Bugün Dünya Tiyatro Günü

Tiyatroda ilk izlediğim oyun Midas’ın Eşek Kulakları idi. Adana Devlet Tiyatrosu‘nda sahnelenen oyunu izlemiş ve tiyatro ile böylelikle tanışmıştım. O günden bu yana tiyatroyla aram hiç açılmadı. Henüz bir çocukken izlediğim o oyunda da, yıllar sonra izlediğim oyunlarda da hep perdenin geç kapanmasını, oyunun daha fazla sürmesini istedim.

Dünya tiyatro günü sona ererken size de bir önerimi paylaşmak istedim. Eğer hayatınızda tiyatroya gitmediyseniz, bu hafta bir fırsat yaratıp mutlaka gidin. Türkiye’deki devlet tiyatrolarında çok uygun fiyatlarla çok iyi oyunlar izleyebilirsiniz. Bunu değerlendirin. Daha fazlasını oku

Al Jazeera Türk Yayına Başlıyor

 

Katar merkezli uluslararası yayın kuruluşu Al Jazeera Türkiye’de yayına başlıyor. Kanalın uzun süredir merakla beklenen yayınların Ocak ayı içerisinde internet ortamında başlayacağı duyuruldu.

Al Jazeera Türk Genel Müdürü İsmail Kızılbay Türkiye’deki yayınların web sitesi, mobil uygulamalar ve dijital dergiyle başlayacağını açıkladı:

İsmail Kızılbay Al Jazeera Türk

 

Kadro Genişliyor

Türkiye’deki deneyimli gazetecilerden büyük bir kadro kuran Al Jazeera internet yayınları için de kadrosunu genişletiyor. Online yayınlarının başında Can Tüzüner’in olduğu kanal online interaktif yazılımcı, sosyal medya prodüktörü ile interaktif prodüktör pozisyonlarına personel arıyor.

Deneyimli haberci Gürkan Zengin’in başında bulunduğu Al Jazeera haber merkezi de yeni çalışma arkadaşları arıyor. Kanalın Kariyer.net’te Ankara Büro için Polis-Adliye muhabiri, Yüksek Yargı Muhabiri, Diplomasi muhabiri, İstanbul için de Polis-Adliye ile üç Özel Haber/Araştırma Haber Muhabiri ilanı bulunuyor.

 

Al Jazeera Dokuz Yıldır Türkiye’de

Al Jazeera’nin Türkiye’deki faaliyetleri yeni değil. Kanalın dokuz yıldır Türkiye’de bürosu bulunuyor.  Türkiye’de ilk Al Jazeera bürosu 2004 yılında Ankara’da açılıyor. Ankara, İstanbul ve Diyarbakır’da görevli muhabirlerden toplam 14 kişilik bir kadro oluşturuluyor.

İlerleyen süreçte Al Jazeera’in Türkçe yayın yapman bir televizyon kanalı kurması gündeme geliyor ve Al Jazeera Türk’ün temelleri atılıyor. İstanbul merkezli kurulan kanal, 2010 sonunda Gürkan Zengin’in haber departmanının başına getirilmesinin ardından Türkiye yayınları için hazırlıklarına hız veriyor. Haber, web, program ve teknik departmanları başta olmak üzere ekiplerini kurmaya devam eden haber kanalı, ilerleyen dönemde Cine 5’i 40.5 milyon dolara satın alıyor.

İnternet yayınlarının ardından kanalın televizyon yayınlarının da başlaması bekleniyor.

 

Medeniyetler Korosu Konseri

Son haftalarda oldukça yoğun olsam da Elif‘in daveti üzerine Medeniyetler Korosu‘nun Bursa konserine gittim. İyi ki de gitmişim…

HASVAK’ın düzenlediği konserde her şey tek kelime ile mükemmeldi.

Beraberce Türkçe, Kürtçe, Arapça, İbranice ve Ermenice şarkılar söyledik. Hepsi farklı dillerde ancak çok tanıdık ezgilerdi…

Sizler için bazı şarkıların video kaydını aldım, Youtube’ta paylaştım. Oluşturduğum çalma listesini keyifle dinleyebilirsiniz.

Konserde Anadolu’nun öylesine güzel bir bütün oluşturduğunu ve bunu bölüp parçalamaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini düşündüm. Belki her zaman bunun bilincinde olamıyoruz ancak bu toprakların çocuğu olduğumuz çok şanslıyız…

Politik Akademi’den Açıklama: “Başka Şubemiz Yoktur”

2007’de “Değiştirmek için anlamak, anlamak için Politik Akademi!” dedik ve internette sosyal bilimler alanındaki bilgi eksikliğini azaltmak hedefiyle zorlu bir yola çıktık. Aradan 6 yıl geçti ve bugün Politik Akademi alanında Türkiye’nin ilk ve örnek web projesi haline geldi. Birçok takdir ve ödül aldı. Ancak başarılı olduğumuzu taklitlerimiz ortaya çıkınca tam olarak anladık. Öyle ki şu anda yirmiye yakın taklidimiz var. Öyle ki yakında “Öz Politik Akademi” adlı bir proje görsek, inanın şaşırmayacağız. Bu nedenle projenin kurucu ve Genel Koordinaötü olarak yakında siteye “Başka şubemiz yoktur” uyarısı eklemeyi bile düşünüyorum.

Şaka bir yana Politik Akademi başarılı bir proje oldu. Her proje gibi onun da taklitleri ve benzerleri yayın hayatlarına başladı. 2007’de tek başımıza çıktığımız yolda bugün pek çok proje yayın yapmaya çalışıyor. Benzer sitelerin yayın hayatlarına başlaması Politik Akademi’nin başarısını göstermesi ve internette sosyal bilimler alanındaki bilgi eksikliğinin giderilmesi açısından önemli ve beni oldukça mutlu ediyor.

Google Hangouts ile Herkes Kendi Televizyon Programını Yapacak

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin öncüleri arasındaki Google hayatımıza bir güzellik daha kattı. Bu güzelliğin adı Hangouts.

Hangouts, çok kişiyle görüntülü ve sesli görüşme yapıp, bunları Youtube’ta kaydetip diğer insanlarla da paylaşmanıza olanak sağlayan bir program.

Yani, Hangouts ile dünyanın dört bir yanındaki insanlarla (Mesela aile üyeleriniz, dostlarınız veya iş arkadaşlarınızla…) sanal bir odada buluşup görüşme olanağına kavuşabiliyorsunuz.

Gazetecilik ve bilişim teknolojileri konusunda meraklı olunca Hangouts ilk duyurulduğunda bu program ile “sosyal tartışma programı” yapma fikri aklıma geldi. (Evet, bu fikir televizyonlardaki salak tartışma programlarını izlerken aklıma geldi.) Böylelikle video bloglarıma konuk alabileceğimi ve sosyal bir program yapabileceğimi düşünmüştüm.

Sonradan bunu Cüneyt Özdemir yönetimindeki dipnot‘ta geçrekleştirdiler ve bence mükemmel de oldu. Sonrasında  biz de test amacıyla Politik Akademi için “Politik Akademi Forum” adlı bir test yayını hazırladık, yayınladık.

Politik Akademi için yaptığımız test yayını oldukça olumlu tepkiler aldı ve biz de haftada bir gün program yapmaya karar verdik. Yeni yayın dönemimizde, yani önümüzdeki ay, düzenli olarak sosyal tartışma programları yapacağız. Bu programlara katılmanız için de Politik Akademi web sitesine gerekli bağlantıları yayın öncesinde ekleyeceğiz. Ayrıca Hangouts’ın yanı sıra Ustream ya da Web.tv üzerinden de programları Canlı olarak yayınlayacağız. Yine bu yayınları da Politik Akademi web sitesi üzerinden izleyebileceksiniz.

Önümüzdeki süreçte güzel projelere imza atacağız ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Mutluyum.

Son Aylarda Neler Yapıyorum? Önümüzdeki Aylarda Neler Yapacağım?

Yazmayalı uzun zaman oldu. Blogumu biraz ihmal ettim. Daha da geç kalmadan birşeyler yazmak istedim, yazıyorum…

Hayat olağan akışında devam ediyor. Yıl başında aldığım kararların büyük bir bölümünü hayata geçiriyorum. Örneğin sağlıklı beslenerek ve düzenli spor yaparak yaklaşık 10 kilo verdim. Bu beni hem daha sağlıklı hem de daha mutlu bir kişi yaptı diyebilirim. Sağlıklı beslenme ve sporu (Ben sadece düzenli bisiklet sürüyorum.) herkese öneriyorum. Özellikle ne ve ne kadar yediğinize dikkat edin, gerekirse algılarınızı yeniden yapılandırın!..

Akademik olarak dersler oldukça yoğun geçiyor ama çalışma alanımı seven birisi olarak çok da zorlandığımı söyleyemem. Projeler, makaleler, sınavlar derken zaman geçiyor. Çokça şey öğreniyor, hayata ve politikaya daha farklı noktalardan bakabilmeyi başarıyorum. Yaptığım akademik çalışmalar ve yazdığım makaleler en çok Politik Akademi‘ye yarıyor. Sitedeki makale sayım her geçen gün artıyor.

Genel anlamda aktaracaklarım bu kadar. Son aylar biraz monoton geçiyor, fazla özele inmedikten sonra hayatımda bunlardan başka birşey olduğu söylenemez.

Önümüzdeki aylara ilişkin ise planım akademik çalışmalarımı, sağlıklı beslenme ve sporu devam ettirmek. Ancak bunlarla da sınırlı kalsın istemiyorum. 1 Eylül’e kadar, ki şu andan ittibaren yaklaşık 3 ay var, bir yabancı dil kursuna giderek İngilizce’mi daha da geliştirmek istiyorum. Ayrıca hayatında hiç müzik yapmamış birisi olarak bir enstüman, tercihan keman, çalmayı da düşünüyorum.

Bakalım önümüzdeki aylar neler getirecek. Kötü süprizler olmazsa iyi bir yaz beni bekliyor…

İki Tekerlek Üzerinde Tam 150 Kilometre…

Bisiklet aldığımı daha önce yazmıştım. Hatta blogumda da Bisikletim ve Ben başlıklı bir kategori oluşturmuş (Daha sonra kaldırdım.), bu alandaki deneyimlerimi buradan takip edebileceğinizi belirtmiştim. O günden bu yana bisiklet konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyordum ki ilerleme de kaydettim: sadece bu ay içinde 150 kilometre yol yaptım. Bunun 100 kilometresini sayacımla kanıtlamış olayim 😉

Bisiklet bana sağlıklı bir yaşamın yanı sıra yanı başımdaki doğal güzellikleri, farklı yerleri görme imkanı da verdi. Örneğin bugün yaşadığım yer olan Görükle’ye sadece 15-20 kilometre uzaklıkta olan Hasanağa Baraj Gölü’nü gördüm. 6 yıldır Görükle’de yaşamama rağmen yanı başımda böyle bir güzellik olduğunun farkında bile değildim.

Bisikletimle yollara düştüm ve kendimi mükemmel bir doğanın içinde buldum. Herşey o kadar güzeldi ki, durdum ve çam ağaçlarının kokusunu olabildiğince içime çekmeye çalıştım. Hatta çamlarla birlikte bisikletimin de bir fotoğrafını çektim. Çamları özlemişim, bana Adana’yı, Toros Dağları’nı hatırlattı… Tabii orada çamlar daha büyük ve güzel 🙂

Havanın iyi olması da bu güne ayrı bir güzellik kattı. İlk uzun yol bisiklet maceram da böylelikle son buldu. Bir küçük kaza tehlikesi dışında herşey çok güzeldi. Önümüzdeki haftalarda yeni rota ve maceralarla buluşmak üzere 🙂