Haberi ‘oyunlaştırmak’ mümkün

Türkiye’de yaşadığımız olay ve olguları haberleştirmek ciddi bir sorun iken ben başka bir soru sormak, hatta tartışmak istiyorum:

Haberi ‘oyunlaştırmak’ mümkün mü?

Haberi oyunlaştırmak biz gazetecilere ne kazandırır, ne kaybettirir?

‘Oyun’ ve ‘oyunlaştırma’ kavramları

Oyun kavramı, belki ilk bakışta ciddi görünmese de, bugün eğitim ve pazarlama gibi pek çok alanda üzerinde çokça durulmakta ve verimliliği oldukça arttırdığı görülmekte. Oyunlaştırma kavramı akademi cephesinde de yankı bulmakta, oyunlaştırma üzerine ortaya atılan tezlerin sayısı her geçen gün artmakta.

Peki, öneminin gittikçe arttığını gözlemlediğimiz ‘oyun’ ve ‘oyunlaştırma’ kavramları nedir? Bu iki kavramı yazarken sizin için ne ifade etmesi gerektiğini umuyorum?

Kavram karmaşasına ilk başta son verelim. Bu iki kavramın ne ifade ettiğini Akar Şümşet‘in Webrazzi için yazdığı ‘Oyunlaştırma’ yazı dizisinden aktaracağım. Şümşet, oyun ve oyunlaştırma kavramlarını Bernard Suits, Werbach ve J. Hamari’nin tanımlarından yola çıkarak paylaşıyor.

Bernard Suits, ‘oyun’ kavramını şu şekilde tanımlıyor:

Gereksiz bazı engelleri göze alıp bunları gönüllü olarak aşmaktır. Temel özellikleri; amacı, kuralları olması ve oyuncu bir tavır içermesidir.

Şümşet de Warbanch ve J.Hamari’nin tanımlamalarından yola çıkarak oyunlaştırma kavramını ise şu şekilde açıklıyor:

Kullanıcı aktivitesini, sosyal etkileşimi, ya da davranışların kalite ve üretkenliğini artırma gibi “iş hedeflerine yönelik” olarak, bir sistemdeki davranışların; ödül, liderlik tablosu, geri bildirimler, hikayeleştirme vb.“oyun elementleri” aracılığıyla “içsel motive edicileri” tetikleme özelliği olan oyunlara benzer bir çerçeveye sokulmasıdır. Oyunlaştırma, oyun harici alanlarda, insan odaklı bir tasarım yaklaşımı ile uygulanır.

Haber ve oyun bir arada olabilir mi?

Oyun ve oyunlaştırma kavramları üzerine düşününce bir gazeteci olarak aklıma gelen ilk soru “Haberle oyun bir arada olabilir mi?” oldu. Gelişen bilgisayar ve internetin medyada yaşattığı gelişmeler oyun ile haberi bir araya getirebilir miydi?

Haberin gazete, dergi gibi klasik mecralardansa artık yeni medya mecralarında alıcı bulmaya başlaması, haber ve oyunun bir araya getirilebilmesi için bize ciddi bir potansiyel sunuyor. Özellikle haber sitelerinde, haber uygulamalarında veya dijital dergilerde haber ve oyun birlikteliği iyi bir sinerji oluşturabilir kanaatindeyim.

Haberi veya haberin sunulduğu mecrayı oyunlaştırarak çok daha fazla kişiye ulaşma, haberi çok daha hatırda kalıcı kılma şansına sahip olabiliriz. İşin güzel yanı bunun örnekleri de yok değil!

Ödüllü bir örnek: Filistin Remix

Haberin oyunlaştırıldığı örnekler çok değil. Hatta bu işi yapanların çoğunun bunu bilinçli olarak yapıp yapmadıklarından da emin değilim. Çünkü haberin oyunlaştırılması konusunda bir tartışma, eylem en azından Türkiye’de pek de yapılmış görünmüyor. Yabancı kaynaklar da bu anlamda sınırlı sayılabilir.

Ancak haberin oyunlaştırılması sürecine benzer çalışmalar var ve bunları örnek olarak sunmak oyunlaştırma konusunu açıklamada ve ilham noktasında yardımcı olabilir. Örneğin Al Jazeera’nin Türkçe versiyonu da bulunan Filistin Remix çalışması haberin oyunlaştırılması süreci ile benzerlikler taşımakta.

Al Jazeera okuyucu/izleyicilerine 217 yıl, 320 kişi, 600 yer ve 123 saat video olan bir arşiv sunarak, bunlardan bir belgesel hazırlamalarını istiyor. Süreci 3 aşamada (izle, remiks yap, paylaş) ele alarak, bunun kolaylıkla yapılmasını da sağlıyor.

Bu örnekte, mevcut okuyucular/izleyiciler Al Jazeera’nin proje çerçevesinde sunduğu tüm haber içeriğini yüksek motivasyonla, detaylı bir şekilde inceliyor. Filistin sorununa normal bir okuyucudan/izleyiciden çok daha fazla vakıf oluyor. Daha da önemlisi hazırladığı belgeseli paylaşarak, hem arkadaşlarına da bu haber içeriğini ulaştırıyor hem de onlara üstü kapalı bir “Siz de kendi belgeselinizi yapın” davetiyesi gönderiyor.

Kısaca hem Fisitin konusunda Al Jazeera’nin haber içeriklerine vakıf oluyor, hem yönetmenlik oyunu oynayarak eğleniyor hem de işe arkadaşlarınızı da dahil ediyorsunuz.

Çok sayıda birincilik ve onur ödülü alan projenin detayları ve bir haber oyunlaştırması örneği görmek için http://interactive.aljazeera.com/ajt/PalestineRemix/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Peki daha fazla neler yapılabilir?

Haberin oyunlaştırılması hayal gücü ve deneyim gerektiren bir süreç. Hayal edip, bu alanda çalışarak farklı oyunlar üretilebilir.

Örneğin gazeteler haber siteleri veya mobil uygulamaları aracılığıyla günün haber içeriklerini (metin, fotoğraf ve/veya video) okurlara sunarak bir gün sonrasının gazetesini hazırlatabilir. Okur, kendi manşetini atar, kendi birinci sayfasını hazırlar. Tabii bunu paylaşacaktır da. Okura bunu yaptırdığınızda, hem içeriğinizi ona okutur/izletir hem de bunu çevresiyle paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Hatta en fazla beğenilen örneği, gerçekten de gazetenizi yarınki sayısında basabilirsiniz. (Klasik medyanın sosyalleşmesi için çarpıcı bir örnek de olacaktır bu.)

Bir diğer fikir ise: Okur sadakatini sağlamak için okuyucunun sitesinde ne kadar kaldığını, kaç haber ya da köşe yazısı okuduğunu saptayıp bunu bir puan tablosuna dönüştürebilirsiniz. Belli puanın üzerine çıkan okurlarınıza ödüller verebilir, onu daha fazla sitede kalmasını sağlayabilirsiniz.

Klasik medyada da oyunlaştırmadan yararlanmak mümkün. Örneğin basılı bir gazetenin sonuna konulacak ve günün haberlerine ilişkin bilgilerin sorulacağı bir kare bulmaca okuyucuların oldukça ilgisini çekebilir. Bulmaca ile gazetenin tüm bölümleri okunur kılınır ve okuyucu ok daha iyi bir deneyim yaşamış olur.

Yapılabilecekler bunlarla da sınırlı değil. Tek sınırınız deneyimlerini ve hayal gücünüz.

Ne kazanır, ne kaybederiz?

Haberi oyunlaştırmak ne kazandırır, ne kaybettirir?

Kazandıracakları arasında okuyucu/izleyici ilgisi, haberlerin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlama, yenilikçi yayın olma algısı ve prestij ilk aklıma gelenler.

Kaybettirecekleri konusunda  paylaşabileceğim bir madde yok.

Not: Haberin oyunlaştırılması konusunda Emre Kızılkaya’nın makalesi dışında Türkçe içerik, en azından Google’a göre pek yok. Bu nedenle bu konuda daha fazla yazmak, daha fazla tartışmak gerekli. Bunun için de blogumun yorum bölümü işe yarayabilir. Yorum yapın, katkı sunun, tartışmaya dahil olun…

Not 2: Haberin oyunlaştırması konusunda yabancı kaynak sayısı Türkçeye göre oldukça fazla. Google’dan İngilizce içerik bulmanız mümkün. Zaman bulursam çevirmeye çalışacağım.

Yeni Medya Uygulamaları Eğitimi

Anadolu Ajansı Haber Akademisi‘nin düzenlediği Yeni Nesil Habercilik Eğitimi geçtiğimiz hafta başladı. Uzun mülakat sürecinin ardından Akademi’nin kabul ettiği öğrenciler AA Genel Müdürlüğü’de eğitime başladı. Yoğun eğitim programı içerisinde ben de katılımcılara Yeni Medya Uygulamaları dersi verdim.

Derste bilgisayar ve internetin gelişimi, teknoloji ve medyanın sosyalleşmesi, sektörde önümüzdeki dönemde neler olabileceği konuları üzerinde durdum.

Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda, yaklaşık 50 katılımcı ile öğretici, keyifli bir eğitim geçirdim. Katılımcıların profesyonel gazeteci (ya da adayı) olmaları, konular üzerinde karşılıklı bir tartışma ortamı, güzel bir sinerji de yarattı.

İşin teorisinin ardından pratik üzerinde de durduk. Twitter’de TT listesine giremesek de güzel bir etiket çalışması yaptık. Instagram’da selfiemizi paylaşırken, eğitimin bir bölümünü Periscope’ta yayınlayarak, bu mecradan da sosyal medyaya dair sorular aldık.

Anadolu Ajansı’ndaki her eğitimde olduğu gibi katılımcılardan #AASosyalMedya etiketini kullanarak görüşlerini paylaşmalarını istedim. Oldukça güzel tepkiler geldi.

 

AA Haber Akademisi hakkında
AA Haber Akademisi medyada yaşanan değişime, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye yönelik uygulamalı ve sistematik eğitimler vermekte. Akademinin amacı, medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen kişilerin gazetecilik alanındaki analitik düşünme, sorun çözme, etkili iletişim kurabilme, haber yazım teknikleri, görüntü ve fotoğraf çekimi bilgi ve becerilerine sahip olmasını sağlamak. Bu anlayışla medya alanında faaliyet gösteren ve gazetecilik eğitimi veren ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunarak bu alanda meydana gelen tüm yeni oluşumlardan da faydalanmaktadır.

Gazetecinin Mobil Alet Çantası

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler gazetecilik için yeni araç ve mecraların doğmasını sağladı. Artık gazeteciler bu araçları ve mecraları da aktif olarak kullanmak durumunda. Bu makalede çağımız gazetecilerinin cep telefonları ile yapabilecekleri, hatta yapmaları gereken gazetecilik faaliyetleri üzerinde duracağım. Bir cep telefonu ile nasıl gazetecilik yapılabileceğini anlatmaya çalışacağım.

4 temel bileşen

Cep telefonları ile gazetecilik yapmak için temelde 4 bileşene ihtiyaç var. Bunlar kamera, mikrofon, internet bağlantısı ve ilgili uygulamalar olarak sıralanabilir.

Günümüzde satılan hemen her akıllı telefonda kamera, mikrofon ve internet bağlantısı dahili donanım olarak sunulmaktadır. Ancak cep telefonunuzla haber yapabilmeniz için uygulamalara da ihtiyacınız vardır.

Habercilik Uygulamaları

Google Play veya AppStore’da gazetecilere yönelik yüzlerce uygulama bulmanız mümkün. Ben bu makalede kendi kullandığım ve işimi kolaylaştırdığını düşündüğüm 10 uygulamayı ve deneyimlerimi paylaşacağım. (Sizlerin öneri ve deneyimlerini de sayfanın altındaki yorum bölmesine bekliyor olacağım.)

fbFacebook GP

Sosyal medya denildiğinde ilk akla gelen mecra, Facebook. Bu mecra doğru kullanılırsa habere ulaşmak ve haberinizi ulaştırmak için de oldukça verimli olabilir.

Habere ulaşmak için Facebook’u aktif olarak kullanabilirsiniz. Haberinizde adı geçen kişileri Facebook profilleri aracılığıyla daha iyi tanıma şansı bulabilirsiniz. Ayrıca Facebook grup ve sayfalarını takip ederek de birçok habere ulaşmanız, yeni haberler için fikir edinmeniz mümkün.

Haberi ulaştırmak için de Facebook önemli. Facebook’ta grup ve sayfalar oluşturarak çok sayıda insana ulaşma potansiyeliniz var. Ayrıca Facebook’ta kendi duvarınızda yaptığınız bir haber paylaşımı da, arkadaşlarınızın da bu haberi paylaşmasıyla domino etkisi oluşturabilir. Böyle de binlerce kişiye ulaşma şansı bulabilirsiniz. (Bunun bir örneğini geçtiğimiz aylarda yaşadık: Sahipsiz Çocuklar Artık Dayak Yemeyecek! Çünkü Artık Sosyal Medya Var!..)

twitterTwitter GP

Dünyada Twitter’ın internet kullanıcılarına oranla en yoğun kullanıldığı ülke Türkiye. İlginç ama öyle. Bu mecra Gezi Parkı olayları sırasında Türkiye’nin en önemli haber alma ve paylaşma mecralarından birisi haline geldi. Sonrasında da popülerliğini yitirmedi ve günümüzde Türkiye’nin en popüler ikinci sosyal ağı.

Twitter gazeteciler için habere ulaşmak ve haberi paylaşmak için önemli bir mecra. Twitter’da nasıl habere ulaşabileceğinizi, nasıl haberlerinizi daha fazla kişiye ulaştırabileceğinizi daha önce Medya Akademi’de detaylı olarak anlatmıştım. Tekrar etmeyeyim, ilgileniyorsanız Medya Akademi’ye mutlaka göz atın: Twitter’da Nasıl Habercilik Yapılır?

Ustream – GP

Ustream, canlı yayın yapmanıza olanak sağlayan bir uygulama. Bir tuşla on binlerce kişiye ulaşmanın kısa yolu. Eğer kendiniz ansızın bir haberin içinde bulduysanız yapabileceğiniz en mantıklı şey Ustream ile canlı yayına başlamak. Hem ses, hem görüntü kaydı ve anlık paylaşım imkanı… Ve tüm bunları aynı zamanda kayıt altına alma şansı. Hepsi Ustream ile oldukça kolay ve ücretsiz.

Ustream’i daha önce Gezi Parkı olayları sırasında Politik Akademi için kullanmıştık. Canlı yayınlarımız binlerce kişiye ulaşmıştı:

Periscobe – GP

Ustream ile benzer özelliklere sahip bir uygulama. Son aylarda oldukça popüler olduğu için Ustream yerine tercih edebilirsiniz. Twitter entegrasyonu sayesinde takipçilerinizi yayınızdan haberdar da edebilirsiniz.

Youtube – GP

Dünyanın en popüler video paylaşım ağı Youtube ile çektiğiniz ham görüntüleri veya işlediğiniz içeriği paylaşma şansına sahip olabilirsiniz. Burada bir kanal oluşturup, ücretsiz olarak saatlerce videoyu abonelerinizle paylaşabilirsiniz.

SoundCloud – GP

Youtube’un ses versiyonu denilebilir. Kaydettiğiniz sesleri burada paylaşma şansı bulabilirsiniz. Röportaj kayıtlarınızı paylaşabileceğiniz gibi podcast yayını da yapabilirsiniz. (Podcast hakkında bilgi sahibi değilseniz, mutlaka göz atın: Radyo Bitiyor, Podcast Dönemi Başlıyor)

Ses Kaydedici

Çoğu akıllı telefonun kendi ses kayıt uygulaması var. Sizinkinin yok ise App Store veya Google Play’den ücretsiz bir tane edinin. Ben tüm röportajlarımı ses kayıt uygulaması ile yapıyorum. Ses kayıt cihazları öleli yıllar oluyor.

Evernote – GP

Hayatımı kolaylaştıran uygulama. Haberlerimi burada yazıp düzenleyebildiğim gibi, bunları iş arkadaşlarımla da paylaşabiliyorum. Ayrıca görev notları oluşturmak da özellikle dosya niteliğindeki haberlerin yapım sürecinde oldukça kolaylık sağlayabiliyor.

Evernote’un sesli not ve diğer özellikleri de gazetecilik faaliyetleri için iyi iş görebiliyor.

Google Drive – GP

Evernote gibi bulut depolama teknolojisini kullanan Google Drive; World, Excel gibi ofis uygulamlarına hemen her bilgisayardan ulaşmanızı sağlıyor. Evdeki bilgisayarınızdan da işteki bilgisayarınız veya cep telefonunuzdan da aynı dosyalara ulaşabiliyor, bunları düzeltme şansı buluyorsunuz. Ayrıca paylaşım özellikleri de oldukça gelişmiş.

Dropbox – GP

Bir diğer bulut depolama servisi de Drpobox. Özellikle çektiğiniz video ve fotoğrafları haber merkezine ulaştırmak için kullanabilirsiniz. Hızlı, güvenilir. Foto muhabirleri için hayat kurtarıcı bile olabilir.

Bir Tık Uğruna Harcanan Gazetecilik

Türkiye’de medyanın en önemli sorunu sansür, hükümet baskısı veya patronaj değil: sorun gazetecilerin ta kendisi!

Bugün internete taşınan gazetelerin düştüğü hal bu durumu net olarak gösteriyor. Bir tık uğruna, ziyaretçi sayılarını arttırmak amacıyla gazeteciliğin kurban edildiğini görüyoruz.

Geldiğimiz noktada Türkiye’nin “saygın” basılı gazetelerinin internet sitelerinde yer alan haberler, bu haberlerin sosyal medyada sunuluş şekli artık midemizi bulandırmaya başladı.

Tıklanma sevdasıyla Twitter’da ve Facebook’ta ciddi bir dezenformasyon yapılıyor. Mısır’da yaşanan bir olay “Son Dakika: Askeri birliğe saldırı. Çok sayıda ölü ve yaralı var” diye verilebiliyor. Olay sanki Türkiye’de olmuş algısı oluşturularak okuyucular siteye çekilmeye çalışılıyor. Bu mantıkta cinsellik de sık sık kullanılıyor.

Bu basit taktiklerle başarılı olduklarını sananlar yanıldıklarını kısa süre sonra anlayacaklar. Kazandıklarını sandıkları ziyaretçilerin aslında güvenlerini kaybettiklerini er ya da geç görecekler. Ancak korkarım çok geç kalmış olacaklar!

Şimdiden sesleniyoruz: Bir tık uğruna gazeteciliğinizi harcamayın! Artık temiz gazetecilik istiyoruz!

Doğru haberi kandırılmadan almak istiyoruz! Bu sözde gazetecilerin okurları aptal yerine koymasını kabul etmiyoruz!

Bugün Türkiye medyasının içine düştüğü bu tıklanma hastalığının bir an önce tedavi edilmesini umuyoruz.

Tedavi olmaya niyeti olmayanlara da bir önerimiz var:

Tek amacınız tıklanmaksa haber sitesi değil pornoculuk yapın! Böylelikle siz de rahat edersiniz, doğru habere kandırılmadan ulaşmak isteyen okuyucular da…

Twitter’da Nasıl Habercilik Yapılır?

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler medyayı da değiştirmeye başladı. Artık habere ulaşmak ve haberi ulaştırmak için farklı mecralar doğdu. Bu mecralardan önemli birisi de Twitter. Peki gazeteciler Twitter’da neler yapabilir?

Twitter gazetecilerin haberlerini kitlelere ulaştırma aracı olmasının yanı sıra haber kaynağı olarak da kullanılabilir. Bu makalede Twitter’ın nasıl haber kaynağı olarak kullanılacağı üzerinde duracağız.

Twitter’da habere ulaşmak için

Sosyal medya bugün pek çok gazeteci için önemli bir haber kaynağı halini almış durumda. Özellikle dünyada en yoğun şekilde Türkiye’de kullanılan Twitter haber merkezleri tarafından da takip edilmekte. Peki, Twitter nasıl haber kaynağına dönüştürülür? Bunun için neler yapmak gerekiyor?

Takip listeleri oluşturmalısınız: 

Twitter’ın göz ardı edilen özelliklerinden birisi Listeler. Twitter’da listeler oluşturabilirsiniz. Bu listeler ile takip edilecek kişileri gruplandırarak, gündemdeki bir konu hakkında daha detaylı Twitter takibi yapma olanağınız olur.

Örneğin, TBMM’de bir oylama yapılıyorsa siz farklı partilerin milletvekillerinden oluşturduğunuz listeleri takip edebilir ve milletvekillerinin gündemdeki konu hakkındaki tweetlerini kolaylıkla görebilirsiniz.

Listeleri özellikle dış haberler için de kullanabilirsiniz. Örneğin farklı bölgelerde çalışan gazetecilerden oluşan listeler uluslararası krizlerde oldukça işinize yarayacaktır. Örneğin Filistin ve İsrail’deki gezetecilerden oluşturacağınız iki ayrı liste olası bir Gazze krizinde pek çok haberinize kaynaklık edebilir.

Twitter’da yere göre arama:

Twitter’da yere göre arama yaparak belirli bir bölge, şehir veya ilçeden atılan tweetlerin dışındakileri filtreleyebilirsiniz. Böylelikle habere ulaşmanız veya bir haberi doğrulatmanız mümkün olabilir.

Örneğin bir şehirde deprem olduğu duyumu aldıysanız sadece o şehirden veya çevresindeki şehirlerden atılan tweetlere bakarak bunun doğru olup olmadığını saptayabilirsiniz. Veya bir karayolunda kaza olduğu haberi aldıysanız, o noktanın bir kilometre çapından atılan tweetleri bularak bölgedeki son durum hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Haber doğrulatmak için de bu yöntem işe yarayacaktır. Örneğin yine bir deprem duyumu aldıysanız o bölgede veya çevresindeki tweetleri arayabilirsiniz. Böylelikle depremin şiddeti veya olup olmadığı hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Twitter’da yere göre arama yöntemi ve formülü hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Medya Akademi’deki “Twitter Arama Teknikleri: Yere Göre Ara” başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

Twitter’da zamana göre arama:

Twitter’da zamana göre gelişmiş arama yapmak araştırmalarınız ve haber doğrulatmak için oldukça işinize yarayacak bir diğer yöntemdir. Twitter’da belirleyeceğiniz iki tarih arasında atılan tweetler dışındakileri filtreleyebilirsiniz.

Örneğin Gezi Parkı olaylarının ilk veya ilk üç gününde atılan tweetlere ihtiyaç duyarsanız bunu bulabileceğiniz arama formülleri bulunmaktadır.

Twitter’da zamana göre arama yöntemi ve formülü hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Medya Akademi’deki “Twitter’da Zamana Göre Arama Tekniği” başlıklı makaleye göz atabilirsiniz.

VPN Nedir? VPN Nasıl Çalışır? En Başarılı VPN Uygulamaları Hangileri?

Bir yandan ardı ardına gelen erişim engellemeleri, öte tarafta internetin hayatımızın içine daha çok dahil olmasıyla birlikte internetteki mecralara olan bağımlılığımızın artması. Bu durum sıradan internet kullanıcısının bile öğrenmesi gereken çeşitli teknikleri öne çıkarttı. Bunlardan birisi de son zamanlarda çok sık duyduğumuz ve dünyanın herhangi bir ülkesinde erişimi engellenen sitelere ulaşmamızı sağlayan VPN servisleri.

VPN nedir? Ne işe yarar?

Türkçeye “sanal özel ağ” olarak çevrilebilecek VPN, erişim engellemelerini çeşitli “yansıtma” yöntemleriyle aşmayı sağlamaktadır. Örneğin İran’da iken o ülkede yasaklanan bir siteye girmek için VPN hizmetini kullanıp, o siteye girebiliyorsunuz.

Birçok alanda kullanılan VPN uygulamaları, bazı durumlarda internete konulan sansürü aşmak için kullanılabileceği gibi lokasyon ve mesafe konusundaki sıkıntıları çözmek amacıyla kullanılabilmekte. Örneğin Türkiye’den internete girmenize rağmen VPN ile sanki ABD’den veya başka bir ülkeden internet girmişsiniz gibi davranabilirsiniz.

Üniversiteler de kullanıyor

Türkiye’de Twitter, YouTube gibi çok kullanıcılı sitelere erişim engellendiği zaman gündeme gelen VPN servisi aslında Türkiye’deki üniversiteler tarafından daha önce de yoğun olarak kullanıldı.

Ders seçimleri, makalelere ücretsiz ulaşım gibi imkanlara sadece kendi ağ sistemleri üzerinden izin veren üniversiteler, çeşitli sebeplerle kampüsleri dışında bulunan öğrencilerine bu hizmetlere evden ulaşım imkanı sağlayabilmek için VPN hizmetini kullandırmakta.

Yine aynı şekilde güvenlik sebebiyle sadece şirket içinden erişilebilen mail adreslerinin ağ kısıtlamaları, evden çalışan kişilerin girebilmesini sağlamak amacıyla VPN ile mümkün olabilmektedir.

VPN nasıl çalışıyor?

VPN servislerinin çalışma mantığı aslında çok basit. Bir örnekle anlatmak gerekirse, örneğin bir ülkede erişimi engellenen bir site oldu ve siz o ülkede söz konusu siteye girmek istiyorsunuz.VPN hizmetini kullanınca VPN servisi sizin bağlantınızı önce başka bir ülkeye taşıyor. Sonra da o ülke üzerinden istediğiniz siteye girme şansınız oluyor.

Başarılı VPN uygulamaları

Peki, en iyi VPN uygulamaları arasında bir sıralama yapacak olsak hangilerini tercih ederdik? Aslında en iyileri sıralamak çok zor. Bu kişiden kişiye değişir. Bu nedenle biz sadece kullandıklarımız arasında iyi kabul ettiğimiz, başarılı servisleri sizlere sıralamak istedik. Önerilerimiz şu şekilde:

CyberGhost: Twitter’ın Türkiye’de yasaklanmasının ardından bu lokasyondan hizmet almak isteyen kullanıcılarına bir senelik ücretsiz bağlantı vereceğini açıklaması ile ülkemizde tanınırlığı artan CyberGhost, aynı zamanda ücretsiz VPN seçenekleri de sunuyor.

Elbette ki bu seçenekler paralı olanlar kadar geniş kapsamlı değil ve süre kısıtlaması mevcut. Yine de kendisini VPN kullanımına başlangıç için iyi bir alternatif olarak düşünebiliriz.

TorGuard: Ücretli bir servis olan TorGuard’ı diğerlerinden ayıran özelliği kişinin kullanım alışkanlıklarına göre farklı özelliklerle çalıştırılabilmesi.

Dosya indirme ihtiyacınız çoksa sizi farklı alternatiflere yönlendiren program, sadece internette gezinmeyi ve çeşitli ağ engellerini aşmayı planlıyorsanız standart uygulamasını da sunabiliyor. Bu sırada ise farklı fiyat seçenekleri ortaya çıkıyor.

Private Internet Access: Internet trafiğinin anonim bir hale getirilmesi özelliğini sunan ve bilgilerin size ait olduğunun kanıtlanmasını tamamen engelleyen program, mahremiyet ve dışarıdan gelebilecek sızmalar konusunda oldukça katı politikalar izliyor.

Yurt dışından hizmet alımı konusunda da kendisinden faydalanabileceğiniz program, tek hesaptan çoklu cihaz bağlantısını da destekliyor ve ücreti diğerlerine kıyasla oldukça sembolik kalıyor.

Önemli bir not: VPN hizmeti kullanırken, yaptığınız tüm işlemler, o hizmeti sunan servis tarafından görülebilir. Bu nedenle 3. kişilerin görmesini istemeyeceğiniz bilgileri VPN üzerinden paylaşmayın. Örneğin bankacılık işlemlerini VPN üzerinden yapmayın.

Röportaj Nasıl Yapılır? Teknikleri Nelerdir?

Gazetecilik esasında doğru soru sorma mesleğidir. Gazeteci işinin her aşamasında doğru soruları sormasını bilmeli, doğru cevapların peşine düşmelidir. Bu noktada iyi bir gazeteci aynı zamanda bir röportaj üstadı da olmalıdır.

Türkiye’de röportaja oldukça ilgi gösterildiği söylenebilir. Bu nedenle televizyonda, radyoda, gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde ve diğer pek çok mecrada röportajlara geniş yer verilmektedir.

Bu makalemizde röportajın ne olduğu, söyleşi ile arasında nasıl farklar üzerinde duracak; röportajın nasıl yapılması gerektiğine dair düşünce ve önerilerimizi paylaşacağız.

Röportaj nedir? Söyleşi nedir?

Röportaj ve söyleşi birbirinden farklıdır. Türkiye’de sıklıkla karıştırılan iki türün arasındaki temel fark, röprotajda gazetecinin kendi duygu ve düşüncelerini de okuyucuya aktarmasıdır. Oysa söyleşide bu yoktur.

Gazeteci, röportajda daha aktiftir. Röportaj yapılan yer, kişi ve konu hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşır, dilediği bir sırlamada röportajı yaptığı kişinin görüşlerini de aktarır.

Söyleşide ise gazetecinin pasif olması, okuyucu ile söyleşi yapılan kişi arasından çekilmesi beklenir. Söyleşide gazetecinin duygu ve düşüncelerine yer verilmezken sadece soru ve cevaplara yer verilir. Bugün gazete, dergi ve pek çok kitapta “röportaj” diye sunulan aslında budur ve bunun doğru tanımlaması ise söyleşidir.

Röportaja nasıl hazırlanılır?

Röportaj yaparken üç aşama olduğu söylenebilir. Bunlar “röportaja hazırlık”, “röportaj” ve “röportaj sonrası” olarak sıralanabilir. Bir gazeteci röportaj yapmadan önce hazırlık yapmalıdır.

İlk aşama röportaj teklifi aşamasıdır. Röportaj yapılacak kişiye teklif sunulmalı, röportajın ne hakkında olduğu, nerede ve ne zaman yayınlanacağı açıklanmalıdır. Röportajın yazılı mı, sesli mi, görsel olarak mı yayınlanacağı konusunda bilgi verilmelidir. Uygun bir tarih belirlenip, sözleşilmelidir.

Gazeteci röportaj yapacağı kişi ve röportajın konusu hakkında ön çalışma yapmalı, bilgi sahibi olmalıdır. Örneğin bir yazar ile röportaj yapılacaksa, o yazarın ilgili kitapları ve daha önce basına verdiği demeçleri okunmalı, notlar alınmalıdır. Röportaj yapılacak kişi değil de röportaj yapılacak konu önemli ise bu sefer de o konu hakkında çalışılmalıdır.

Röportajda sorulacak sorular önceden taslak olarak belirlenmeli, gerekiyorsa not alınmalıdır. Bu süreçte sorular röportaj yapılacak kişiyle paylaşılmamalıdır.

Röportaj nasıl yapılır?

Röportaj, belirlenen uygun yer ve zamanda yapılır. Bu süreçte gazetecinin dikkat etmesi gereken konular vardır.

Röportajın bir ses veya görüntü kaydının olması hem gazeteci hem de röportaj yapılan kişinin yararına olacaktır. Daha sonra oluşabilecek anlaşmazlıklar, gazetecinin röportaj yapılan kişinin sözlerini çarpıtma ihtimali veya röportajı yapan kişinin söylediklerini inkar etmesi gibi sorunlar böylelikle çözülmüş olur. Bu nedenle gazetecinin röportaj yaptığı kişiye de bilgi verip kayıt alınması önemlidir.

Röportajda daha önce hazırlanan soru taslakları kullanılır. Ancak bunlarla sınırlı kalınmaz. Gazeteci röportaj sırasında verilen cevaplardan yeni sorular çıkartmalıdır. Soru noktasında dikkat edilmesi gereken birşey de tek soru sorulmasıdır. Röportajda tek bir soru sorup cevabını aldıktan sonra diğer bir soruyu sormanız gerekmektedir. Aksi halde röporotaj yapılan kişi sorunun birisine cevap verirken ikinci soruyu unutabilir veya yanlış hatırlayabilir.

Röportaj sırasında gazeteci karşısındaki kişiye saygısını korumalı ama maalesef Türkiye’de pek çok örneğini gördüğümüz gibi röportaj yaptığı kişiye “çok değerli”, “çok sayın” gibi övgü dolu sıfatlar kullanmamalıdır.

Ayrıca söyleşiden farklı olarak röportajda gazetecinin duygu ve düşünceleri de okurla paylaşılır demiştik. Bu nedenle gazeteci röportaj yaptığı kişi ve mekanı da gözlemlemeye dikkat etmelidir.

Röportaj sonrasında neler yapılır?

Röportaj sonrasında kayıt edilen ses veya görüntü metne çevrilir. Bu aşamada konuşma dilinin neden olduğu gereksiz sözcükler, tekrarlar söylemin esasını bozmamak kaydıyla silinir. Bu işlem sırasında gerekli görülürse röportaj yapılan kişiden onay da alınır.

Gazeteci kendi duygu ve düşüncelerini de katarak röportajı yayına hazırlar. Yayınlanacak metin sadece sorular ve cevaplardan ibaret olmaz. Hatta sorulara bile yer verilmeden, içerisinde röportaj yapılan kişinin cevapları olan bir metin bile yayınlanabilir.