Mobil cihazlara uygun yayıncılık

Klasik medya ile yeni medya arasındaki ‘savaş’ın nasıl sonuçlanacağı tartışması çoktan bayatladı. Artık merak edilen yeni medya araçlarının, mecralarının hangisinin daha fazla ilgi gördüğü ve hangilerini dikkate alarak haber sunmamız gerektiği…

Mobilden erişim oranı artıyor

Yeni medya mecralarına ulaşımımız temelde bilgisayarlarımız, cep telefonlarımız, tabletler ve giyilebilir cihazlarla mümkün oluyor. Bu cihazlar arasındaki kullanım oranı ise her geçen gün değişiyor. Masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar hakimiyetini gittikçe cep telefonu ve tabletler gibi mobil cihazlara bırakıyor. Artık insanlar habere ulaşmak için dizüstü veya masaüstü bilgisayarlarını değil, mobil cihazlarını, özellikle de akıllı telefonlarını kullanmaya başlıyor.

We Are Social’ın 2015 verilerine göre mobil cihazların kullanım oranı dünya nüfusunun yarısını geçmiş durumda. Ve bu oran yılda %5 artış göstermiş görünüyor. Mobil cihazların, özellikle cep telefonlarının kullanımı arıyor.

Mobil cihazları geç keşfetmeye başlıyoruz

Cep telefonu kullanımı %5 artarken, daha çarpıcı artış cep telefonlarından sosyal mecralara ulaşmada yaşanıyor. 2015’e gelindiğinde cep telefonu kullanıcısının sadece %5 artmasına karşın, cep telefonundan internete, sosyal medya mecralarına erişenlerin oranı %23 artıyor. Yani dünya cep telefonlarının özelliklerini kullanmayı geç de olsa öğreniyor. Her geçen gün akıllı telefonlarımızı daha iyi tanıyor, daha fazla kullanmaya başlıyoruz. Artık internete de daha çok akıllı telefonlarımızdan erişiyoruz.

WAN-IFRA Dünya Basın Eğilimleri 2015 raporunda 10 akıllı telefon kullanıcısından 8’inin sabah kalkar kalkmaz mobil cihazlarını kullanmaya başladığını belirtiyor. Aynı raporda Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İtalya’da akıllı telefonlarla harcanan sürenin bilgisayarlara harcanan zamanı geçtiği bilgisi de paylaşılıyor.

İnsanlar bu cihazları genellikle internete erişmek için kullanıyor. Pew Research’ün araştırması ABD’deki en popüler 25 gazetenin 19’una akıllı telefondan erişimin, masaüstü bilgisayardan erişimi geçtiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de de durum çok farklı değil. Çalıştığım kurumlarda Google Analytics verilerilerini göz önüne aldığımda Türkiye’de de özellikle son 3 yılda mobil kullanımın arttığını ve bilgisayarları geride bıraktığını söyleyebilirim. Şu anda izlediğim web sitelerine erişimin yaklaşık %60’ının mobilden sağlandığını görüyorum.

Haber hazırlanırken mobil tüketici de dikkate alınmalı

Akıllı cep telefonları ve tabletlerin habere ulaşmada kullanım oranlarının çarpıcı şekilde artmaya başlaması, yaptığımız haberleri bu cihazların özelliklerini göz önüne alarak paylaşmamızı gerekli kılıyor. Artık metinleri, fotoğrafları, videoları ve ses dosyalarını; mobil cihazların özelliklerini ve nerelerde, nasıl kullanıldıklarını göz önüne alarak oluşturmalı, düzenlemeliyiz. Yani; mobil tüketime uygun içerik üretmeliyiz.

Akıllı bir cep telefonu ile masaüstü bir bilgisayar arasındaki farkları göz önüne almak durumundayız. Örneğin ekranın küçüldüğüne, ekran kontrolünün değiştiğine dikkat etmeliyiz.

Ayrıca bu cihazların kullanıldığı ortamların farklılaştığını da göz önüne almamız gerekiyor. Masaüstü bilgisayar evde veya ofiste kullanılırken akıllı telefonlar hemen her yerde kullanılabiliyor. Örneğin toplu taşıma araçlarında da bu cihazları kullanıyoruz. Ya da sokakta yürürken… Bu durum da haber üretilirken mobil tüketiciler için dikkat edilmesi gereken bir nokta. Kamusal alanlarda her zaman kulaklık kullanmadığımız ve cihazlarımızın sesini açmak da çoğu zaman mümkün olmadığı için mobil haberlerde ses yerine yazıya ağırlık vermek akıllıca olabiliyor. Son yıllarda foto haber ve videoların üzerinde bolca yazı yer almasının sebebi de bu aslında.

Mobil cihazlar için haber üretmek

Mobil cihazlar için haber üretimi, paylaşımı konusunda sosyal mecralar öne çıkıyor. Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube’ta haber paylaştığımızda bu içerik çoğunlukla mobil mecralarda okunuyor/izleniyor. Bu nedenle bu mecralar için içerik/haber üretirken mobilin özelliklerini de göz önüne almamız gerekiyor.

İnternet hızı mobil içerik tüketimi için sorun olabiliyor

Mobil yayıncılık konusunda, özellikle video söz konusu olduğunda karşılaşılan sorunların başında internet hızı geliyor.

GSM şirketlerinin internet hız sorununa çözümü ise 4G oluyor. Turkcell Blog’ta çözüm 4G olarak sunuluyor:

Bu sorunlar, 4G mobil yayıncılık ile birlikte son bulacak. Yüksek kalitede video içeriğini anlık olarak kullanıcılara ulaştıracak bu sistem ile yayıncılığın geleceği değişebilir.

EE, Huawei ve Qualcoom ile işbirliğine giden BBC, İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları sırasında 4G ile yayın yapmayı denedi ve Digital Spy da bu deneye yakından tanıklık ederek 4G yayıncılığın geleceğini yazdı.

Ancak tüm GSM servislerinin yeterli kapasite ve kapsama alanına sahip olmaması mobilden internet erişimini, içerik tüketimini olumsuz etkiliyor. Ancak bunun da yapılan son hamlelerle aşılması bekleniyor.

AA Haber Akademisi’nde bir dönem daha bitti

Anadolu Ajansı Haber Akademisi‘nde bir eğitim döneminin daha sonuna geldik. 4 aylık “Ajans Muhabirliği” eğitiminin ders aşaması sona erdi. Bu süreçte ben de “Yeni Medya Uygulamaları” ve “Sosyal Medya Uygulamaları” derslerini verdim.

Eğitimlerin benim adıma en güzel tarafı yeni insanlar tanımak oldu. Ayrıca ‘öğretme’nin en güzel yanlarından birisini de tekrar yaşama şansına eriştim: öğretmeye çalışırken ben de öğrendim. Özellikle yeni medya gibi hızla gelişen, değişen bir alanda ders verdiğim için okumalarımı arttırmak, alandaki en güncel bilgilere ulaşmak durumunda kaldım. Bu da eğitimlerin bana önemli bir katkısı oldu. (Mesela ‘haberin oyunlaştırılması’nı bu çalışmalar sırasında düşündüm: Haberi oyunlaştırmak mümkün)

Dünden bugüne teknoloji ve medya 

Yeni Medya Uygulamaları ve Sosyal Medya Uygulamaları derslerinde öncelikle bilgisayar ve internetin gelişimi ile bunların medyanın değişim ve sosyalleşmesine katkısı üzerinde durduk. (Bu çoğu yeni medya ve sosyal medya eğitiminde atlanılan önemli bir konu.)

Medyanın değişim ve sosyalleşmesi üzerinde okumalar yapmanın yanı sıra bunları bolca da tartıştık. Öğrencilerin büyük bölümü ile medya değişirken medya çalışanlarının, gazetecilerin de değişmek, yeni meziyetler kazanmak zorunda olduğu konusunda mutabakata vardık.

İnternet üzerinden eğitim

Ders konularımız yeni ve sosyal medya olunca internet ve yeni medya mecralarının sunduğu imkanlardan da yararlandık. Dersler hakkındaki not ve paylaşımların büyük bölümünü Facebook grupları aracılığıyla yaptık. Öte yandan tüm sosyal medya mecralarını deneyimleme şansımız oldu. Örneğin bir dersimizde Periscope kullandık, dersi konferans salonunun dışına taşıdık. Twitter’dan soru bile aldık.

Ayrıca öğrenciler tüm ödevlerini (örneğin blog açmak gibi) internette yaptı. Ödev teslimleri de internet üzerinden yapıldı.

Teorinin yanı sıra pratik

Teorik derslerin yanı sıra işin pratiği üzerinde de çalıştık. Akademi öğrencileri açtıkları bloglar ve sosyal medya hesaplarıyla derslerde işlenen konuları deneyimleme şansına sahip oldu. Öğrencilerle atölye çalışması yaparak Anadolu Ajansı için sosyal medyada paylaşılmak üzere içerik oluşturduk. Bu içerikleri planlayarak, nasıl sonuçlar aldığımızı görme şansımız da oldu.

“Ajans Muhabirliği” programı çerçevesinde tamamladığımı Yeni Medya Uygulamaları ve Sosyal Medya Uygulamaları dersleri benim adıma oldukça keyifli, yararlı geçti. Umarım öğrencilerim için de en az benim kadar keyifli ve öğretici olmuştur.

AA Haber Akademisi hakkında
AA Haber Akademisi medyada yaşanan değişime, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye yönelik uygulamalı ve sistematik eğitimler vermekte. Akademinin amacı, medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen kişilerin gazetecilik alanındaki analitik düşünme, sorun çözme, etkili iletişim kurabilme, haber yazım teknikleri, görüntü ve fotoğraf çekimi bilgi ve becerilerine sahip olmasını sağlamak. Bu anlayışla medya alanında faaliyet gösteren ve gazetecilik eğitimi veren ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunarak bu alanda meydana gelen tüm yeni oluşumlardan da faydalanmaktadır.

Twitter reklam modelleri neler?

Türkiye’de genellikle Google Adwords ve Facebook reklamları tercih edilse de aslında Twitter reklam modelleri ile reklamverenler için ‘iyi’ bir alternatif olarak tavsiye edilebilir. Özellikle son aylarda kullanıcıların hizmetine sunulan reklam arayüzü Türkçeleşen ve basitleşen sosyal mecra, kitlelere ulaşmak veya takipçi sayılarını artırmak isteyen kişi ve kuruluşlara cazip sayılabilecek teklifler sunmakta.

Bu makalede Twitter’ın reklamveren kişi ve kuruluşlara yönelik hizmetleri, yani “sponsorlu içerik”ler üzerinde duracağım.

Twitter’da yeni açılan veya yeteri kadar popüler olmadığı düşünülen hesapların kısa sürede takipçi sayılarını artırmak için “sponsorlu içerik”ten yararlanılabilir. Ayrıca slogan ve ürün tanıtımları da Twitter’da kitlelere ulaştırılabilir. Tüm bu amaçlara yönelik Twitter reklam modelleri bulunmaktadır. Site, kullanıcılarına üç türde sponsorlu içerik sunmaktadır. Bunlar “promoted account”, “promoted tweet” ve “promoted trend” olarak sıralanmaktadır.

Promoted Account

Promoted account, genellikle takipçi sayısını arttırmaya yönelik bir reklam modelidir. Twitter’da yeni açılan veya yeteri kadar popüler olmadığı düşünülen hesapların kısa sürede takipçi sayılarını artırmak için önerilebilir. Bu şekilde öne çıkartılan hesaplar Twitter’ın “Who to Follow / Kimi Takip Etmeli” bölümünde, sol üst köşede yer alır. Bu şekilde reklam verirseniz hesabınız her zaman en üstte ve tek başına görünecektir.

Twitter bu reklam modelini ‘takipçi başına maliyet’ (CPF) olarak ücretlendirilmektedir.

Promoted Tweet

Hesabınızı değil de iletecek mesajınızı öne çıkartmak istiyorsanız kullanmanız gereken sponsorlu içerik türü “promoted tweet” olmalıdır. Bu modelde promote edilmek istenen içerik (mesaj, link, görsel veya video) hali hazırda Twitter’da takipçiniz olmayan ama ilgili kişilere iletilir. Twitter ve reklam ajansları ilk kez Twitter’da reklam verecek kişi ve kuruluşlara bütçelerinin bir bölümünü bu reklam modeli için kullanmalarını öneriyor.

Promoted Tweet, “promoted account”tan farklı olarak ‘etkileşim başına maliyet)’olarak ücretlendirilir. Yani promoted tweet üzerinde alınan her türlü etkileşim (tweete veya linke tıklama, görsel ya da videoya tıklama, retweet, cevaplama veya takip etme) ücretlendirilir.

Promoted Trend

Promoted trend türü sponsorlu içerikte günün Trend Topic (TT) listesinin başına mesajınızı ekleyebilirsiniz. Bu tür sponsorlu içerikte kişi veya kuruluşların belirlediği #hashtag’in Trend Topic listesinde 24 saat boyunca en üstte yer alması sağlanır. Promoted trend gece 00:00’da yayına girer ve aynı gün 23:59’da sona erer. Bir günlük sponsorlu içerik türüdür.

Twitter’da ihale mantığı nasıl işliyor?

Promoted account ve promoted tweet türü Twitter reklam modelleri, Facebook’takine benzer şekilde bir biding (ihale) mantığı ile çalışır. Yani takipçi ya da etkileşim başına verebileceğiniz maksimum ücreti siz belirlersiniz ve bu kıstas üzerinden sistem alacağınız gösterim sayısını hesaplar. Verdiğiniz ücret yükseldikçe, erişiminiz de artacaktır. Bu noktada o gün ve saatte reklam veren diğer şiketlerin teklifleri de kuşkusuz ki önemli olacaktır. Reklamlarınızın başarıya ulaşması, verdiğiniz minimum ücret karşılığında aldığınız maksimum etkileşimle belirlenecektir.

Profesyonel destek alabilirsiniz

Twitter’ın sponsorlu içerik sistemi ciddi maliyetler ve uzmanlık da gerektirebildiği için bu süreçte profesyonel destek de alınabilmektedir. Bu iş üstüne uzmanlaşmış reklam ajansları, Twitter’ın partner şirketleri bulunmaktadır. Şu an itibariyle bu tür şirketlerin sizlerden takipçi başına talep edeceği ücret 1 TL civarında olacaktır.

Yeni Medya Uygulamaları Eğitimi

Anadolu Ajansı Haber Akademisi‘nin düzenlediği Yeni Nesil Habercilik Eğitimi geçtiğimiz hafta başladı. Uzun mülakat sürecinin ardından Akademi’nin kabul ettiği öğrenciler AA Genel Müdürlüğü’de eğitime başladı. Yoğun eğitim programı içerisinde ben de katılımcılara Yeni Medya Uygulamaları dersi verdim.

Derste bilgisayar ve internetin gelişimi, teknoloji ve medyanın sosyalleşmesi, sektörde önümüzdeki dönemde neler olabileceği konuları üzerinde durdum.

Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda, yaklaşık 50 katılımcı ile öğretici, keyifli bir eğitim geçirdim. Katılımcıların profesyonel gazeteci (ya da adayı) olmaları, konular üzerinde karşılıklı bir tartışma ortamı, güzel bir sinerji de yarattı.

İşin teorisinin ardından pratik üzerinde de durduk. Twitter’de TT listesine giremesek de güzel bir etiket çalışması yaptık. Instagram’da selfiemizi paylaşırken, eğitimin bir bölümünü Periscope’ta yayınlayarak, bu mecradan da sosyal medyaya dair sorular aldık.

Anadolu Ajansı’ndaki her eğitimde olduğu gibi katılımcılardan #AASosyalMedya etiketini kullanarak görüşlerini paylaşmalarını istedim. Oldukça güzel tepkiler geldi.

 

AA Haber Akademisi hakkında
AA Haber Akademisi medyada yaşanan değişime, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye yönelik uygulamalı ve sistematik eğitimler vermekte. Akademinin amacı, medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen kişilerin gazetecilik alanındaki analitik düşünme, sorun çözme, etkili iletişim kurabilme, haber yazım teknikleri, görüntü ve fotoğraf çekimi bilgi ve becerilerine sahip olmasını sağlamak. Bu anlayışla medya alanında faaliyet gösteren ve gazetecilik eğitimi veren ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunarak bu alanda meydana gelen tüm yeni oluşumlardan da faydalanmaktadır.

Gazetecinin Mobil Alet Çantası

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler gazetecilik için yeni araç ve mecraların doğmasını sağladı. Artık gazeteciler bu araçları ve mecraları da aktif olarak kullanmak durumunda. Bu makalede çağımız gazetecilerinin cep telefonları ile yapabilecekleri, hatta yapmaları gereken gazetecilik faaliyetleri üzerinde duracağım. Bir cep telefonu ile nasıl gazetecilik yapılabileceğini anlatmaya çalışacağım.

4 temel bileşen

Cep telefonları ile gazetecilik yapmak için temelde 4 bileşene ihtiyaç var. Bunlar kamera, mikrofon, internet bağlantısı ve ilgili uygulamalar olarak sıralanabilir.

Günümüzde satılan hemen her akıllı telefonda kamera, mikrofon ve internet bağlantısı dahili donanım olarak sunulmaktadır. Ancak cep telefonunuzla haber yapabilmeniz için uygulamalara da ihtiyacınız vardır.

Habercilik Uygulamaları

Google Play veya AppStore’da gazetecilere yönelik yüzlerce uygulama bulmanız mümkün. Ben bu makalede kendi kullandığım ve işimi kolaylaştırdığını düşündüğüm 10 uygulamayı ve deneyimlerimi paylaşacağım. (Sizlerin öneri ve deneyimlerini de sayfanın altındaki yorum bölmesine bekliyor olacağım.)

fbFacebook GP

Sosyal medya denildiğinde ilk akla gelen mecra, Facebook. Bu mecra doğru kullanılırsa habere ulaşmak ve haberinizi ulaştırmak için de oldukça verimli olabilir.

Habere ulaşmak için Facebook’u aktif olarak kullanabilirsiniz. Haberinizde adı geçen kişileri Facebook profilleri aracılığıyla daha iyi tanıma şansı bulabilirsiniz. Ayrıca Facebook grup ve sayfalarını takip ederek de birçok habere ulaşmanız, yeni haberler için fikir edinmeniz mümkün.

Haberi ulaştırmak için de Facebook önemli. Facebook’ta grup ve sayfalar oluşturarak çok sayıda insana ulaşma potansiyeliniz var. Ayrıca Facebook’ta kendi duvarınızda yaptığınız bir haber paylaşımı da, arkadaşlarınızın da bu haberi paylaşmasıyla domino etkisi oluşturabilir. Böyle de binlerce kişiye ulaşma şansı bulabilirsiniz. (Bunun bir örneğini geçtiğimiz aylarda yaşadık: Sahipsiz Çocuklar Artık Dayak Yemeyecek! Çünkü Artık Sosyal Medya Var!..)

twitterTwitter GP

Dünyada Twitter’ın internet kullanıcılarına oranla en yoğun kullanıldığı ülke Türkiye. İlginç ama öyle. Bu mecra Gezi Parkı olayları sırasında Türkiye’nin en önemli haber alma ve paylaşma mecralarından birisi haline geldi. Sonrasında da popülerliğini yitirmedi ve günümüzde Türkiye’nin en popüler ikinci sosyal ağı.

Twitter gazeteciler için habere ulaşmak ve haberi paylaşmak için önemli bir mecra. Twitter’da nasıl habere ulaşabileceğinizi, nasıl haberlerinizi daha fazla kişiye ulaştırabileceğinizi daha önce Medya Akademi’de detaylı olarak anlatmıştım. Tekrar etmeyeyim, ilgileniyorsanız Medya Akademi’ye mutlaka göz atın: Twitter’da Nasıl Habercilik Yapılır?

Ustream – GP

Ustream, canlı yayın yapmanıza olanak sağlayan bir uygulama. Bir tuşla on binlerce kişiye ulaşmanın kısa yolu. Eğer kendiniz ansızın bir haberin içinde bulduysanız yapabileceğiniz en mantıklı şey Ustream ile canlı yayına başlamak. Hem ses, hem görüntü kaydı ve anlık paylaşım imkanı… Ve tüm bunları aynı zamanda kayıt altına alma şansı. Hepsi Ustream ile oldukça kolay ve ücretsiz.

Ustream’i daha önce Gezi Parkı olayları sırasında Politik Akademi için kullanmıştık. Canlı yayınlarımız binlerce kişiye ulaşmıştı:

Periscobe – GP

Ustream ile benzer özelliklere sahip bir uygulama. Son aylarda oldukça popüler olduğu için Ustream yerine tercih edebilirsiniz. Twitter entegrasyonu sayesinde takipçilerinizi yayınızdan haberdar da edebilirsiniz.

Youtube – GP

Dünyanın en popüler video paylaşım ağı Youtube ile çektiğiniz ham görüntüleri veya işlediğiniz içeriği paylaşma şansına sahip olabilirsiniz. Burada bir kanal oluşturup, ücretsiz olarak saatlerce videoyu abonelerinizle paylaşabilirsiniz.

SoundCloud – GP

Youtube’un ses versiyonu denilebilir. Kaydettiğiniz sesleri burada paylaşma şansı bulabilirsiniz. Röportaj kayıtlarınızı paylaşabileceğiniz gibi podcast yayını da yapabilirsiniz. (Podcast hakkında bilgi sahibi değilseniz, mutlaka göz atın: Radyo Bitiyor, Podcast Dönemi Başlıyor)

Ses Kaydedici

Çoğu akıllı telefonun kendi ses kayıt uygulaması var. Sizinkinin yok ise App Store veya Google Play’den ücretsiz bir tane edinin. Ben tüm röportajlarımı ses kayıt uygulaması ile yapıyorum. Ses kayıt cihazları öleli yıllar oluyor.

Evernote – GP

Hayatımı kolaylaştıran uygulama. Haberlerimi burada yazıp düzenleyebildiğim gibi, bunları iş arkadaşlarımla da paylaşabiliyorum. Ayrıca görev notları oluşturmak da özellikle dosya niteliğindeki haberlerin yapım sürecinde oldukça kolaylık sağlayabiliyor.

Evernote’un sesli not ve diğer özellikleri de gazetecilik faaliyetleri için iyi iş görebiliyor.

Google Drive – GP

Evernote gibi bulut depolama teknolojisini kullanan Google Drive; World, Excel gibi ofis uygulamlarına hemen her bilgisayardan ulaşmanızı sağlıyor. Evdeki bilgisayarınızdan da işteki bilgisayarınız veya cep telefonunuzdan da aynı dosyalara ulaşabiliyor, bunları düzeltme şansı buluyorsunuz. Ayrıca paylaşım özellikleri de oldukça gelişmiş.

Dropbox – GP

Bir diğer bulut depolama servisi de Drpobox. Özellikle çektiğiniz video ve fotoğrafları haber merkezine ulaştırmak için kullanabilirsiniz. Hızlı, güvenilir. Foto muhabirleri için hayat kurtarıcı bile olabilir.

Video: KRT’de Yeni Kitabımı Konuştuk

İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı kitabımın yayınlanmasının ardından Karadeniz Tv’de Çağlar Cilara’nın konuğu oldum. Haber Özel adlı programda kitaptan ve medyanın yeni halinden konuştuk. Daha fazlasını oku

Klasik Medya’nın Propaganda Aracı Olarak Kullanılması

Gazete, dergi, radyo ve en nihayetinde televizyon gibi araçların bir bütününden oluşan klasik medya, dünden bugüne siyasi tarihin baş aktörleri arasındaki yerini korumuştur. Öyle ki birçok kişi ve ideoloji bu araçların yardımıyla iktidarı ele geçirmiş ve yine bu araçlar sayesinde uzun yıllar iktidarda kalmayı başarmışlardır.

Klasik medya araçlarını kullanarak iktidara emin adımlarla yürüyen isimlerin başında Adolf Hitler sayılabilir. I. Dünya Savaşı’nda klasik medya araçları ile yapılan propagandaların yıkıcı etkilerini gören Hitler, bu gücü Almanya’da iktidarı ele geçirmekte ve II. Dünya Savaşı sürecinde uluslararası propaganda yapmakta en aktif şekilde kullanmıştır. Öyle ki Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Partisi, Alman medyasının neredeyse tamamını, tirajlar göz önüne alınırsa toplamda %96′sını kendi emelleri doğrultusunda kullanmış, yönlendirmiştir.

Klasik medya araçlarını kullanan tek lider Adolf Hitler de değildir. Siyasi tarihe bakacak olursak, dünyanın dört bir tarafında klasik medya araçlarının iktidarın egemenliği ya da kısmi etkisi altında olduğunu görmek mümkün olacaktır.

Dördüncü kuvvet nitelemesinde bulunulan (klasik) medyanın aslında başlı başına bir kuvvet olmadığını ortaya koymak gerekmektedir. Tarafsızlık iddiasıyla ortaya çıkan klasik medya anlayışı, ne yazık ki çoğu zaman tarafsızlık idelinin yanına bile yaklaşamamıştır. Gazete, dergi, radyo ve televizyon yayıncılığının yüksek sermaye gereksinimi, klasik medya yayınlarının sermayedarların egemenliğine girmesini kaçınılmaz kılmıştır. Söz konusu sermayedarlar, çoğu zaman iktidardan etkilenmiş, gönüllü ya da zorunlu olarak iktidar propagandası yapmak durumunda kalmışlardır.

Bugün Türkiye’de yaşanan süreç de açıkça göstermektedir ki klasik medya, tarafsız olamamakta ve çok ciddi boyutlarda iktidardan etkilenmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin veya çeşitli cemaatlerin medya üzerindeki hakimiyeti su götürmez bir gerçektir. Burada sorgulanması gereken konu söz konusu siyasal kesimlerin klasik medya araçları üzerinde nasıl bir baskı oluşturup oluşturmadığından ziyade klasik medya araçlarının bu baskıya neden karşı koyamadıklarıdır? Çünkü iktidardar değise bile klasik medya araçlarının iktidarlara karşı duruşları değişmemekte, adeta her iktidara, iktidarının gücü oranınca boyun eğilmektedir.

Mevcut klasik medya araçlarında bunca yüzyıl sonrasında bir değişim beklemek, en azından şimdilik hayalcilik olacaktır. Ne yazık ki klasik medya araçları daha uzun yıllar iktidarların temel propaganda ve meşruluk araçları olarak hayatlarını sürdürmeye devam edeceklerdir.

Fakat 21. yüzyılda, bilgisayar ve internetin gelişmesiyle birlikte yeni medya araçları doğmaya başlamıştır. Özellikle internet gazeteleri ve kişisel günlükler olarak tanımlayabileceğimiz bloglar, medya anlaşında önemli değişikliklere önayak olmuşlardır.

Yeni medya araçları, klasik medya araçlarının aksine hemen hemen hiçbir sermaye gereksinimi duymamakta ve bu oranda özgür ve iktidarlardan bağımsız yayınlar yapabilmektedir. Julian Assange imzalı Wikileaks bunun en güzel ve güncel örneğidir. Julian Assange önderdiğinde oluşturulan Wikileaks adlı internet haber sitesi dünden bugüne özgür ve bağımsız habercilik anlayışıyla birçok kez gündeme gelmiş ve hatta gündemi baştan sona değiştirmiştir. Yine dünyanın dört bir tarafındaki milyonlarca blog da yeni medya anlaşının bağımsızlığı ve özgürlüğü adına verilebilecek iyi bir örnektir.

İlerleyen zamanda Wikileaks benzeri ulusal ve uluslararası yeni medya araçları büyük bir hızla artmaya başlayacaktır. Blogların hızına ise bugün bile erişmek mümkün görünmemektedir.

Meyda bunca yüzyıllık serüveninde belki de ilk defa iktidarlardan bu kadar bağımsız ve özgür olabilmiştir. Yeni medya araçları, sadece medyayı dönüştürmekle kalmamış medya ve iktidar ilişkilerini de ciddi anlamda değiştirmeye başlamıştır. Şüphesiz ki bu değişim öncelikle demokrasinin ve toplumların yararına olacaktır.