Arşiv 2012/12/21

eFIRTINA Bursa’yı Ekisi Altına Aldı

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği (İGBD) İnternet Gazeteciliği Atölyesi’nin ardından Bursalıların karşısına şimdi de eFIRTINA‘yla çıktı. Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) ile birlikte düzenlenen etkinlikte internet teknolojileri, sosyal medya ve benzeri konularda beyin fırtınası yapılacak, yeni proje ve fikirler havada uçuşacak…

eFIRTINA Nedir?

Her Perşembe günü saat 18.30 ila 21.00 arasında Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen etkinlikte alanında uzman isimler Bursalılarla buluşup internet teknolojileri, sosyal medya ve benzeri mecraların sunduğu imkânları anlatacak, gelen soruları yanıtlayacak ve en önemlisi proje fikirlerini paylaşacak.

İlk eFIRTINA’da Google’ın Yeni Politikaları ve Android Masaya Yatırıldı

20 Aralık 2012 Perşembe günü Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen ilk eFIRTINA’ya iki uzman isim konuk oldu. İGBD Yönetim Kurulu Başkanı Levent Özen, Google’ın yaptığı son düzenlemeleri, Mehmet Emin Ertemür ise hayatımızda büyük yer eden Android’i anlattı.

eFIRTINA’nın ilk oturumunda konuşan Levent Özen, Google’da PR’nın artık neden önemi kalmadığını ve web sitelerinin artık hangi kriterlere göre sıralanacağını detaylı bir şekilde anlattı. Zenginleştirilmiş metin üzerinde duran Özen, küçük oynamalarla web sitelerine ya da bloglara nasıl daha fazla ziyaretçi çekilebileceğini uygulayarak gösterdi.

Andorid konusunda Türkiye’nin en yetkin kullanıcıları arasında sayılan Mehmet Emin Ertemür ise “dipsiz bir kuyu dediği Android’te neler yapılabileceğini ve en ilginç uygulamaları anlattı.

eFIRTINA’ya Sizi De Bekliyoruz

Yeni bilgi ve fikirlerin havada uçuştuğu eFIRTINA ilk haftadan Bursa’yı etkisi altına almayı başardı. Bu sürece seyirici kalmak istemiyorsanız sizi de eFIRTINA’ya bekliyoruz!

Etkinlik ücretsiz ve herkese açık olup sadece geliş öncesinde İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği’ni aramanız ya da elektronik posta atmanızı istiyoruz.

27 Aralık 2012 Perşembe günü yapılacak ikinci eFIRTINA’nın konusu “Mobil Uygulama Geliştirme” olarak belirlendi. Eğer bu konuda söyleyecek sözünüz ya da merak ettikleriniz varsa sizi de aramızda görmekten mutluluk duyarız. Detaylı bilgiyi İGBD web sitesinden, Facebook sayfasından ya da Twitter hesabından alabilirsiniz. Olmadı, bana bir elektronik posta atmanız da yeterli.

Tüm Günü Kütüphanede Geçirmek…

Saat 21.20. Öğle saatlerinde girdiğim kütüphanedeyim hala, çalışıyorum. Pazartesi üç ayrı sunum yapacağım. Prof. Dr. İbrahim Canbolat’tan aldığım Soğuk Savaş Sonrasında Türk Dış Politikası adlı ders için “Soğuk Savaş Sonrası Türkiye’nin AB ile İlişkileri” konulu bir sunumum var.

Ardından Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Topluluğu’nun düzenlediği “Uluslararsı İlişkiler Kongresi”ne katılacağım. Burada da “Arap Baharı’nda Medya ve Dezenformasyon” başlıklı bir sunum yapacağım. Dış Haberler editörü olarak yakından izlediğim süreci üniversiteli arkdaşlarıma anlatacağım. Buradaki oturumun başkanlığını değerli hocam Prof. Dr. Kamuran Reçber yapacak. Kamuran Hoca’nın oturum başkanı olduğu bir kongrede sunum yapmak heyecanlandırıyor beni. Umarım hata yapmam 🙂

Son sunumumu da akşam saatlerinde Prof. Dr. Tayyar Arı’dan aldığım Karşılaştırmalı Uluslararsı İlişkiler Teorileri dersinde yapacağım. Buradaki sunum konum da “Liberalizm’e Ekonomik ve Siyasal Özgürlük Kavramları” olacak.

Şu an için her üç sunum da son haline geldi sayılır ancak yine de eksiklerim var. Dilerim saat 24’e kadar, yani kütüphane kapanmadan her üçünü de bitiririm.

Bu arada profesyonel iş hayatına ara verip, öğrencilik hayatına geri dönmek “paha biçilemez”. Uyukusuz geçecek gecelere ve yoğun çalışma temposuna rağmen öylesine mutluyum ki…

Yeni Bir Yıl… Yeni Başlangıçlar…

Geçtiğimiz haftalarda, yeni yıla girmeden radikal kararlar alabilirim diye yazmıştım. Öyle de oldu. 19 Mayıs 2011’den bu yana çalıştığım Olay TV’den kendi isteğimle ayrıldım, yani istifa ettim.

Olay TV’de geçirdiğim bir buçuk yıllık süreçte güzel günler yaşadım, çok şey öğrendim. Çok iyi insanlar tanıdım, yeni dostluklar kurdum. Tüm bunları ömrümün geri kalanında unutabileceğimi sanmıyorum.

Ancak yeni bir başlangıç yapmamın vakti de gelmişti. Tebdili mekânda ferahlık vardır diyerek, yeni bir yolculuğa çıkma kararı aldım. Şu anda bu yazıyı üniversite kütüphanesinden yazıyorum. Tahmin edeceğiniz gibi artık akademik kariyerime yoğunlaşacağım.

2007’de üniversiteye ilk başladığımda üç hedefim vardı. Bunlar: dünyanın önde gelen sosyal bilimcilerinden bir tanesi olmak,  iyi bir gazeteci ve hatta başarılı bir yazar olmaktı. Yaşım ilerledikçe bu üç hedefe birden ulaşmanın üniversite birinci sınıfta görüldüğü kadar kolay olmadığını anladım. Ancak mücadeleyi de bırakmak niyetinde değilim.

Uludağ Üniversitesi Uluslararsı İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi’nde Medya İletişim öğrenimi görmem ve Olay TV’de edindiğim gazetecilik deneyimi beni “iyi bir gazeteci olmak” hedefime yaklaştırdı.

Şimdi ise “iyi bir sosyal bilimci olmak” için akademik kariyerime yoğunlaşma zamanım geldi. Medyadan ve gazetecilikten çok kopmadan akademik kariyer basamaklarını adım adım tırmanmak için Uludağ Üniversitesi’ne, üniversiteme geri döndüm.

Anlayacağımız, benim için yeni bir süreç, hatta yeni bir hayat başlıyor… Dilerim pişman olmam.

İnternet Gazeteciliği Atölyesi Kaldığı Yerden Devam Edecek

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği (İGBD) olarak İnternet Gazeteciliği Atölyesi‘ne yeniden başlama kararı aldık. Dün Yönetim Kurulu Başkanımız Levent Özen ve Halkla İlişkiler Sormumlumuz Elif Akın‘la yaptığımız toplantı sonrasında tarihleri de kesinleştirdik. 2013 Ocak’ta atölyemiz başlıyor.

Şu an yoğun olarak eğitim programını düzenlemek için çalışıyoruz. Tarih ve programları kısa süre sonra İGBD web sitesinde yayınlayacağız. Takip edin derim.

2013’e Az Bir Süre Kala Radikal Kararlar Almak Üzerine

Yeni bir yıla girmemize şunun şurasında bir aydan az süre kaldı. 2013, artık ben geliyorum diyor.

Yeni yıl yaklaşırken ben de 2012’de yaptıklarımı, yapamadıklarımı gözden geçiriyorum. Tabiri caizse, her yıl sonunda olduğu gibi geride kalan 365 günün bilançosunu çıkartıyorum.

Şimdi düşününce 2012’nin benim için güzel bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Uluslararsı İlişkiler ile Medya ve İletişim öğrenimi sonrasında başladığım gazetecilik serüvenim yolunda görünüyor. Ulusal yayın yapan bir televizyonun dış haber editörlüğünü yapıyorum. Geride kalan bir yıla bakınca, bu işte artık daha iyi olduğumu görebiliyorum. Yani mesleki açıdan iyi bir yıl oldu 2012.

Öte yandan 2012’de Dünya Hali adlı bir televizyon programım oldu. Olay TV ekranlarında uzman konuklarla dünyada  yaşanan son gelişmeleri ele aldık. Geçen zaman, programda dile getirdiğimiz öngörülerin doğru olduğunu gösterdi. Üzülerek de olsa biz haklı çıktık.

2012’de unutamayacağım mutluluklardan birisi de “İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı” adlı kitabım için sözleşme imzalamak oldu. Kitabımı basmak isteyen Sistem Yayıncılık’la 2013’de basım yapılması için anlaştık. Büyük bir aksilik çıkmazsa 2013’de Okan Yüksel imzalı bir kitap tüm kitapçılarda yerini alacak.

İlk olarak 2005 yılında yazdığım bir yazı için ödül almıştım. 2011’e kadar buna beş ödül daha ekledim ve 2012 de ödül kazandığım bir yıl oldu.  NTV sponsorluğunda düzenlenen Turkcell Blog Öldülleri’nde Politik Akademi’yi Türkiye’nin en iyi ikinci haber gündem blogu yaptık. Tabii burada ödülü Politik Akademi koordinatörü olan arkadaşlarımla birlikte aldım.

Ayrıca öğrenim hayatımda da iyi gelişmeler oldu. ALES, dil sınavı ve mülakatların ardından Uludağ Üniversitesi Uluslararsı İlişkiler bölümünde yüksek lisansa başladım. Amacım Medya ve Uluslararsı İlişkileri de içine alacak bir tez yazmak ve belki de bunu kitap olarak yayınlamak.

Yüksek lisans hayatımda çok şeyi değiştirdi. Örneğin şu an Erasmus’la Avrupa’daki bir üniversiteye gidip öğrenimimi orada sürdürme şansım var. 2013 bu noktada önemli olacak benim için. Aklımın bir köşesinde radikal bir karar alıp, işimden istifa etmek ve Avrupa’ya gitmek gibi bir düşünce var. Bu noktada önerilerinize ihtiyacım var, eğer bu kararı alamazsam pişman olur muyum? Ne dersiniz?

İstiklal Caddesi ve Sokak Çalgıcıları

Bayram izni sadece 3 günle sınırlı olunca Adana’ya ailemin yanına gidemedim. Ben de alternatif bayram programı yaparak İstanbul’a günübirlik bir gezi yapmaya karar verdim.

Karaköy’de kahvaltıyla başlayıp Nevizade’de güzel bir akşam yemeğiyle biten geziden aklımda kalan en önemli şeylerden birisi İstiklal Caddesi’ndeki sokak çalgıcıları oldu. İstiklal’de üç ayrı grubun performansını dinleme şansım oldu.

Kısaca kayıt aldığım bir diğer grupsa çok daha sakin bir müzik yapıyordu.


Son olaraksa tek bir sanatçının performansını dinledim ve yine kısaca kayıt aldım.

Sokak sanatcılarının performanslarıyla İstiklal Caddesi’ne renk kattıklarını, değer kazandırdıklarını düşünüyorum.

Ayrıca CD’ye kaydettikleri albümlerini satışa çıkartmaları da oldukça iyi. Albümlerin fiyatları 5 ila 15 lira arasında değişiyor. Bu albümler alternatif müzik arayışı olanlar için eşsiz bir fırsat.