“Bizde neden yakışıklı gazeteci yok?”

Yaklaşık bir ay önce Oray Eğin Akşam’daki köşesinde “Bizde neden yakışıklı gazeteci yok” başlıklı bir yazı kaleme almış ve medyada “çirkin çocukların” devrinin kapanmakta olduğunu iddia etmişti:

Galiba çirkin çocukların devri kapanıyor medyada. Gazeteciler daha fazla tanınmaya başladıkça, sosyal medyadan televizyona görünür oldukça bizim de kendimize çeki düzen vermemiz gerekecek. Rekabet sadece kalemle değil artık…

Oray Eğin‘in “bizim de kendize çeki düzen vermemiz gerekecek” saptamasına katılıyorum. Eğer işiniz ekrana çıkmaksa, kendinize çeki düzen vermeniz gerekiyor.  Bu Afrodit kadar güzel ya da Paris kadar yakışıklı olmanız gerektiği anlamına da gelmyor, sadece olabileceğinizin en iyisi olmanız gerektiği anlamına geliyor…

Tıpkı Oray Eğin‘in dediği gibi bu sizin önünüzün açılmasında sandığınızdan çok daha etkili de olabiliyor:

Yakışıklı çocukların önü açılıyor yazılı basında. Bir zamanlar televizyonlarda acımasızca uygulanan güzellik kriterleri yavaş yavaş yazılı basına da yansıyor. Birinin dış görüntüsü onun yazarlığının ölçüsü değil kuşkusuz: Ama hem güzel olup, hem iyi yazıyorsanız hayatta epey şansınız var demektir.

Hal böyle olunca medya sektöründe kariyer yapan herkesin sağlıklı beslenmesi ve düzenli spor yapması gerektiğini düşünüyorum. Kendisine önem vermeyen bir kişinin diğer pek çok sektörde de olduğu gibi medya sektöründe de başarılı olması beklenmiyor.

Takip edin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir