsiniz. Böylelikle depremin şiddeti veya olup olmadığı hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Twitter’da yere göre arama yöntemi ve formülü hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Medya Akademi’deki “Twitter Arama Teknikleri: Yere Göre Ara” başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

Twitter’da zamana göre arama:

Twitter’da zamana göre gelişmiş arama yapmak araştırmalarınız ve haber doğrulatmak için oldukça işinize yarayacak bir diğer yöntemdir. Twitter’da belirleyeceğiniz iki tarih arasında atılan tweetler dışındakileri filtreleyebilirsiniz.

Örneğin Gezi Parkı olaylarının ilk veya ilk üç gününde atılan tweetlere ihtiyaç duyarsanız bunu bulabileceğiniz arama formülleri bulunmaktadır.

Twitter’da zamana göre arama yöntemi ve formülü hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Medya Akademi’deki “Twitter’da Zamana Göre Arama Tekniği” başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

Küçük İşletmelere Sosyal Medya Önerileri

Küçük veya orta ölçekli bir işletmeniz var ve ürün ile hizmetlerinizi sosyal medya aracılığıyla duyurmak mı istiyorsunuz? Bu makalede bunun için yapmanız gerekenleri anlatacak, sizlere önemli öneriler sunacağım.

Hedef kitlenize uygun mecralarda olun

Sosyal medyada bir ajanstan profesyonel destek almayacaksanız hemen her mecrada olmanıza gerek yok. Bugün Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube benzeri yüzlerce sosyal medya mecrası var ama sizin bunların tamamında aktif olmanız gerekmiyor. Müşteri profilinize göre belirli sosyal medya siteleri belirleyip, oralarda aktif olmanız sizin için çok daha yararlı olacaktır.

telefonTürkiye’de mutlaka olmanız gereken 3 mecra

Müşterilerinize ulaşacağınız mecraları seçerken bunların Türkiye’deki popülaritesine de dikkat edin. Örneğin Türkiye’nin en fazla kullanılan üç sosyal mecrası Facebook, Twitter ve Youtube. Bu üç mecrada mutlaka olun. Hatta bir zamanlar “en hızlı büyüyen sosyal ağ” ünvanı bulunan Instagram’ı da ihmal etmeyin.

Bu üç (hatta Instagram ile dört) mecrada da şirketinize profil oluşturun. Herpsine profil oluşturdunuz diye her birinde aynı paylaşımı yapmak zorunda da değilsiniz. Örneğin Twitter’da günde 3 tweet atarken, Facebook’ta günde 1 paylaşım yapabilirsiniz. Instagram’a iki günde 1 fotoğraf koyarken Youtube’u sadece video paylaşmanız gerektiğinde kullanabilirsiniz.

Müşterilerinize ulaşabileceğiniz yolları bilin

Sosyal medya hesaplarınızı açtıktan ve paylaşımlara başladıktan sonra iş müşteriniz olabileceğinizi düşündüğünüz kitleye ulaşmak. Bunun için kat etmeniz gereken yolları bilin.

Bizim size önerimiz, eğer bütçeniz var ise, Facebook ve Twitter’ın sunduğu cazip ve hedef kitlenize yönelik reklam tekliflerini değerlendirmek.

Eğer bütçe ayıramıyorsanız da bu dünyanın sonu değil. Sosyal medya üzerinden kampanyalar yaparak sosyal medyadaki takipçilerinizin sayısını arttırabilirsiniz. Örneğin Facebook sayfanızda veya Twitter’da yapacağınız, küçük ödüllü yarışmalar size oldukça takipçi kazandırabilir.

Ayrıca sosyal medya hesaplarınızın tanıtımını ürünlerini, kartvizitiniz üzerinden de yapmayı ihmal etmeyin. Örneğin bir cafe veya restorant işletiyorsanız evlere veya iş yerlerine gönderdiğiniz paketlerin üzerinde sosyal medya hesaplarınızın adreslerinin olmasına dikkat edin.

Sosyal medya hesaplarınızı birbirine bağlayın

Sosyal medyadaki takipçi sayınızı arttırmak için bulunduğunuz sosyal mecraları da kullanın. Örneğin Twitter’daki takipçilerinize Facebook sayfanızın reklamını yapın. Aynı şekilde Facebook sayfanızda da sizi beğenen kullanıcılara Twitter’da da aktif olduğunuzu duyurun. Instagram ve Youtube ile de benzer paylaşımlar yapın.

SEO NedirSürekli etkileşim halinde olun

Sosyal medya hesaplarınızı oluşturdunuz ve belli bir takipçi sayısına ulaştınız diyelim… Şimdi sırada etkileşim kurma aşaması var. Sizin takip eden insanlarla etkileşim halinde olmanız gerekiyor. Onların sizin için potansiyel bir müşteri olduğunu göz önüne alarak size gelen övgü, eleştiri ve soruları değerlendirmeniz, uygun şekillerde yanıtlar vermeniz bu noktada önem kazanıyor.

Bizim size önerimiz sosyal medyanın samimi ortamını göz önüne alarak insanlara samimi ama belli bir seviyeyi de koruyarak iletişim kurmanız. Size gelen sorulara mantıklı cevaplar vermeniz, övgülere teşekkür etmeniz. Eleştiriler içinse yapmanız gereken şey, konuyu ilgili kişi veya birime ilettiğinizi söylemek ve elbette bunu yapmak. Olası cevapları da eleştiri sahiplerine iletmek.

Gündemi takip etmeyi ihmal etmeyin

Sosyal medyada paylaşım yaparken gündemden de uzak olmamanız gerekiyor. En azından bayramlarda, o günün özelliğine göre paylaşım yapmak önemli.

Ayrıca gündemi takip ederek, absürt paylaşımlar yapma hatasına da düşmezsiniz. Örneğin milli bir felaket gününde eğlenceyi öne çıkartan paylaşımlar yapmazsınız.

Profesyonel eğitim ve destek almaktan çekinmeyin

Sosyal medya, iyi bir eğitimle sizin veya çalışanlarınızdan birisinin yürütebileceği kampanyalar için uygun bir mecra. Sosyal medyada en iyi şekilde yer almak için dijital mecraları en iyi şekilde kavramanız gerekmekte. Bu da iyi bir eğitimle mümkün olmakta. Eğitimi zamanınız çoksa, kendiniz araştırma yaparak da kısmen yapabilirsiniz. Ancak düzenli ve kaliteli bir eğitim almak istiyorsanız Medya Akademi gibi kurumları önerebilirim. Medya Akademi‘nin Ankara, İzmir, Bursa ve Adana‘da düzenlediği Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya Uzmanlığı Eğitimi size önemli bir kılavuz olabilir.

Ayrıca geniş kapsamlı sosyal medya operasyonları için profesyonel şirketlerden destek alabilirsiniz. Şu anda İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’nın yanı sıra birçok şehirde onlarca sosyal medya ajansı kurulmuş durumda. Bu şirketlerle de iletişim kurabilirsiniz. Ancak ajansla çalışsanız bile bu işi sizin mutlaka biliyor olmanız da gerekecek. Bu nedenle öncelikle eğitim önerisine kulak vermenizi tavsiye ediyorum.

Okumanız gereken bir röportaj

Son olarak size ilham vermesi için İstanbul’un Samatya semtinde kebapçılık yapan Ali Haydar Usta ile yaptığımız röportajı okumanızı öneririm. Ali Haydar Usta sosyal medyanın gücünü görmüş bir kişi ve tabletini elinden düşürmüyor. İlginç öyküsünü ve sosyal medya başarısını okumak istiyorsanız tıklayın: “Ali Haydar Usta ile Sosyal Medya Sohbeti

Arap Baharı ve Sosyal Medya

Arap Baharı:

Jeo-stratejik önemi ile petrol ve doğalgaz rezervleri nedeniyle tüm dünyanın ilgi odağı haline gelen bölgelerden birisi ve belki de birincisi Orta Doğu’dur. Orta Doğu bu önemine karşın veya tam da bu nedenle statükoya ulaşamamış ve sürekli konjontür değişimlerine sahne olmuştur. Öyle ki bölgede yaklaşık her 10 yılda bir konjonktür değişmiştir.

1960’lardan itibaren Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da Baas partisi etkin hale gelmeye başlamıştır. Arapların yaşadığı ülkelerde örgütlenmeye başlayan Arap Baas partisi, Arap milliyetçiliğini, sekülerliği ve anti-emperyalist karakteri öne çıkartmıştır. Mısır Lideri Nasır’ın bölgesel liderliği yaptığı ideoloji İsrail karşısında alınan mağlubiyetler ve Camp David antlaşması sonrası gözden düşmeye başlamıştır. Bu sırada İran’da İslam devrimi yaşanmış ve bölgedeki seküler iktidarların yıkılabileceği görülmüştür. Bu kırılmayı sırasıyla SSCB’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın sona ermesi, I. Körfez Savaşı, 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında yeni konjontür ve bunun getirdiği II. Körfez Savaşı izlemiştir.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da konjonktürün değişmesine neden olan bu olayların ardındansa bugün hala etkilerini gördüğümüz Arap Baharı yaşanmaya başlamıştır. Bu, bölgedeki en radikal konjonktür değişimine neden olacak süreç olarak da değerlendirilmektedir.

Arap Baharı genel olarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da bugüne kadar “demir yumruk”la yönetilen birçok ülkede yaşanan ve Aralık 2010’dan günümüze süren halk hareketleri olarak değerlendirilmektedir. Tarihte her önemli gelişmenin sembolik bir başlangıç noktası vardır. Bazılarının Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi için “tektonik” bir değişime neden olduğunu iddia ettiği Arap Baharı 17 Aralık 2010 tarihinde Tunuslu Muhammed Buazizi’nin kendini yakması ile başlatılmakla birlikte; bölge uzmanları ve siyaset bilimciler, zaten uzun süredir bölgede halkların huzursuzluğu, biriken gerilim ve rejimlerin gittikçe artan meşruiyet sorunlarına dikkat çekmektedirler.[1]

İç dinamiklerin yanı sıra dış dinamiklerin de etkili olduğu, pek çoklarınca kabul edilen süreçte Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde Muammer Kaddafi, Hüsnü Mübarek gibi “değişmez” görülen siyasi figürler değişmiş ve rejimler yıkılmıştır. Süreç ilk başta hızla ilerlemiş, Tunsu’ta hükümet değişmiş, Libyada yaşanan iç çatışmalar Kaddafi’nin sonunu getirmiş, Mısır’da Hüsnü Mübarek istifa etmiş ve sancılı bir anayasa süreci sonrasında ülkede hala çalkantılar devam etmektedir. Bölgenin diğer ülkelerinde de etkisini gösteren bahar havası Suriye’de ise kışa dönmüş, 15 Mart 2011’de başlayan olaylar ülkede taş taş üstüne bırakmazken Beşar Esad ve Baas Partisi iktidarını korumayı başarmıştır.

Dünyanın ilgi odağı halindeki Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da öngörülemez radikal değişimlere yol açan bu hareketler kimilerine göre ABD ve Batılı müttefiklerinin bu coğrafyadaki saklı planlarını harekete geçirmesiyle ortaya çıkmıştır. Buna karşın kimilerine göre ise ülkelerdeki sosyal, ekonomik ve siyasal bunalımları, teknolojik alanda sosyal medyanın kullanım ağının genişlemesiyle bir patlamaya neden olduğudur. Bu görüştekilere göre dünyanın adeta “küçük bir köy” haline gelmesi zaten patlama noktasına gelen bölge halkları için gerekli ortamı oluşturmuştur.

Arap Baharı ve Sosyal Medya:

2011 yılı başlarında Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı saran Arap Baharı’nın böylesine kitlesel ve hatta bölgesel halk hareketine dönüşmesi şüphesiz ki sosyal medyanın büyük katkıları ile olabilmiştir. Hatta bu yeni mecraların örgütlenme ve iletişim aracı olarak kullanılması, yaşanan halk hareketlerine “sosyal medya devrimi” gibi tanımlamaların yapılmasına bile neden olmuştur. Bu tanımlamalar eksik olsalar da yanlış değillerdir. Ne de olsa bölgede yaşayan on milyonlarca insan başta Facebook, Twitter ve Youtube olmak üzere birçok sosyal ağ yoluyla örgütlenerek toplantılar ve geniş katılımlı gösteriler organize etmiş, tepkilerini ortaya koyma imkânı bulabilmişlerdir.

Tunus’ta başlayan ve kısa bir sürede tüm bölgeyi etkisi altına alan Arap Baharı sürecinde, sosyal medyanın baskıcı rejimlerin devrilme sürecindeki rolü tüm dünyada kabul edilmiştir. Arap Baharı’nın kitlesel niteliğe dönüşmesinde ve diğer ülkelere hızla yayılmasında teknolojinin etkisi önemli olmuştur. Özellikle Tunus ve Mısır’da internet, siyasete ivme kazandıran işleviyle ön plana çıkmıştır.[2]

Facebook, Twitter, Youtube ve benzeri sosyal ağların kullanımının yaygınlaşması ile Arap toplumları daha fazla paylaşımda bulunmaya başlamış, halklar arasındaki fiziki sınırlar tüm etkisini kaybetmiştir. Arap Baharı sürecinde sürekli dile getirilen Domino etkisinin meydana gelmesinde, bu ortak bilincin, yani sosyal medya ile halkların ortak gündeme sahip olmalarının payı büyüktür.

Bununla birlikte, Wael Ghonim gibi gündüz Google’daki işiyle, gece devrim organizasyonu ile uğraşan organizatörler, bu yeni araçları ortak bilinci eyleme dönüştürmek üzere değerlendirmişlerdir.[3]

Arap Baharı sürecinde sosyal medya önemli roller üstlenmişse de bu her ülkede benzer etkide olmamıştır. Örneğin Tunus ve Libya’da sosyal medyanın etkisi Mısır’la kıyaslanınca çok az bir seviyede kalmaktadır. İş bu nedenle Arap Baharı kapsamındaki önemli ülkeleri ayrı ayrı değerlendirmek gerekmektedir.

Tunus:

Arap Bahar’ının fitilinin ateşlendiği Tunus bölgede sosyal medyanın en az etkili olduğu ülkelerden birisi. 10.732.900 kişilik nüfusunun 4.196.564’ünün, yani yaklaşık %40’ının internet kullandığı Tunus’ta devrimle sosyal medya kullanımı arasında paralellik kurmak zor. [4] En azından Tunus’ta sosyal medya açısından Mısır benzeri bir durumun yaşandığını söylemek mümkün değil. Çünkü Tunus’ta sosyal medya iktidara karşı girişimlerin başında yer almamış, olaylar başladıktan sonra etkinlik kazanabilmiştir.

Tunus’ta iktidara karşı başkaldırı başladıktan sonra sosyal medyanın görevi insanların tepkilerini aktarma ve organize olma noktasına görülmektedir. Tekek’in de belirttiği gibi Tunus’ta okuma-yazma oranı örneğin bir Mısır’a göre yüksek olmasına rağmen sosyal medyaya getirilen yasaklar bu mecraların kullanımının düşük seviyelerde kalmasına neden olmuştur.”[5]

Mısır:

Sosyal Medya’nın devrim sürecinde en etkili olduğu ülkelerin başında Mısır gelmektedir. 83.688.164 kişilik nüfusunun %35.6’sı, yani 29.809.724’ü internet kullanıcısı olan Mısır’da bir “sosyal medya devrimi”nden söz edilebilir.[6] Bilindiği üzere Mısır’da henüz başkaldırı söz konusu olmadan önce sosyal medya aktif olarak kullanılmış ve muhalefet bu mecralarda seslerini gür bir şekilde duyurmayı başarmıştır. Bu ülkede Arap Baharı’ndan çok önce sosyal medyada rejime karşı isyan bayrağı açılmış durumdadır.

Mısır’da sosyal medya, ayaklanmalar ve protestoların kitlesel niteliğe dönüşmesinde önemli rol oynamıştır. Milyonlarca kişi Twitter ve Facebook’ta örgütlenerek şiddete başvurmadan, meydanlara inip, yönetimleri protesto etmişlerdir. Korkmaz’ın da belirttiği gibi Mısır’da büyük kitlelerin bir araya gelmesinde, sosyal ağların etkisi yadsınamaz.

Özellikle halk, Facebook üzerinden organize olmuştur. Halkın tepkisi, otuz yıllık hükümet rejiminin sona ermesine ve Hüsnü Mübarek’in yargılanmasına neden olmuştur. Twitter’da 2011’de en çok kullanılan kelimenin “Mısır” olduğu düşünülürse, Arap Baharı’nın Mısır’ın kendi halkı ve dünyadaki insanlar açısından ne anlama geldiği ve Mısır’ın Arap Baharı’nda ülke olarak nereye konduğu daha da iyi anlaşılabilir.[7]

Arap Baharı’nda sosyal medyanın en aktif olduğu ülke Mısır olsa da bu ülkede yaşananları sırf buna indirgemek de yanlış olacaktır. Nitekim bu süreçte Mısır’da kullanılan ikinci paylaşım yöntemi ise Cuma namazlarından sonra dağıtılan el broşürleri oldu. Ülke genelinde bu el broşürleri ile de yüz binlerce kişiye ulaşılmış ve hükümete karşı organize olunmasına katkı sunmuştur.[8] Öte yandan El Cezire gibi televizyon kanallarının yayınları da bu noktada görmezden gelinmemelidir.

Libya:

Tunus’un komşusu Libya’da da sosyal medyanın sanılanın aksine çok etkili olamadığını söyleyebiliriz. 5.613.380 kişilik nüfusunun 954,275’inin, yani sadece %17’sinin internet kullanıcısı olduğu ülkede, sosyal medya en etkili ve çarpıcı görevini devlet başkanı Muammer Kaddafi’nin ölüm anını dünyaya ulaştırmakla gerçekleştirdi.[9]

Kaddafi’nin memleketi Sirte’den kaçarken NATO operasyonuyla durdurulması ve ardından da silahlı muhalifler tarafından linç edilerek öldürülmesi oradaki insanların cep telefonlarının kameralarıyla çekildi ve tüm dünyaya yayıldı.

Libya’da sosyal medya kullanımı Muammer Kaddafi iktidarının devrilmesinden sonra ciddi bir artış gösterdi. Ülkede toplum üzerindeki baskının azalmasından ve neredeyse sıfır noktasına inmesinden sonra ülkede Facebook’a üye olma sayısı dikkat çekici bir şekilde artış gösterdi. Muammer Kaddafi’nin yasaklama yoluyla kontrol altında tutmaya çalıştığı sosyal medya araçları, Kaddafi’nin iktidarının sona ermesinden sonra yoğun şekilde rağbet görmeye başladı.”[10]

Suriye:

22.530.746 kişilik nüfusunun 5.069.418’i internet kullanıcısı olan Suriye’de sosyal medya muhalifler tarafından aktif olarak kullanılmaktadır.[11] Özellikle Beşar Esad’ın ve Baas yönetiminin ülkeye yabancı gazetecilerin girişine müsaade etmeyişi, sosyal medyayı muhalifler için önemli bir haber paylaşma mecrası, uluslararası medya kuruluşları içinse haber kaynağı haline getirdi. Facebook, Twitter ve Youtube’ta yoğun haber yayınına başlayan muhalifler böylelikle seslerini tüm dünyaya duyurmayı başardılar. Facebook, Twitter ve Youtube’ta anlık haber paylaşımları yapan Ugarit NEWS gibi muhaliflerin yayın örgütlenmeleri haberlerin tek taraflı da olsa dünyaya duyurulmasına neden oldu.

Suriye’de Beşar Esad yönetiminin basına karşı baskıcı tutumu ve uzun bir süre yabancı basın mensuplarının ülkeye girişine izin vermemesi de sosyal medyayı ve muhalifleri daha önemli bir haber kaynağı haline getirdi.

Ancak bu enformasyon savaşına karşın muhalif protestolar sürecinde sosyal medyanın aktif olarak kullanıldığına dair veriler çok yok. Tekek’in de ifade ettiği gibi Arap Baharı’nın en inatçı ülkesi Suriye’de zaman zaman cep telefonu ile dünyaya ulaşan görüntüler haricinde bir sosyal medya örgütlenmesinin varlığından bahsetmek çok da mümkün değil.[12]

Sonuç:

Arap Baharı denildiği zaman akla gelen “sosyal medya devrimi” ile yaşanan süreç ne kadar bağımlıdır, bu ciddi bir tartışma konusu haline gelmiş görünmektedir. Tartışmalara bakıldığı zaman bir grubun süreci tamamen “sosyal medya devrimleri” olarak değerlendirdiği, diğer bir grubun ise süreci sosyal medyadan bağımsız ele aldığı görülmektedir. Bizim görüşümüzse üçüncü bir seçenek olan, sosyal medyanın süreçte önemli rol oynadığı ancak yaşanan olayları açıklamak için tek başına yeterli olamayacağıdır. Bu noktada Babacan ve diğerlerinin sorduğu şu soru büyük önem teşkil etmektedir: “Sosyal medya olmasaydı yaşanan devrim veya halk hareketleri yaşanmayacak mıydı? Veyahut yaşanan uzunca bir toplumsal sıkışmışlığın ve yoksunluğun ardından biriken öfkenin dışavurumu bir şekilde ortaya çıkmayacak mıydı?”[13]

Söz konusu sorunun cevabını verebilmek için siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarının yanı sıra medya ve iletişim teknolojileri konusunda da yetkinlik gerekmektedir. Bu çerçeveden bakıldığı zaman Babacan ve diğerlerinin de belirttiği gibi dünya genelinde sosyal medya ve araçlarının henüz çok yeni bir geçmişe ve farklı kullanım pratiklerine sahip olduğunu göz önünde bulundurulmalı ve sosyal medyanın kullanım pratiklerinin ‘sosyal devrim’lere yol açtığı gibi önemli hipotezleri ortaya koymanın doğru bir yaklaşım tarzı olmadığı ifade edilmelidir.[14]

Sosyal Medya tek başına yaşanan süreci açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Sosyal medya ancak yaşanan süreci hızlandırmış ve bölgedeki iktidarların direnişini kırmak noktasında yardımcı olmuştur. Sosyal medyanın yaşanan süreçte önemli bir iletişim mecrası olarak kendini göstermesi, Arap Baharı’nı sosyal medya devrimi olarak sunmayı gerektirmemekte, bu yaklaşım eksik kalmaktadır.

Süreci bu hale getiren en önemli sebep halkın on yıllardır baskı altında tutulması ve ekonomik sorunlar ile Batılı devletlerin tutunduğu (Örneğin Libya’daki askeri operasyonlar gibi) tavır olmuştur. Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki devletlerin büyük bölümü baskıcı ve otoriter yönetimlerce idare edilmişlerdir. Ekonomik sorunların da patlak vermesiyle halktaki gelecek umudu iyi yok olmuş ve bir sosyal patlamaya kapı aralanmıştır. Batı’nın bunu destekler konumu devrimlerin önünü açarken, sosyal medya da bu noktada bir örgütlenme ve haberleşme mecrası olarak dikkat çekmiştir.

Sonuç olarak yaşanan süreç bir sosyal medya devrimi değil, sosyal medyanın da destek olduğu devrimlerdir.

Okan Yüksel

iletisim@okanyuksel.com

 

 


[1] Korkmaz, Ali, Arap Baharı Sürecinde İnternet ve Sosyal Medyanın Rolü, International Symposium on Language and Communication: Research Trends and Challenges (ISLC), www.inlcs.org/online/Book14.pdf (19.05.2013)

[2] Korkmaz, Ali, Arap Baharı Sürecinde İnternet ve Sosyal Medyanın Rolü, International Symposium on Language and Communication: Research Trends and Challenges (ISLC), www.inlcs.org/online/Book14.pdf (19.05.2013)

[3] Korkmaz, Ali, Arap Baharı Sürecinde İnternet ve Sosyal Medyanın Rolü, International Symposium on Language and Communication: Research Trends and Challenges (ISLC), www.inlcs.org/online/Book14.pdf (19.05.2013)

[5] Tekek, M, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=2964 (23.05.2013)

[7] Tekek, M, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=2964 (23.05.2013)

[8] Tekek, M, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=2964 (23.05.2013)

[10] Tekek, M, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=2964 (23.05.2013)

[12] Tekek, M, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=2964 (23.05.2013)

[13] Babacan, Mehmet Emim ve diğerleri, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.aid.sakarya.edu.tr/uploads/Pdf_2011_3.pdf (18.05.2013)

[14] Babacan, Mehmet Emim ve diğerleri, Sosyal Medya ve Arap Baharı, http://www.aid.sakarya.edu.tr/uploads/Pdf_2011_3.pdf (18.05.2013)

Olay TV’de Son Baskı’ya Konuk Olduk

2012 ödüllerle başladı. Turkcell Blog Ödülleri’nde Politik Akademi binlerce blog arasından önemli bir derece aldı ve Türkiye’nin en iyi haber-gündem bloglarından bir tanesi olduğunu kanıtladı. Sonrasında Olay TV’den muhabir arkadaşımız Özden Çobanoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) düzenlediği yarışmada En İyi TV Haberi ödüle layık görüldü.

Dün, ÇGD’de düzenlenen törende Özden ödülü olan tablet bilgisayarı alıdı. Sonrasında ise ikimiz de ödüllerimizi alıp, Olay TV ekranlarında Gökhan Küçükkaplıdağ’ın sunduğu SON BASKI programına konuk olduk. Oldukça keyifli geçen programda ödüllerden ve 10 Ocak Gazeteciler Günü olması nedeniyle mesleki sorunlardan bahsettik. Sosyal Medyada ve özellikle de Politik Akademi üzerine de konuştuk. Programın kamera arkasında bize Elif Akın ve Levent Özen eşlik etti.

Programı izlemek isterseniz 3 bağlantıdan birisine tıklamanız yeterli: Youtube, Vimeo, DailyMotion

Sosyal Medyada ÇYDD ve Çağdaş Gençlik Çalıştayı Sona Erdi

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin düzenlediği üç günlük “Sosyal Medyada ÇYDD ve Çağdaş Gençlik Çalıştayı” sona erdi. Kocaeli’nde düzenenlenen çalıştay’ın son gününde ben de “Sosyal Medya Dünyaya Yön Veriyor” başlıklı bir sunum yaptım.

ÇYDD, Çağdaş Gençlik ve Politik Akademi web sitelerinden canlı olarak da yayınladığımız sunumda aktif olarak sosyal medyada yer almaya başladığım 2007’den bugüne edindiğim deneyimleri, bir gazeteci ve uluslararası ilişkiler uzmanı olarak dinleyicilere aktardım.

Yaklaşık bir buçuk saat süren sumumumda öncelikle “sosyal medya” kavramı üzerine durarak, bunun kültürel ve teknolojik alt yapısını anlatmaya çalıştım. Sonrasında ise sosyal medya aracılığıyla örgütlenen gençlerin önayak olduğu Arap Baharı’nın, Wall Street İşgalcileri’nin ve uluslararası ilişkilerde deprem etkisi yaratan Wikileaks’in üzerinde durdum.

Türkiye’nin çağdaş yarınlarının mimarları arasında saydığım Çağdaş Gençlik’le oldukça yararlı ve keyifli bir çalıştayı geride bıraktığımızı düşünüyorum. Onların konukseverliği, her daim gülen yüzleri ve sosyal medyaya olan ilgileri beni oldukça mutlu etti.

Bu çalıştaya beni davet edip, anlattıklarımı can kulağıyla dinledikleri için, dostum Bahattin Carav başta olmak üzere tüm ÇYDD ailesine teşekkür ediyor ve ilerleyen haftalarda Çağdaş Gençlik’i sosyal medyada daha etkin bir şekilde görmeyi diliyorum.

İGBD Olarak Marjinal Fayda Programına Konuk Olduk

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği, Bursa özelinde ve Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Bu süreçte gerek yerel, gerek ulusal medya kuruluşlarıyla sıkı bağlar geliştirme, programlarda yer alma imkanı da bulabiliyoruz.

Son olarak değerli gazeteci, televizyoncu Güzin Abraş’ın hazırlayıp sunduğu Marjinal Fayda programına konuk olduk. ASTV ekranlarında canlı olarak yayınlanan programda İGBD Yön. Kur. Bşk. Levent Özen ile birlikte İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği’nin faaliyetlerini Bursa’lılarla paylaşma imkanı bulduk.

Marjinal Fayda programına konuk olmak, daha da önemlisi Güzin Abraş gibi değerli bir meslek büyüğü ile tanışma fırsatı yakalamış olmaktan dolayı kendim ve İGBD adına mutluk duyuyorum.

İlerleyen günlerde programdan bölümleri blogumda ve Politik Akademi’de yayınlayacağım. Şimdi sadece fotoğraflarla yetinmek durumundayım…