AA Haber Akademisi’nde bir dönem daha bitti

Anadolu Ajansı Haber Akademisi‘nde bir eğitim döneminin daha sonuna geldik. 4 aylık “Ajans Muhabirliği” eğitiminin ders aşaması sona erdi. Bu süreçte ben de “Yeni Medya Uygulamaları” ve “Sosyal Medya Uygulamaları” derslerini verdim.

Eğitimlerin benim adıma en güzel tarafı yeni insanlar tanımak oldu. Ayrıca ‘öğretme’nin en güzel yanlarından birisini de tekrar yaşama şansına eriştim: öğretmeye çalışırken ben de öğrendim. Özellikle yeni medya gibi hızla gelişen, değişen bir alanda ders verdiğim için okumalarımı arttırmak, alandaki en güncel bilgilere ulaşmak durumunda kaldım. Bu da eğitimlerin bana önemli bir katkısı oldu. (Mesela ‘haberin oyunlaştırılması’nı bu çalışmalar sırasında düşündüm: Haberi oyunlaştırmak mümkün)

Dünden bugüne teknoloji ve medya 

Yeni Medya Uygulamaları ve Sosyal Medya Uygulamaları derslerinde öncelikle bilgisayar ve internetin gelişimi ile bunların medyanın değişim ve sosyalleşmesine katkısı üzerinde durduk. (Bu çoğu yeni medya ve sosyal medya eğitiminde atlanılan önemli bir konu.)

Medyanın değişim ve sosyalleşmesi üzerinde okumalar yapmanın yanı sıra bunları bolca da tartıştık. Öğrencilerin büyük bölümü ile medya değişirken medya çalışanlarının, gazetecilerin de değişmek, yeni meziyetler kazanmak zorunda olduğu konusunda mutabakata vardık.

İnternet üzerinden eğitim

Ders konularımız yeni ve sosyal medya olunca internet ve yeni medya mecralarının sunduğu imkanlardan da yararlandık. Dersler hakkındaki not ve paylaşımların büyük bölümünü Facebook grupları aracılığıyla yaptık. Öte yandan tüm sosyal medya mecralarını deneyimleme şansımız oldu. Örneğin bir dersimizde Periscope kullandık, dersi konferans salonunun dışına taşıdık. Twitter’dan soru bile aldık.

Ayrıca öğrenciler tüm ödevlerini (örneğin blog açmak gibi) internette yaptı. Ödev teslimleri de internet üzerinden yapıldı.

Teorinin yanı sıra pratik

Teorik derslerin yanı sıra işin pratiği üzerinde de çalıştık. Akademi öğrencileri açtıkları bloglar ve sosyal medya hesaplarıyla derslerde işlenen konuları deneyimleme şansına sahip oldu. Öğrencilerle atölye çalışması yaparak Anadolu Ajansı için sosyal medyada paylaşılmak üzere içerik oluşturduk. Bu içerikleri planlayarak, nasıl sonuçlar aldığımızı görme şansımız da oldu.

“Ajans Muhabirliği” programı çerçevesinde tamamladığımı Yeni Medya Uygulamaları ve Sosyal Medya Uygulamaları dersleri benim adıma oldukça keyifli, yararlı geçti. Umarım öğrencilerim için de en az benim kadar keyifli ve öğretici olmuştur.

AA Haber Akademisi hakkında
AA Haber Akademisi medyada yaşanan değişime, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye yönelik uygulamalı ve sistematik eğitimler vermekte. Akademinin amacı, medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen kişilerin gazetecilik alanındaki analitik düşünme, sorun çözme, etkili iletişim kurabilme, haber yazım teknikleri, görüntü ve fotoğraf çekimi bilgi ve becerilerine sahip olmasını sağlamak. Bu anlayışla medya alanında faaliyet gösteren ve gazetecilik eğitimi veren ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunarak bu alanda meydana gelen tüm yeni oluşumlardan da faydalanmaktadır.

Yeni Medya Uygulamaları Eğitimi

Anadolu Ajansı Haber Akademisi‘nin düzenlediği Yeni Nesil Habercilik Eğitimi geçtiğimiz hafta başladı. Uzun mülakat sürecinin ardından Akademi’nin kabul ettiği öğrenciler AA Genel Müdürlüğü’de eğitime başladı. Yoğun eğitim programı içerisinde ben de katılımcılara Yeni Medya Uygulamaları dersi verdim.

Derste bilgisayar ve internetin gelişimi, teknoloji ve medyanın sosyalleşmesi, sektörde önümüzdeki dönemde neler olabileceği konuları üzerinde durdum.

Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda, yaklaşık 50 katılımcı ile öğretici, keyifli bir eğitim geçirdim. Katılımcıların profesyonel gazeteci (ya da adayı) olmaları, konular üzerinde karşılıklı bir tartışma ortamı, güzel bir sinerji de yarattı.

İşin teorisinin ardından pratik üzerinde de durduk. Twitter’de TT listesine giremesek de güzel bir etiket çalışması yaptık. Instagram’da selfiemizi paylaşırken, eğitimin bir bölümünü Periscope’ta yayınlayarak, bu mecradan da sosyal medyaya dair sorular aldık.

Anadolu Ajansı’ndaki her eğitimde olduğu gibi katılımcılardan #AASosyalMedya etiketini kullanarak görüşlerini paylaşmalarını istedim. Oldukça güzel tepkiler geldi.

 

AA Haber Akademisi hakkında
AA Haber Akademisi medyada yaşanan değişime, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye yönelik uygulamalı ve sistematik eğitimler vermekte. Akademinin amacı, medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen kişilerin gazetecilik alanındaki analitik düşünme, sorun çözme, etkili iletişim kurabilme, haber yazım teknikleri, görüntü ve fotoğraf çekimi bilgi ve becerilerine sahip olmasını sağlamak. Bu anlayışla medya alanında faaliyet gösteren ve gazetecilik eğitimi veren ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunarak bu alanda meydana gelen tüm yeni oluşumlardan da faydalanmaktadır.

AA & YEE sosyal medya eğitimi

Anadolu Ajansı (AA) Haber Akademisi bünyesinde, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) çalışanlarına yönelik düzenlenen kurumsal habercilik eğitimi 3 günün ardından tamamlandı. Eğitim programı çerçevesinde ben de 3 saat sosyal medya eğitimi verdim.

eğitim 2İlk kez profesyonel gazeteciler ve üniversite öğrencilerinin dışında bir gruba sosyal medyayı anlattım. Bu durum öncesinde beni kaygılandırsa da Yunus Emre Enstitüsü çalışanlarının konu hakkındaki bilgi ve ilgileri dolu dolu 3 saat geçirmemize neden oldu. Deneyimlerimi paylaştım, onların deneyimlerini öğrendim.

Sunumumda bilgisayar ve internetin gelişimi, teknoloji ve medyanın sosyalleşmesi, sektörde önümüzdeki dönemde neler olabileceği konuları üzerinde durdum.

Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda, Yunus Emre Enstitüsü’nden 25 katılımcı ile öğretici, keyifli bir 3 saat geçirdim. Öyle ki 3 saatlik eğitim boyunca ara vermeyi bile unuttuk.

Deneyimlerimizi Twitter’da #AASosyalMedya etiketiyle paylaştık.

Eğitimi de ‘özçekim’ yaparak tamamladık.

AA Haber Akademisi hakkında
AA Haber Akademisi medyada yaşanan değişime, sosyal medyadaki gelişmelere, teknoloji kullanımını etkinleştirmeye yönelik uygulamalı ve sistematik eğitimler vermekte. Akademinin amacı, medya sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen kişilerin gazetecilik alanındaki analitik düşünme, sorun çözme, etkili iletişim kurabilme, haber yazım teknikleri, görüntü ve fotoğraf çekimi bilgi ve becerilerine sahip olmasını sağlamak. Bu anlayışla medya alanında faaliyet gösteren ve gazetecilik eğitimi veren ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunarak bu alanda meydana gelen tüm yeni oluşumlardan da faydalanmaktadır.

Google’ı reddetti, Facebook’ta çalışacak

Anadolu Ajansı’ndaki ilk haberime imza attım. Haberimin konusu dünyanın iki teknoloji devi Google ve Facebook’tan iş teklifi alan bir genç: Rıza Selçuk Saydam. Rıza Selçuk Saydam’la neden Google’ı reddettiğini, Facebook’un ona sunduğu imkanları, gençlerin nasıl kariyer planı yapması gerektiğini konuştuk.

Rıza Selçuk Saydam’ı yakından tanımak benim için keyifli ve öğretici oldu.

Bir bölümüne aa.com.tr‘den ulaşabileceğiniz haber şöyle:

Rıza Selçuk Saydam üniversiteden henüz mezun oldu. Yaptığı çalışmaları gören Google ve Facebook, Saydam’a iş teklif etti. Google’ı reddeden Rıza, Ekim ayında Facebook’ta işbaşı yapacak.

AA muhabirine konuşan Rıza Selçuk Saydam, “Son bir senemdeki amacımdı Silikon Vadisi’ne gitmek. ‘Nasıl bunun yolunu bulurum’ diyordum. En büyüğü hedefleyerek Google’dan teklif almak için çalışmaya başladım” dedi. Online bir portföy hazırladığını belirten Saydam, web sitesinde kendisini ve yaptığı işleri tanıttığını, bunun da sadece Google’ın değil Facebook’un da ilgisini çektiğini belirtiyor.

DSC_0022Google’ın teklifini reddetti

Google ve Facebook arasında tercih yapmak zorunda kalan Saydam, Google’ın tüm mülakat süreçlerini başarıyla tamamlamasına rağmen gelen çalışma teklifini reddetti.

Gençlerin hayallerini süsleyen teklifi reddetmesini Google’da daha fazla gelişemeyebilirdim diyerek açıklıyor: “Google’dan gelen teklif ilk bakışta mükemmeldi ama teknoloji geliştikçe ben nasıl gelişeceğim, kendimi nasıl ilerleteceğim sorularına tam yanıt bulamadım. Biraz zorladım da onları aslında. En sonunda ‘Sana özel bütçe vereceğiz, dilediğin kursa gidebilirsin’ dediler. Facebook ise tersten bakıyor. Onların bana ilk dediği, ‘Biz senin iyi olduğunu görüyoruz ve daha iyi olmanı istiyoruz’du. Öğrenme sözü verdiler bana ve bence en değerlisi bu.”

Zorlu mülakatlar 4 ay sürdü

Saydam, Facebook ve Google’da 4 ay süren zorlu mülakatları başarıyla geçiyor. Online mülakatların ardından ABD’ye davet ediliyor. Burada da bir gün süren yüz yüze mülakatı başarılı bir şekilde tamamlıyor.

Mülakat sürecini ”Sabah konferans salonuna girip, bu güne kadar yaptığın işleri, amaçlarını, sonuçlarını ve Facebook’a ne katacağını anlatacağın bir sunum istiyorlar. 10 yetkili isim sizi 50 dakika boyunca dinleyip, harıl harıl not alıyorlar. Sonrasında o 10 kişiyle tek tek mülakata giriyorsunuz” diye anlatıyor.

Google ve Facebook’un mülakat soruları

Saydam, Google ve Facebook’un zorlu mülakat süreçleri hakkında yazılan kitap ve makalelerin pek çoğunun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. “Mesela bir otobüse kaç pinpon topu sığar diye sorulduğu iddia ediliyor. Bunlar gerçek değil. Hatta bu tür sorular yasaklanmış durumda. Böyle bir soru sorarlarsa, sen de onlara sormalısın, ‘Neden bir otobüse pinpon topu doldurmak istiyorsun? Benim işim bu mu olacak?’ diye” diyor.

Daha mantıklı sorular sorulduğunu söyleyen Saydam “Mesela sürücüsüz arabanın içini nasıl tasarlayabileceğimi sordular. Başka bir görüşmede ise “Bin katlı bir binaya asansör sistemini nasıl kurabilirsin?” dediler. Normal şartlarda 1000 buton yerleştiremezsin. Bunu nasıl geliştirebileceğini düşünmen gerekli. Senden olayı, sorunu algılamanı bekliyorlar. Algıladıktan sonra da olası alternatifleri sunabilmeni istiyorlar” dedi.

Mark Zuckerberg’le aynı ortamda çalışacak

“Sanırım mülakatlarda beni sevdiler ve ben de biraz nazımı geçirebildim, neredeyse Facebook ofisinin tamamını gezdim” diyen Saydam’a çalışma ortamındaki farklılıkları sorduk.

“Farklılar. Mesela bizde unvan büyüdükçe masa büyüyor, Facebook’ta öyle değil, hatta duvarlar yok. Bir cafede insanlar nasıl oturuyorsa Facebook’ta da öyle oturuyorlar. Mesela garip geldi, Mark Zuckerberg’le aynı ortamda çalışacağım. Bir şey olduğu zaman gidip omuzuna dokunabileceğim. Yani öyle bir açık ortamda çalışılıyor. Bir gizlileri yok. Kapalı kapıları yok. Toplantı odaları da olabildiğince şeffaf”

Silikon Vadisi’nde bir marangozluk atölyesi

Saydam, çalışma ortamındaki sosyal alanların da göz ardı edilmediğini belirtiyor. “Ayrıca bir de kasaba gibi bir bölge var. Birçok restoran, mağaza yer alıyor. Buradaki yerler bedava. Ben de umarım fazla kilo almam diyorum” diyor ve gülüyor.

Facebook’un “analog” diye adlandırılan bölümünden bahsediyor: “Orada teknolojiden uzak işler yapabiliyorsunuz. Mesela marangozluk atölyesi var. Burada çalışanlar kitaplık, masa yapabiliyor. Kendi yaptığınız ürünleri evinize de götürebiliyorsunuz”

RSS (8)Facebook’a Türk tasarımcı

Rıza Selçuk Saydam, Facebook’ta tasarımcı olarak çalışacak. Ayrıca Whatsapp veya Instagram gibi Facebook’a ait diğer şirketlerde de çalışma imkanı bulacak.

Saydam, tasarımcıların Facebook’taki önemini “Facebook’ta tasarımcılar, yazılımcıdan daha az ve süreçte daha aktifler. Burada ürünün stratejisinden, tasarımından sorumlusunuz” diye açıklıyor. Yeni çıkacak ürünleri tasarlayabileceğini veya mevcut ürünleri nasıl daha iyi hale getirebilirim diye çalışabileceğini belirtiyor.

Rıza, Google ve Facebook’tan iş teklifi almasını “Benim farkım üç farklı branşı bir araya getirebilmemde: Matematik, tasarım ve yazılım” diye açıklıyor. “Olayın matematiğine ilgisi olanlar çok şanslı olabilir. Her şey metrikler ve veriler üzerine dönüyor. Çünkü matematik bir doğru ve yanlış bilimi. “Belki”ye yer yok. Facebook da bunu istiyor. “Belki”lere yer vermiyor. Çünkü bir iki kez yanlış yaparsa Facebook da yok olabilir” diyor.

Türkiye’den kimse Facebook’a başvurmuyor

Saydam, Türkiye’deki “Dünyanın en iyisi olayım da Facebook’ta çalışayım” algısının yanlış olduğunu belirtiyor. “Hayır, bu böyle değil” diyor ve Türkiye’den kimsenin Facebook’a başvurmadığını söylüyor.

Gençlere olumsuz düşünmektense başvuru yapmalarını ve ilgili kişilere ulaşmaya çalışmalarını öneren Saydam’a göre “Ne kadar çok kişi başvurursa, o kadar çok Türkiye’den insan Silikon Vadisi’nde çalışabilir.”

Hedefi Türkiye’ye geri dönmek

Gelecekteki hayalini sorduğumuz Saydam, “Facebook’ta öğrendiğim bilgileri kendi girişimimde değerlendirmek. Umarım bu Türkiye’de olur. İnsan ülkeden giderken ‘Acaba ülkeme ihanet mi ediyorum?’ diye de düşünmeden edemiyor elbette ama bilgiyi de gidip yerinde edinmek gerekiyor. Sonra ülkene bu bilgi ile dönebilesin” diyor.

Geleceği planlar mı yoksa şans mı belirler?

Hayatlarımız akıp gidiyor. Çocukluğumuz okula başlamakla, gençliğimiz üniversiteyi bitirmekle sona eriyor. Sonra iş hayatı başlıyor ve hayatlarımız farklı şekillerde devam ediyor…

Peki, biz bu süreçte ne kadar etkili olabiliyoruz? Geleceğimize, hayatımıza planlarımız mı, yoksa şans mı daha fazla etki ediyor? Daha fazlasını oku

Gazeteci Olmak İsteyen Öğrencilere Tavsiyeler

Türkiye’de çok sayıda iletişim fakültesi olsa da gazetecilik yapılabilecek az sayıda iyi kurum var. Bu nedenle iletişim fakültesinde (ve aslında gazeteci olmak isteyen öğrencilerin okudukları diğer pek çok fakültede) öğrencilerin doğru bir kariyer planı yapmaları ve henüz öğrenci iken sektöre iyi bir kurumda girmenin bir yolunu bulmaları gerekiyor.

Bu makalede, kendi deneyimlerimden yola çıkarak, üniversitede okuyan öğrencilerin başarılı bir kariyere sahip olmaları için yol göstermek istiyorum.

Derslerinizi önemseyin

Dersleriniz hayatınızdaki en önemli konu olmamasına rağmen yine de önemsenmesi, mümkün olduğu kadar yararlanmanız gereken şeyler. Derslerinizden olabildiğince fazla şey öğrenmeye çalışın. Neyin ne olduğunu en azından teorik olarak öğrenmeye bakın. O bilgiler bir şekilde meslek hayatınızda karşınıza çıkacak, bu gerçeği göz önünde bulundurun.

Mutlaka staj yapın

Elbette işin teorisini çok iyi biliyor olmanız sizi iyi bir gazeteci yapmaz. En fazla iyi bir akademisyen olabilirsiniz. İşin pratiğini görmek için staj yapmanız gerekiyor. Zorunlu olsun veya olmasın, mutlaka iyi bir kurumda staj yapmaya çalışın. Burada işin pratiğini görme, sektörü tanıma şansınız olacaktır.

Staj yapmanın en önemli faydalarından birisi de kendinizi tanıtabilecek olmanızdır. Staj sürecinde kendinizi kanıtlamaya çalışın ve çalıştığınız kurumdaki insanları etkileyin. Böylelikle yarın o kuruma iş başvurusu yaptığınızda rakiplerinizden çok daha şanslı bir konum sahibi olursunuz.

Sosyal medyayı iyi kullanın

Gazeteci olmak isteyip sosyal medyada olmamak büyük hata! Mutlaka Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube gibi sosyal ağlarda olun. Bu sosyal ağları iyi kullanarak profesyonel gazetecilerin dikkatini çekmeye çalışın.

Çalışmalarınızı, işlerinizi, projelerinizi sosyal medya hesaplarınızdan duyurun. Sosyal medyada mümkün olduğu kadar fazla kişiye ulaşmaya, takipçi toplamaya bakın. Bunun için size yardımcı olacak iki makale: Twitter’da Takipçi Arttırma Yöntemleri ve Instagram’da Takipçi Arttırma Yöntemleri

Öğrenci iken yazmaya başlayın

Blog yazmak size sandığınızdan çok daha fazla kapı açabilir. Medyada kariyer yapmayı düşünüyorsanız mutlaka bir blog açın. Çalışmak istediğiniz sektöre dair bir blog tutmak sizin bilgi birikiminizi ortaya koyduğu ve ne kadar çalışkan olduğunuzu gösterdiği için önemli.

Gündemi takip edin

Gazeteci olacaksanız gündemi yakından takip etmeniz gerekiyor. Gündemi mutlaka takip edin. Bunun için günde en az bir gazete okumanızı öneririm. Hatta her gün farklı bir gazete almanız çok daha yararlı olabilir. Ayrıca internetin sunduğu nimetlerden de yararlanın. Gündemi takip etmek için online kaynaklara da başvurun. Yabancı siteler ile dünya gündemine de ulaşabilirsiniz.

Özel olarak medya sektörünün gündemini de takip edin. Medyada ne olup bitiyor, nasıl gelişmeler yaşanıyor bunları Medya Akademi, Medya Tava gibi haber sitelerinden düzenli olarak izleyin.

Yeni medya gündemini takip edin

Türkiye, dünya ve medya gündemini takip etmek de yeterli değil. Medyanın önemli bir değişim, dönüşüm yaşadığı süreçte “yeni medya” olarak tanımladığımız alanda yaşanan gelişmeleri de takip etmelisiniz. Bunun için de Türkiye’de yayın yapan Medya Akademi ve sosyalmedya.co gibi siteleri izleyebilirsiniz.

Yabancı dil öğrenin

Yabancı dil, medya sektöründe aranan önemlikler arasındaki yerini aldı. Mutalak yabancı dil öğrenmeye çalışın. Yabancı dil bilmek sektörde farklılaşmanıza ve öne geçmenize olanak sağlar. Yabancı dil öğrenmek için kurslara gidebileceğiniz gibi online kaynaklardan da faydalanabilirsiniz. Bu konuda size iki önemli makale öneriyoruz: İngilizce Öğrenmek İçin 5 Online Kaynak & Elektronik Kitap Okuyarak İngilizce Öğrenin

Video: KRT’de Yeni Kitabımı Konuştuk

İnternet Gazeteciliği ve Blog Yazarlığı kitabımın yayınlanmasının ardından Karadeniz Tv’de Çağlar Cilara’nın konuğu oldum. Haber Özel adlı programda kitaptan ve medyanın yeni halinden konuştuk. Daha fazlasını oku