Çukurova’yı bekleyen riskler

Çukurova bir nükleer, 30 da termik santral ile Türkiye’nin enerji üretim üssü olmaya hazırlanıyor. Ancak Çukurova’yı bu süreçte çevresel açıdan birçok risk bekliyor. Adana’ya gittim ve Al Jazeera için tüm bu riskleri araştırdım.

Al Jazeera için yaptığım araştırma sonrasında şöyle bir haber çıktı:

Son on yılda ortalama yüzde 5 ekonomik büyüme sağlayan Türkiye’de enerji kaynaklarına ihtiyaç da artıyor. Elektrik ve doğalgaz talep artış oranlarında Avrupa’da ilk sırada yer alan Türkiye’nin 240 milyar kWh olan mevcut elektrik tüketiminin 2023’te 500 milyar kWh olması bekleniyor. Daha fazlasını oku

Balık tutuyor ama satamıyorlar

İspanya bandıralı M/V Ulla gemisi, taşıdığı 2 bin 200 ton toksik atıkla İskenderun Körfezi’nde battı. Aradan 10 yıl geçti ancak bölgedeki balıkçılar hâlâ balıklarını satamamaktan şikayetçi. İspanya ile hukuk mücadelesi de sürüyor. Balıkçılarla verdikleri hukuk mücadelesini ve yaşadıkları sorunları konuştum. İlginç şeyler öğrendim.

Tamamı Al Jazeera’de yayınlanan haberim şöyle:

İskenderun Körfezi’ndeki balıkçılar 6 Eylül 2004 tarihini unutamıyor. Çünkü o gün körfezde batan M/V Ulla adlı gemi bölgedeki balıkçıların hayatlarını değiştirdi. Gemi, 2 bin 200 ton toksik atığıyla hâlâ İskenderun Körfezi’nin derinliklerinde gömülü. Onlarca balıkçı işini bıraktı, yüzlercesi de mağdur oldu.

Gemi, toksik atıklarıyla körfezi kirletmeye devam ediyor ve balıkçılar 10 yıldır tuttukları balıkları satamıyor. İspanya hükümeti, Çevre ve Orman Bakanlığı ile geminin sahibi şirkete karşı başlattıkları hukuk mücadelesiyse 10 yıldır sürüyor. Daha fazlasını oku

Çevre Bilinci ve Stockholm Konferansı

Dünyanın karşı karşıya kaldığı çevre sorunları ne yazık ki ülkeler arasındaki sınırları tanımamakta ve küresel boyutlara ulaşmaktadır.
Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, nükleer atıklar, aşırı nüfus artışı, biyolojik çeşitliliğin azalması ve özellikle toprak, su  ve hava kirliliği içinden çıkılmaz küresel sorunlara sebep olmaktadır.
Küresel çevre sorunlarının farkına varılıp, çözüm arayışlarının başlaması 18. yüzyılın sonlarında başlamış olsa da bu çerçevede ilk ciddi uluslararası konferans 5 Haziran 1972 tarihinde Stockholm‘de başlayan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı olmuştur. Türkiye dahil 113 devletin katıldığı konferans, aynı zamanda çevre sorunlarının politik bir olgu haline gelmesinin de önünü açmıştır.
Konferans boyunca çevre kirliliği üzerinde durulmuş ve çevrenin korunması gerekliliği sürekli olarak vurgulanmıştır. Konferansta savunulan görüş, ekonomik kalkınmanın çevre ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Böylelikle tüm canlıların yaşam kaliteleri artacak ve çevre kirliliği nispeten azaltılacaktır.
Konferansın başlangıç tarihi olan 5 Haziran, günümüzde dünya çevre günü olarak kutlanmaktadır.

Küresel Çevre Bilincinin Oluşması

Çevre sorunlarına karşı ilgi ve çalışmalar 19. yüzyılın ikinci yarısında, özellikle İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri‘nde başlamıştır. İş bu dönemde, ilgili ülkelerde birçok oluşum milyonlarla insanı bünyesinde toplamış ve çevre sorunlarına dikkat çekmeyi başarmıştır.
Şüphesiz çevre sorunları yerel, bölgesel değil küresel boyutta yaşanmaktadır. Bu nedenle küresel çevre bilincinin oluşması uluslararası oluşum ve çalışmalarla mümkün olabilmiş, olabilecektir. Dünden bugüne küresel çevre bilincinin oluşmasında etkili olan uluslararası gelişmeler şu şekilde sıralanabilmektedir:

 

Dünden Bugüne Küresel Çevre Sorunları

Sanayi Devrimi‘nden bugüne, üretimin ve aynı zamanda tüketimin sürekli bir artış göstermesi dünyayı ciddi çevre sorunları ile karşı karşıya bırakmıştır.
Tek hammadde kaynağımız ve atık depomuz dünya; her geçen gün daha fazla sömürülmekte ve kirletilmektedir. Bu süreç tüm insanlık ve özellikle gelecek nesiller adına kaygı verici bir aşamaya ulaşmıştır.
Çevre sorunları tüm dünyayı etkilemektedir: ne yazık ki ülkeler arasındaki sınırlar çevre sorunlarının yayılmasına engel olamamaktadır. Okyanus ötesinde salınan zehirli gazlar okyanusları, kıtaları aşabilmekte ve tüm dünyaya yayılmaktadırlar. Bu noktada çevre sorunları küresel bir boyut kazanmakta ve dünya üzerinde yaşayan her insanı ilgilendirmektedir.
Dünyamızın karşı karşıya kaldığı küresel çevre sorunlarının belli başlıları şu şekilde sıralanabilir:

 

  • Küresel Isınma ve Sera Etkisi
  • Ozon Tabakasının İncelmesi ve Artan Ultraviyole Işınlar
  • Su, Toprak ve Hava Kirliliğinin Artması
  • Hızlı Nüfus Artışı
  • Tüm Dünyada ve Özellikle Yağmur Ormanlarında Biyolojik Çeşitliliğin Azalması
  • Doğal Kaynakların Aşırı İsrafı Sonrası, İş Bu Kaynakların Tüketilmesi

AFM ve ÇEVKO Sunar: Geri Dönüşüm Muhteşem Olacak!

Türkiye’de de son yıllarda “geri dönüşüm” kavramını sıklıkla duyar olduk. Geri dönüşüm, Batı’nın çok öncesinde keşfettiği ve sürdürülebilir bir dünya yaşamı için oldukça hayati bir konu.

İnsanoğlu, kendisini var eden doğayı yok ederek varlığını sürdüremeyeceğinin bilincine varıyor. Bu bilinçle tüketim azaltılmaya, tüketilen ürünlerden arta kalan atıklar tekrar üretim sürecine dahil edilmeye çalışılıyor ve kısmen de başarılı olunuyor.

Cam, kağıt, alüminyum, plastik, yağ ve benzeri atıkların çeşitli fiziksel veya kimyasal işlemlerle tekrar üretim sürecine dahil edilmesi demek olan geri dönüşüm, şüphesiz kitlelerin ilgi ve desteğine muhtaç. Tüketici konumundaki geniş halk kitlelerinin geri dönüşüm sürecine ilgi duymaları ve bu sürece katkı sağlamaları oldukça önemli.
Türkiye’de geri dönüşüm bilincinin inşası sürecinde önemli roller üstlenen Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) ile birlikte AFM Sinemaları‘nın yürüttüğü “AFM Ambalaj Atıkları Kazanma Projesi” geri dönüşümün bizlere neler kazandırabileceğine çok iyi bir örnek oluşturuyor. İki yıldır yürütülmekte olan proje çerçevesinde; 4.000.000 adet mısır poşeti, 1.100.000 adet karton bardak, 1.000.000 adet cam ve 4.000.000 adet plastik poşetin geri dönüşümü sağlanmış. Geri dönüştürülen bu ambalajlar ile 1.850 ağacın kesilmesi engellenmekle birlikte 18.000 lt petrol tasarrufu yapılmış.
Kampanyanın sloganının da belirttiği gibi “Geri Dönüşüm, Muhteşem Olacak!

Lütfen geri dönüşüm sürecine siz de katkı sağlayın; önce kendiniz, sonra ülkeniz ve elbette yaşadığınız bu güzel dünya için!