Nietzsche Ağladığında ve Irvin D. Yalom

Kitaplığımın raflarına usulca göz gezdiriyorum. Kitaplıktaki her bir kitap, kısacık da olsa beni çok farklı yerlere götürüyor. Parmaklarım “Adı Aylin“in üzerinden geçerken kendimi Amerika’da buluyor, “Silahlara Veda“da ise Avrupa’da kanlı bir savaşın ortasında…
Her kitap farklı imgelerle yüklü, her birinde farklı düşünceler, teneffüs edilmesi gereken farklı bir hava mevcut.
Parmaklarım bu tozlu kitapların teker teker üzerinden geçip kirlenirken sonunda Irvin D. Yalom‘um mükemmel eseri “Nietzsche Ağladığında“nın üzerinde duruyor. Ne zamandır elime almadığımdan olacak bolca tozlu kitap, güzelce üflüyorum; tozlar diğer kitapların üzerine savruluyor…
***
Elime kalem almadan kitap okuyamam, mutlaka bir masada oturmalı ve esaslı satırların altlarını çizmeliyim. Sanki altı çizilmemiş satırlar unutulmaya mahkum, kendimce onları unutulmaz kıldığımı düşünüyorum. Ayrıca bu takıntım kitap tanıtımı yaparken de işime yarıyor, okurlara kitaptan düzgün satırlar sunabiliyorum.
Nietzsche Ağladığında mutlaka okunması gereken, mükemmel bir kitap. Sizinle paylaşmak istediğim o kadar güzel satırlar var ki; hepsini burada paylaşırsam kitabın yayıncısıyla tehlif sorunu yaşayabilirim. Her bir satırında farklı bir düşünceyle, hayata açılan farklı bir pencereyle karşılaşmanız fazlasıyla olası. İçerisinde bu kadar bilgi ve düşünceyi barındırıp, bunu çok güzel bir şekilde romanlaştıran yazarların sayısı çok değil, bu noktada Irvin D. Yalom‘un da hakkını vermek lazım.
***
Kitap ünlü filozof Friedrich Nietzsche‘nin bir psikologla yaşadığı tedavi deneyimini bizlere sunuyor. Kitapta Nietzsche hakkında da pek çok bilgi edinmeniz olası. Felsefesi ve görüşleri kitabın satırlarına o kadar güzel serpilmiş ki, sanki karşınızda Nietzsche durmuş da size nutuk çekiyor sanıyorsunuz. Nietzsche sizi her zaman olduğu gibi çarpıyor, nasıl mı? İsterseniz kitaptan cımbızlanmış şu satırlara bir göz atın…

“Ümit mi? Ümit en son kötülüktür!” Nietzsche adeta haykırmıştı. “İnsanca, Pek İnsanca adlı kitabımda ileri sürdüğüm gibi, Pandora’nın kutusu açılıp, Zeus’un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamandan beri, yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladık. Fakat Zeus’un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.”

 

“Bir de Nietzsche’nin söylemeye cesaret ettiği o sözler! Bir düşünün! Ümidin en büyük kötülük olduğunu söylemesi! Tanrı öldü demesi! Hakikat, onsuz yaşayamayacağımız bir yanlıştır demesi! Hakikatin düşmanı yalanlar değil, inançlar demesi! Ölümün son iyiliğinin bir daha ölünmeyecek olmasıdır demesi! Doktorların, insanların kendini ölümlerini ellerinden almaya hakları olmadığını söylemesi! Kötücül düşünceler! Bu fikirlerin her birinde de Nietzsche’ye itiraz etmişti. Ama bunlar sahte itirazlardı; kalbinin ta derinlerinde biliyordu ki Nietzsche haklıydı.”

Bu güzel kitabı ölmeden okunması gereken kitaplar listenize eklemeniz umuduyla…
Takip edin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir