Çalışma Hayatında İnsan Modelleri

Bu yazıyı henüz çalışma hayatımın birinci yılı dolmadan (Sanırım 2011 sonları falandır) yazmış ancak bir çalışma hayatımın tavsiyesi üzerine yayından kaldırmıştım. Üstünden çok zaman geçti ve ben de arşivde göründe tekrar yayınlamak istedim.

Neredeyse tüm zamanım çalışarak geçtiği için bloga yazı yazacak konu bulmakta zorluk çektiğimi yazmıştım. İstifa edene kadar da bloga iş dışında birşeyler yazmam zor görünüyor. Hal böyle olunca ben de henüz istifa etmeyi düşünediğim için kurtarıcı bir formül buldum. En azından önümüzdeki günlerde çalışma hayatına ve çalışanlara dair yazılar paylaşacağım. Bugün iddialı bir başlıkla, “Çalışma Hayatında İnsan Modelleri” ile başlıyorum…

Çalışma hayatında  insanları sınıflandırmak hoş değil ancak ister istemez çalışanları kalıplara sokuyorsunuz. Zaten onları kalıplara sokmanız için ellerinden geleni yapıyorlar, hal böyle onunca ben de elimden geleni yaptım ve çalışma hayatında insan modellerini sıraladım…

1.  Asık suratlı, sinirli ama ortaya birşey koyamayan tip:

Sanırım her şirkette vardır böyle tipler, ortaya birşey koyamadıkları gibi asık suratlarıyla diğer çalışanların performanslarını da etkilerler. İşin içine girmeden bakınca şirketi değil, dünyayı kurtardıklarını sanarsınız. Oysa onların tek becerebildikleri şey yüzlerini asmak ve çok önemli işler yapıyormuş gibi görünmektir. Ben de iş yapıyorum, onların yaptığından çok daha fazla iş yapıyorum ama yüzüm bir gün bile asılmıyor!

2.  Hiçbir işi olmayan ve herşeye burnunu sokan tip

Ben işlerimi hafifletince, çalışma alanımla da ilgili belgeselleri ya da euronews gibi kuruluşların hazırladıkları özel bültenleri izliyorum. Ciddiyim. Ayda yılda bir Angy Birds de oynadığımı görenler olmuş olabilir ama dediğim gibi bunu da ayda yılda bir yapıyorum. Ancak bahsettiğim “hiçbir işi olmayan ve herşeye burnunu sokan tip” bunların hiçbirisini yapmıyor. O sürekli olarak diğerlerinin  ne yapıp ne yapmadığını gözleyerek üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokuyor. Bunu samimiyetisce ve art niyetle yaptığını düşündüğünüzde fena halde sinirlerinizi bozmayı da başarıyor.

3. Müdürün dışında herkesin kendisini dinlemesini isteyen, otorite kurmaya çalışan tip

Müdür ve diğer yetkili kişinin birlikte izin yaptıkları günde ortalığın güllük gülistanlık olmasını bekliyorsanız, daha çok beklersiniz… Asıl kıyamet işte o gün kopuyor. Herkesin kendisini dinlemesini isteyen, otorite kurmaya çalışan tip ortaya çıkıyor ve emirler yağdırmaya başlıyor. Eğer böyle iki ya da daha fazla çalışan varsa, en reality komedi filmi başlıyor… Kendisini müdürlüğe aday gören isimler arasında ABD ve Sovyetler’e taş çıkartacak kadar soğuk bir savaş başlıyor. Siz de yok öyleydi, yok böyleydi diye eleştirdiğiniz müdürünüzün, sorumlu olduğunuz kişilerin değerinin farkına varıyorsunuz.

4. Otoriter birinin gölgesine sığınıp, kendine koruyucu arayan tip

Eşek kadar olmuş, okul okumuş, iş bulmuş çalışıyorsun da ne diye sığınacak bir gölge arıyorsun kendine? Ama arayanlar çıkıyor, 3. maddede kendisini müdür adayı olarak gören tipler de bunlara kanatlarını açıyor. Kendisine başkalarının kanatları altında yer bulan bu gölge meraklıları kişiliklerini kaybederken, diğer gölge meraklıları da sıraya giriyor. O kanatların altına girenlere fazla değil ama sırada bekleyenlere çok ama çok acıyorum!

5. Aşırı dedikoducu ve laf taşıyan tip

Sadece “dedikoducu tip” de diyebilirdim ancak iş hayatında hemen herkes dedikodu yaptığı için başına “aşırı”, sonuna da “laf taşıyan” sıfatlarını ekleme gereği duydum. Aşırı dedikoducu ve laf taşıyan tipler acemiler için tehlikeli olabilir. Bunlara safça anlattığınız şeylerin en fazla 10 dakika içerisinde muhattaplarının kulağına, hem de abartılmış olarak gitmesi sizi şok edebilir. Alışın bu duruma ve iş hayatında hakkında konuştuğunuz insanın tüm söylediklerinizden misliyle haberdar olacağını bilin! Hatta bunu kullanın, insanların yüzlerine söylemek istemediklerinizi bu kanalla da söyleyebilirsiniz…

6. Sadece işini yapan, sessiz tip

Ne yazık ki sayıları çok değil ve gittikçe de azalıyor. Ancak dostluk kurulabilecek en idel tip de bunlar. Değerini bilmeli bu tipin, onlar olmasa bu iş hayatı daha da zor olurdu.

Bla bla bla…

Takip edin!

One thought on “Çalışma Hayatında İnsan Modelleri

  1. binbir hayal ve idealle okuduğum üniversitenin son yıllarında aklımı zaman zaman kurcalayan,iş hayatına atıldığım günden itibaren ise beynimi tamamen esir alan tek bir soru var çalışma hayatındaki insan modelleri hakkında.ilk beş maddedeki davranış biçimleri bireyin gerçek kişiliğin bir yansıması mı yoksa (özellikle) yaptığımız işin hava civasına,egoları pompalayan sahte iltifatlara kapılıp da başkalaşan tipler mi? beraberinde cevabını vermekten emin olamadığım bir soruyu daha getiriyor bu soru aklıma…ulan ben de bir gün acaba…?
    (Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu)
    eğer bu sorunun yanıtı evet olursa muhtemelen bu yorumumdan utanmayacak kadar yüzsüz olacağım için blog yazarından yorumumu silmesini bile istemeyeceğim.
    cevap hayır olursa da sakat…o zaman salt çoğunluk içinde ilk beş maddedeki tiplere tip tip bakmaya devam edeceğiz demektir.hatta kafamızı sağdan sola çevirmeye zahmet bile etmeden…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir