Film: New York’ta Beş Minare

Beyaz Melek ve Güneşi Gördüm adlı filmleriyle dikkatleri üzerine çeken Mahsun Kırmızıgül‘ün yeni filmi New York’ta Beş Minare dün vizyona girdi. Mahsun Kırmızıgül, Mustafa Sandal gibi müzik dünyasından tanıdığımız isimlerin yanı sıra Haluk Bilginer, Zafer Engin ve Ali Sürmeli gibi ünlü oyuncuların da kadroda yer aldıkları filmin konusu, kısaca şöyle:

Kırmızı bültenle aranan radikal dinci bir örgütün lideri ‘Deccal’ kod adlı suçlunun Amerika Birleşik Devletleri’nde yakalandığı bilgisi gelir. Onu teslim almak için teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika Birleşik Devletleri’ne suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiç bir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyada yaşanan ‘İslam paranoyasının’ altını çizmektedir.

Filmi henüz izlemiş birisi olarak, filmden tatmin olduğumu söyleyemem.
 
New York’ta Beş Minare de tıpkı Mahsun Kırmızıgül‘ün diğer filmleri gibi mesaj verme kaygısıyla yapılmış. Film, baştan sona farklı mesajlar vermeye çalışıyor, bir noktadan sonra filmin bu mesaj verme kaygısı sizi fazlasıyla sıkıyor.
Filmin senaryosuna gelecek olursak, Beyaz Melek‘te Mahsun Kırmızıgül‘ün daha iyi bir senaryo ortaya koyduğunu söyleyebilirim. New York’ta Beş Minare‘de ise vasat bir senaryoyla karşı karşıyayız. Aksiyon, dram ve politika beceriksizce birbirine karıştırılmış. Çok şey anlatılmaya çalışılırken ne yazık ki hiçbir şey anlatılamamış.
Filmi kurtaran ise Ali Sürmeli, Zafer Engin ve özellikle Haluk Bilginer‘in göz dolduran oyunculuğu oluyor. Filmden bu üç ismi çıkartırsanız, açıkçası, geriye izlenesi bir film kalmıyor. Zaten bunu da tüm Mahsun Kırmızıgül filmlerinde görüyoruz, filmleri senarist ve yönetmenliği üstlenen Mahsun Kırmızıgül değil de oyuncuları kurtarıyor.
Takip edin!

One thought on “Film: New York’ta Beş Minare

  1. Filmin bir propaganda aracı olarak kullanıldığını düşünüyorum. Zira "Türkiyedeki suları bulandırmamak için Türkiye'ye gelmeyen" zatı muhteremin kim olduğunu herkes biliyor. Bunun dışında değerlendirmek gerekirse Mahsun Kırmızıgül'ün oyunculuğu gerçekten kötü. film sahneleri çok kaliteli ve gerçekten pahalı bir film.Seyircinin dikkatini uzun süre ayakta tutabiliyor. Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise trailerlarda geçen "onlar laik devlete düşman" sahnesinin filmde hiç yer almıyor olması. Bir de Mahsun Kırmızıgül'ün bilinçaltındaki "töre" kavramını her filminde seyircinin gözüne sokması…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir